WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1610 E.  ,  2024/3760 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3355 E., 2023/2913 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/429 E., 2023/280 K.

Taraflar arasındaki 2926 sayılı Kanun'a tabi Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun reddi yönünde karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesi ekinde sunmuş oldukları evraktan görüleceği üzere, müvekkilinin uzun yıllar boyunca kendi adına ve hesabına tütün ekimi ve tarımsal faaliyet yaparak geçimini sağladığını, müvekkilinin emeklilik işlemlerini yaptırmak için davalı SGK'ya gittiğinde çalışma sürelerini karşılar sigortasının yapılmadığını öğrendiğini, bunun üzerine müvekkilinin ilgili şirketten almış olduğu tütün üretim belgeleri ile, sigortalılık tescilinin yapılması talebiyle davalı Kurum'a başvuruda bulunduğunu, buna karşılık davalı Kurumca gönderilen 18.07.2022 tarihli cevap yazısında, başvuru dilekçesi ekinde sunulu belgelere istinaden ayrıca yapılacak bir işlem bulunmadığının belirtildiğini, ancak müvekkili evlendiği tarihten beri kendi tarla ve bahçelerinde kendi nam ve hesabına tütün üretimi ve tarımsal faaliyet yapmakta olduğundan Bağ-Kur kesintisi yapılmamış olsa dahi yargılama esnasında Mahkememizce getirtilecek belgeler ve dinlenecek tanıkların beyanlarından müvekkilinin 01.01.1998-30.09.2008 tarihleri arasında tütün üretimi ve tarımsal faaliyet yaparak geçimini sağladığı ve sigortalılığının yapılmış olması gerektiğinin ortaya çıkacağını beyanla; müvekkilinin mülga 2926 sayılı Kanun'a göre 01.01.1998-30.09.2008 tarihleri arasında (01.01.1998 ve 30.09.2008 tarihleri de dahil olmak üzere) Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiğinin tespitine ve aksine Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul ve yasaya aykırı olup reddedilmesi gerektiğini, sigortalının Kurum'a ibraz ettiği tapu kayıtlarının incelenmesinde tapu kaydının, tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihlerden önce tarla vasfını taşımadığı ve ana taşınmazın bahçesi olarak tescilli olduğunun tespit edildiğini, davacıdan sadece 1995 yılında tevkifat yapıldığını, ziraat odası kayıtlarının incelenmesinde, davacının oda kaydının 2005 yılında başladığı ve davacının 29.03.2019 tarihli muafiyet belgesinin bulunması nedeniyle davacının talebi doğrultusunda 2926 sayılı Kanun kapsamında tescilinin yapılamadığını, Kurum'un 2013/11 sayılı Genelgesi'nin Üçüncü Kısım Beşinci Bölüm 2 inci mhddesinin 2-1 başlığı altında ve 10.08.2015 tarihli, 4137197 sayılı Genel Yazısı'nda, "Mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında bulunduğu halde Kuruma kayıt ve tescilini yaptırmayan ve kendilerinden tevkifat yapılan çiftçilerin tevkifat listesinde yer almasıyla beraber yazılı talepte bulunmaları halinde, tevkifat listesinde yer alan miktarın Kurum kayıtlarına intikal etmesi şartıyla 7 Seri numaralı Tebliğde belirtildiği gibi tevkifatın yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren sigortalılıklarının başlatılması, tarımsal faaliyetlerinin devam etmesi halinde sigortalılıklarının devam ettirilmesi, tarımsal faaliyetin tespitinde ise ziraat odası kayıtlarının, ziraat odası kaydı bulunmayanların ise tevkifata esas ürüne ilişkin kamu kurum ve kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının, 2926 sayılı Kanun 10 maddesinde tescile esas kayıtlarda adı geçen kooperatif veya birliklerin kayıtlarının esas alınması, belirtilen kurum ve kuruluş kayıtlarının bulunmaması halinde ise sattığı ürünü elde ettiği alana ilişkin tapu kayıtlarının tescile ilişkin kayıt olarak esas alınması ve esas alınan bu kayıtların sona ermesi halinde ise sigortalılıklarının sona erdirilmesi gerektiğinin belirtildiğini, Kurum'un 2007/44 nolu Genelgesi'nin "1-Prim tevkifatı nedeniyle sigortalılığin başlangıcı" başlıklı ikinci maddesinde de aynı yönde hükme yer verildiğini, davacının tescili yapılan sürelerde aranılan kuruluş kayıtları bulunmadığından Kurumca yapılan işlemin genelgeye uygun olduğunu, Kurum tarafından yapılan işlemin usulüne ve kanuna uygun olduğunu beyanla; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.1998-31.12.2004 tarihleri arasında mülga 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve belirtilen süreler yönünden aksine Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin süreler yönünden davacının taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının hatalı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacının geçimini kendi nam ve hesabına yürüttüğü tarımsal faaliyetlerden sağladığını, yıllardır çiftçilik yaparak, tütün satarak çalıştığının dosyaya sunulan bilgi ve tanık beyanları ile ispatlandığını, davacının çalışma sürelerini karşılar sigortalılığının yapılmadığını öğrenmesi üzerine yaptığı başvuru sonucunda yasal saklama süresi dolduğundan evrakların imha edildiğini öğrendiğini, ayrıca reddedilen kısım için hükmolunan vekalet ücretinin hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kuruma ibraz ettiği tapu kaydının tevkifat kesintisinin yapıldığı tarihlerden önce tarla vasfını taşımadığını, ana taşınmazın bahçesi olarak tescilli olduğunu, davacıdan sadece 1995 yılında tevkifat kesintisi yapıldığını, davacının muafiyet belgesinin bulunması nedeniyle 2926 sayılı Kanun kapsamında tescili yapılamadığını, tescili yapılan sürelerde aranılan kuruluş kayıtlarının bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında;
"..Kurumun tevkifat belgelerine istinaden davacıyı 01.07.1995-31.12.1997 tarihleri arasında tescil ettiği borcu olduğundan bahisle 31.01.1996 tarihi itibariyle sigortalılığının durdurulduğu görülmektedir. İstek geriye dönük tescil talebi olmakla; tescil başvurusu, prim ödemesi ya da tevkifat olgularından birinin gerçekleşmesi gerekir. Eldeki davada bu ilkeden hareket edilmekle dosyaya sağlanan tevkifat ve ürün teslimine ilişkin bilgi belgeler dikkate alınarak sonuca gidilmelidir. Bu noktada bir kez prim tevkifatından sonra müteakip yıllarda salt ürün tesliminin sigortalı sayılmak için yeterli bulunduğuna ve iki yılı geçmeyen boşluk dönemlerde tarımsal faaliyetin devam etmesi koşuluyla sigortalılığa karar verilebileceğine işaret edilmelidir. Bu noktada dosya kapsamı ve özellikle uyuşmazlığın ilişkin bulunduğu dönemde yürürlükteki 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinde yer alan Kurum ve kuruluşlar aracılığıyla yapılan araştırmalarla davacının tarımsal faaliyetinin devam ettiğine değinilmelidir. Bu itibarla ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla..." gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri sunmuş oldukları temyiz dilekçeleri ile istinaf dilekçelerinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Davaya konu uyuşmazlık, Tarım Bağ-kur sigortalılığının tespiti talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370, 371 inci, 2926 sayılı Kanun'un 2, 3, 6, 9 ve 10 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.