10. Hukuk Dairesi 2024/1591 E. , 2024/7672 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2930 E., 2023/3112 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığı
İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/534 E., 2020/17 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum işleminin iptali istemli davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, sattığı ürünlerden yapılan kesintilerden dolayı, 01.08.1995 tarihinden dava tarihine kadar 2926 sayılı Kanun'a tâbi zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tescili için davalı Kuruma aleyhine Denizli 2. İş Mahkemesinin 2011/712 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, anılan dosyada yapılan yargılama sonucunda, 21.12.2012 günlü ve 2012/778 Karar sayılı kararla, müvekkilinin sadece 01/08-31.12.1995 tarihleri arasında sigortalı olduğunun tespitine karar verildiğini, başkaca hiçbir zorunlu sigortalılık statüsü kapsamına dahil hizmeti bulunmayan müvekkilinin tarım işlerinde süresiz olarak hizmet akdiyle çalışmasından dolayı 5510 sayılı Kanun'un ek 5 inci maddesi kapsamında sigortalılığının tescili için 29.01.2014 tarihli dilekçesiyle davalı Kuruma başvurduğunu, başvuru üzerine davalı Kurumca müvekkilinin 30.01.2014 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak girişinin yapıldığını, bu tarihten günümüze kadar müvekkilinin sigorta primlerini düzenli olarak yatırdığını, hal böyle iken davalı Kurumca müvekkilinin 02.05.2011 tarihinde başlayıp 30.01.2014 tarihine kadar devam eden ve primleri düzenli olarak ödenmiş olan Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin tamamının, 5510 sayılı Kanun'a göre 01.10.2008 tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur sigortalılık girişlerinin ziraat odası kayıtlarına istinaden yapıldığı gerekçesiyle, yasaya ve yöntemine aykırı olarak iptal edildiğini, ödenen primlerin de 31.12.2014 tarihi itibariyle hesaplanarak fazla prim ödemesi olarak gösterildiğini, davalı Kurumca hiç bir bilgi ve belge verilmeden aradan geçen dört yıl gibi uzun bir süreden sonra hizmetlerinin iptali üzerine, müvekkilinin 23.03.2015 günlü dilekçesi ile "anılan dönemde Kurum tarafından 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'a göre resen tescili yapılmış iken yine aynı Kanuna dayanılarak sigortalılığının iptal edildiğini öğrendiğini, oysaki anılan dönemlerde yine tarımla uğraştığını ve Kaklık Sulama Kooperatifinde kaydının bulunduğunu" belirterek sigorta primlerinin düzenli olarak ödendiğini, Tarım Bağ-Kur sigortalılığının yersiz, haksız ve dayanaksız bir biçimde iptal edildiğini beyanla bu yöndeki Kurum işleminin düzeltilmesini talep ettiğini, ancak davalı Kurumun 69875490 sayılı yazısıyla iptal işleminde ısrarcı olduğunu beyanla, müvekkilinin sigortalılık hizmetlerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve 7288364577 Tarım Bağ-Kur sicil no.lu müvekkilinin, davalı Kurumca iptal edilen 02.05.2011-30.01.2014 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin yeniden tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın reddi gerektiğini, eldeki davada, 7288364577 Bağ-Kur sicil ve 320833368654 T.C. kimlik numaralı sigortalı davacının iptal edilen 02.05.2011-30.01.2014 tarihleri arası Tarım Bağ-Kur sigortalılık hizmetlerinin Kaklık Sulama Kooperatifi kaydının bulunduğu gerekçesiyle tekrar tescili istenmiş ise de 2926 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi hükmü uyarınca, geriye yönelik olarak sigortalılık tescilinde esas alınacak kayıtlar arasında "Sulama Kooperatifleri" kayıtlarının bulunmadığını, bu sebeple davacının talep edilen sigortalılık hizmetlerinin tescilinin olanaksız olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece özetle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesince özetle; “ 1- Davanın kısmen kabulü ile
2-Davacının 01.06.2011-30.01.2014 tarihleri arasında isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, aykırı Kurum işleminin iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,” dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Dairece; “...Eldeki dava dosyası incelendiğinde, bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında, davacı tarafından ödenen primlerin ileriye doğru 1479 sayılı Kanun kapsamında isteğe bağlı sigortalılık süresi olarak kaç gün karşılığı prime denk geldiğinin Kuruma sorularak karar verilmesi belirtilmesine rağmen, Kuruma davacının ödediği primlerin, isteğe bağlı sigortalılıkta kaç gün primi karşıladığı sorulmamıştır. Ancak, dairece yapılan geri çevirme kararı sonrasında Kurum tarafından verilen cevapta, davacının 19.07.2022 tahsis talebine istinaden 01.08.2022 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığı bağlandığı belirtildiğinden, davanın konusuz kalıp kalmadığının araştırılarak bir karar verilmesi, şayet konusuz kalmaması halinde davacı tarafından ödenen prim tutarının, davacı isteğe bağlı sigortalı sayıldığı takdirde kaç gün isteğe bağlı sigortalılığın prim gününe karşılık geldiği hususu belirlenerek karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Kararda özetle: “1-Konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ” dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!