WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1595 E.  ,  2024/2857 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/931 E., 2023/1675 K.
KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2015/557 E., 2020/388 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Kadir Dermancıoğlu tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 2001 Ocak ile 2012 Nisan tarihleri arasında geçen sürede davalılar bünyesindeki çalışmalarının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
1. Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; ... Ticaret isimli işyerinde 2001 ile 2012 yılları arasında çalıştığının doğru olmadığını ne şirket adı altında ne şahsı adına sigorta bildirimi olmadığını, davacının 11 yıl gibi uzun bir süre boyunca sigortasının yapılmadığını iddia etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirtip kötü niyetli açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usul yönünden reddinin gerektiğini, 6552 sayılı Kanun ile 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u ile değer Sosyal Güvenlik mevzuatının kaynaklanan uyuşmazlıklarda hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talepleri hariç olmak üzere, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, Kuruma başvuruda geçirilecek sürenin zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin hesaplanmasında dikkate alınmadığını, davanın reddinin gerektiğini, Kurumun 5501201200790 sigorta sicil numaralı sigortalısı ...'nın tespit talep ettiği dönemlerde Kuruma bildirilmiş sigortasının bulunmadığını, davacının dava konusu hizmetlerinin tespitinde hukuki yararı olmadığını, davacının giriş ve çıkışlarını tam olarak belirtmediğini tespit edilecek bir hususun bulunmadığını, davacının tespit taleplerinin hak düşürücü süreden dolayı davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.10.2020 tarihli ve 2015/557 E., 2010/388 K., sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalılara ait işyerinde 01.02.2001 - 20.01.2012 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle, ayda 30 gün üzerinden çalıştığının tespitine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.06.2021 tarihli ve 2020/1737 E., 2021/1810 K., sayılı kararıyla; fer'i müdahil SGK vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizin, 16.02.2022 tarihli ve 2021/9391 E., 2022/1977 K. sayılı kararıyla; "Davacının dava konusu dönemde çalışmasının fiili olup olmadığının belirlenebilmesi için Mahkemece; re'sen araştırma ilkesi gereğince, dinlenen tanıkların; çalışmanın geçtiği iddia edilen işyerine komşu işverenlerin, işverenlik durumlarıyla ilgili olarak ilgili mercilerden (vergi dairesi, ticaret sicil kayıtları, çalışma ruhsatı için Belediye ve Kurum nezdinde bulunan bilgi ve belgelerle, meslek kuruluş kaydı ve abonelik durumları ile ilgili tüm bilgi ve belgeler) araştırılarak beyanları bu kapsamda değerlendirilmeli; yine davacının çalışmasını bilebilecek, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları, emniyet, zabıta, vergi dairesi, SGK marifetiyle tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, davacının işyerinde tam olarak ne iş yaptığı, çalışmanın niteliği, tam mı kısmi süreli mi olduğu, ayrıca davacının, nakliye işinde çalıştığına ilişkin tanık beyanı dikkate alınıp davacının, vergi kaydı, Bağ Kur dosyası olup olmadığı özetle kendi nam ve hesabına çalışıp çalışmadığı, işin kapsam ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenip, deliller hep birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre karar verilmelidir. " gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının çalışmasının hizmet akdine dayalı olduğu kanıtlanamadığından, " davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dinlenen tanıkların beyanları ile çalışmanın kanıtlandığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik inceleme ile verildiğini beyanla kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ncı maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, dinlenen tanıkların beyanlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi