10. Hukuk Dairesi 2024/1622 E. , 2024/5969 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1785 E., 2023/2359 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 20. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/297 E., 2021/157 K.
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı Kurum vekili ile davalı işveren vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmek ve de davalı vekilinin temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasını talep edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 28.05.2024 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davalı adına Av. ... ... ile davacı SGK vekili adına Av. ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:
I.DAVA
Davacı Kurum vekili dava dilekçesinde özetle; davalı işveren çalışanlarından ... ...'nın 01.04.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu ölmesi nedeniyle hak sahiplerine bağlanana gelirlerden oluşan 480.473,43 TL Kurum zararı meydana geldiği, sigortalının mesai saatleri içinde kendisine verilen işi yaptığı sırada forklift sepetinin kaymasıyla yüksekten düştüğü, Kurum İnceleme Raporu uyarınca davalının olayın oluşumunda kusurlu olduğu iddiasıyla belirsiz alacak davası niteliğinde olmak üzere şimdilik 96.094,68 TL'nin davalı işverenden (üçüncü kişilerin sorumluluğu bulunması halinde müştereken ve müteselsilen) rücuen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; bedel artırımı ile 364.799,19 TL'nin tahsilini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Kurum zararı belli olduğundan ve inceleme raporunda %80 kusur öngörüldüğünden kabul anlamına gelmemek üzere davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağı, olayın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığı, güvensiz hareketlerin üst üste gelmesi nedeniyle kazanın oluştuğu, tanıkların uygun sepet bulunmasına rağmen uygun olmayan malzeme kullandıklarını beyan ettiği, sigortalıya gerekli eğitimin verildiği, iş yerinde gerekli ve yeterli iş güvenliği önlemlerinin alındığı, sigortalının ağır kusurunun bulunduğu, ceza dosyasında şirket yetkilisinin ikinci derece kusurlu bulunduğu, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; toplanan deliller, dosyada temin edilen bilirkişi raporları ve iştirak edilen bilirkişilerin kanaati ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ... ...'nın 01.04.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremez duruma gelmesi nedeniyle gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı işverenin % 80 oranında asli kusurlu olduğu kabulü ile davalıdan kusur durumuna göre rücu alacağının hesap raporu doğrultusunda talebin artırılmış olması dikkate alınarak toplam 364.799,19 TL rücu alacağının tahsili gerektiği gerekçesiyle davacı Kurum vekili tarafından davalı aleyhine açılan rücu alacaklarına ilişkin davanın kabulü ile davacı Kurumun, İlk Peşin Sermaye Değerli Gelir ödemesi nedeniyle 364.799,19 TL rucü alacağın kabulü ile bu alacağa tahsis onay tarihi olan 01.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile davalıdan tahsil edilerek davacı kuruma ödenmesine, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.
B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %100 oranında kusurlu olduğu ve %80 kusur oranı esas alınarak düzenlenen hesap raporunu kabul etmedikleri iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verimesini talep etmiştir.
2.Davalı vekili istinaf dilekçesine özetle; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağı, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalının herhangi bir kusuru bulunmadığı, hükme esas alınan kusur ve hesap raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının hangi sigorta kolundan bağlanıldığının açıklığa kavuşturulması gerektiği, davalı şirket ile ... sigortalının hak sahipleri arasında akdedilen 27.11.2019 tarihli sulh protokolü gereğince hak sahiplerine yapılan destekten yoksun kalma tazminatı dahil maddi tazminat ödemesinin mahsubu gerektiği ve yerel mahkemece verilen kararın hiç bir gerekçe ihtiva etmediği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan kusur raporunun olayın oluşumuna, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına uygun olduğu, hükme esas alınan raporda zararlandırıcı olayın tespitinde, olay ile zarar arasındaki nedensellik bağının belirlenmesinde, zarara neden olayın tespit edilmesinde ve sorumluların kusur derecelerinin saptanılmasında hatalı bir durumun bulunmadığı, idari aşamada aldırılan müfettiş raporundaki kusur oranlarının da bu dosyada aldırılan rapordaki kusur oranları ile aynı doğrultuda olduğu, rücu davalarının belirsiz alacak davası şeklinde açılıp yürütülmesinin Yargıtay 10. HD'nin bu konudaki yerleşik uygulamasına aykırı olmadığı, hak sahiplerine bağlanılan ölüm aylığının hangi sigorta kolundan bağlanıldığının hesap bilirkişisi raporunda irdelenmesine gerek bulunmadığı, ibraname dahil yapılan harici ödemelerin tavandan düşülmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; işçinin iş edimini yerine getirirken inisiyatif alma hak ve yetkisi bulunmadığının kusur raporunda nazara alınmadığı, işverenin olayın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, sigortalının herhangi bir kusuru bulunmadığı, işverenin çalışanlarını denetimsiz, kontrolden uzak, iş güvenliği bakımından emniyetli ortamı sağlamadığı, kişisel koruyucu vermediği, uygun ekipman sağlamadığı iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zarar miktarı ile Kurum müfettişinin kusuru oranının belli olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılamayacağı, gerekli ve yeterli sepet bulunduğunun ancak işçilerin onu almayarak atık kağıt toplamak için kullanılan sepeti kullandıklarını beyan ettikleri, sigortalıya 8 saat eğitim verildiği, işverenin işçilerde iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uyma bilincini oluşturmak için gereken her türlü önlemi aldığı, bilinçlendirme ve bilgilendirme için üzerine düşeni yaptığı, kusuru raporunun hatalı ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı, hesap raporunun yetersiz olduğu, hangi sigorta kolundan gelir bağlandığının araştırılmadığı, kaçınılmazlığın bulunduğu, hak sahiplerine yapılan ödemelerin zarardan mahsubu gerektiği, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gerekçe ihtiva etmediği iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler nedeniyle oluşan davacı Kurum zararının davalıdan rücuen tahsiline ilişkin alacak davasıdır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve Kanun'a uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!