10. Hukuk Dairesi 2024/163 E. , 2024/1050 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/742 E., 2023/970 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/98 E., 2020/59 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde 22.05.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında mobilya montaj görevlisi olarak çalıştığı, davacının bahsedile tarihler aralığında davalı işyerinde aralıksız ve kesintisiz çalışmış olsa da davalı işverenin ara ara davacının sigorta kaydında işten giriş ve çıkışlar göstererek kesintilere sebep olduğu, davacının bu konudaki mağduriyetinin tartışmasız olduğu, dilekçeleri ekinde sundukları ürün teslim formundan da anlaşılacağı üzere davacının sigorta kayıtlarında işyeri tarafından işten çıkışı gösterilmişse de bu formda halen davalı işyeri adına çalışan olduğunun, ürünleri teslim ettiğinin ve montajını da yaptığının görüleceği, aktif olarak çalışanı olduğu davalı işyerinin o tarihte davacıyı sigortalı göstermeyerek haklarından mahrum bırakılmasına sebep olduğu iddiasıyla davacının primleri yatırılmayan 22.05.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında da davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davalarının yasal dayanağının mülga 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 maddesi olduğu, konuya ilişkin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin emsal kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiğinden işverenin kabulünün tek başına hukuki sonuç doğurmayacağı, bu davaların mülga 506 sayılı Kanun'un 79/8 maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğu, bu nedenle yapılacak araştırma sonucu saptanan hizmetin geçtiği yılın sonundan itibaren dava tarihine kadar 5 yıl geçmiş ise, davanın hak düşürücü süre yönünden de reddini talep ettikleri, davacıya ait Kurum kayıtları incelendiğinde davacının davalıya ait 1047037 sicil sayılı işyerinde 19.06.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında çalıştığı, çalıştığı günlerin davalı firmaca düzenli olarak Kuruma bildirdiği, Kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğu, bu iddianın tanık beyanı ile ispatının mümkün olmadığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde çalışmaya başladığı tarihin 22.05.2017 tarihi olmadığı, davacının çalışma sürelerinin 19.06.2017 - 31.12.2017 ve 02.02.2018 - 05.02.2018 tarihleri arasında olduğu, davacının çalışmış olduğu bu süreler boyunca "mobilya ve dekorasyon montaj işçisi" olarak çalıştığı, davalı tarafından davacının SGK primlerinin düzenli olarak yatırıldığı, davalının işyerinin yaptığı iş gözönüne alındığında satış yoğunluğunun ne zaman olacağını kestirmenin mümkün olmadığı, davacının ürün teslim formunda görülen tarihte iş yoğunluğu sebebiyle sadece bir teslimat için yardıma çağrıldığı ve yevmiyesinin verildiği, bu tarih dışında 02.02.2018 tarihine kadar işyerine iş için çağrılmadığı, bu hususun tanık beyanlarıyla ispat olunacağı, davalının işyerinden artan iş yoğunluğu neticesinde 02.02.2018 tarihinde davacının yeniden işe alındığı ve resmi bir şekilde işe giriş bildirgeleri ile SGK ya gerekli yasal bildirimin yapıldığı, ancak 05.02.2018 tarihinde davacının davalı işyerinden istifa ederek iş akdini sona erdirdiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davacının davalıya ait işyerinde 22.05.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığının iddia edildiği, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde davacının davalıya ait 1047037 sicil sayılı işyerinde 19.06.2017 - 31.12.2017 ile 02.02.2018 - 05.02.2018 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, davacının 19.06.2017 ve 02.02.2018 tarihlerinde davalıya ait .....sicil sayılı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin elektronik ortamda verilmiş olduğu, işyerinin 15.02.2007 tarihinde Kanun kapsamına alındığı, tespiti talep edilen dönemde yasa kapsamında olan bir işyerinin var olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem yönünden ve ayrıca davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin verilmiş olması nedeniyle hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, davacı tarafından her ne kadar davalıya ait işyerinde 22.05.2017 tarihinde işe başladığı iddia edilmiş ise de davacının 23.05.2017 tarihinde dava dışı ... Day. Tük. Mal. Pazar. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinden işten ayrıldığı, bu nedenle davacının bu tarihte işe başlamasının mümkün olmadığı, kamu tanığı ...'nun davacının dava dışı ..... Day. Tük. Mal. Pazar. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinden işten ayrıldıktan 1 hafta sonra davalıya ait işyerinde işe başladığı beyanı, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ürün teslim formu ve kamu tanığı ...'un işyerinde ortak sayısının bire düşmesi nedeniyle kendisi dahil tüm işçilerin 31.12.2017 tarihinde işten çıkışlarının SGK'ya bildirildiği ve yaklaşık bir ay sonra yeniden sigortalarının başlatıldığı beyanı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait işyerinde 04.06.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığına kanaat getirildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının davalıya ait 1047037.27 sicil sayılı işyerinde kuruma bildirilen günler haricinde 04.06.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; tanık beyanları arasında çelişkiler bulunduğu, iddianın resmi belgelerle ispat edilemediği, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispat edilmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davalıya ait işyerinde 22.05.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığının iddia edildiği, davacıya ait sigorta sicil dosyasının incelenmesinde davacının davalıya ait 1047037 sicil sayılı işyerinde 19.06.2017 - 31.12.2017 ile 02.02.2018 - 05.02.2018 tarihleri arasında çalışmasının bulunduğu, davacının 19.06.2017 ve 02.02.2018 tarihlerinde davalıya ait 1047037 sicil sayılı işyerinde işe başladığına dair işe giriş bildirgelerinin elektronik ortamda verilmiş olduğu, işyerinin 15.02.2007 tarihinde kanun kapsamına alındığı, tespiti talep edilen dönemde yasa kapsamında olan bir işyerinin var olduğu, davacının çalıştığını iddia ettiği dönem yönünden ve ayrıca davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığına dair işe giriş bildirgesinin verilmiş olması nedeniyle hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, davacı tarafından her ne kadar davalıya ait işyerinde 22.05.2017 tarihinde işe başladığı iddia edilmiş ise de davacının 23.05.2017 tarihinde dava dışı ..... Day. Tük. Mal. Pazar. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinden işten ayrıldığı, bu nedenle davacının bu tarihte işe başlamasının mümkün olmadığı, kamu tanığı ...'nun davacının dava dışı ..... Day. Tük. Mal. Pazar. San. ve Tic. Ltd. Şti. 'ne ait işyerinden işten ayrıldıktan 1 hafta sonra davalıya ait işyerinde işe başladığı beyanı, davacı vekilince dosyaya ibraz edilen ürün teslim formu ve kamu tanığı.....'ın işyerinde ortak sayısının bire düşmesi nedeniyle 31 Aralıkta kendisi dahil tüm işçilere işten çıkış verildiğini, yaklaşık 1 ay sonra yeniden sigortalarının başlatıldığını, o bir aylık süreçte hem kendisinin hem de davacının davalıya ait işyerinde çalışmaya devam ettiklerini, davacının işten ayrıldıktan sonra bir daha yardım amaçlı aranıp işe gelmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, zaten işyeri olarak dışarıdan böyle bir işçi teminine de ihtiyaç olmadığını beyan ettiği ;beyanı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizce davacının davalıya ait işyerinde 04/06/2017- 05/02/2018 tarihleri arasında hizmet akdine tabii olarak kesintisiz çalıştığına kanaat getirilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş olup, mahkeme kararı yerinde olduğu, bu halde feri müdahil SGK vekili tarafından ileri sürülen tüm istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri yerinde olmayıp, incelenen kararın; dava dosyası kapsamında mevcut maddi delillere uygun, yasal ve hukuksal gerekçelere dayandığı, delillerin takdirinde herhangi bir isabetsizlik ve kamu düzenine aykırı bir halin varlığının tespit edilemediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacının davalı nezdinde hizmet akdine dayalı olarak 22.05.2017 - 05.02.2018 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının tespiti davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!