10. Hukuk Dairesi 2024/1567 E. , 2024/4001 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1806 E., 2023/3440 K.
KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 46. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/22 E., 2022/98 K.
Taraflar arasındaki yaşlılık aylığı bağlanması ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüne İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.04.1991 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamında çalışmaya başladığını, 47 yaş- 5450 gün- 20 yıllık sigortalılık süre koşulunu sağladığı halde son 7 yıldaki en fazla hizmetinin 4/b kapsamında olduğundan bahisle 06.12.2021 tarihli tahsis talebinin reddedildiğini belirterek 06.12.2021 tarihini takip eden ay başından itibaren yaşlılık aylığı hak ettiği ve hak edilen aylıkların yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davacının hizmet birleştirilmesi talebinin bulunmadığını, son 7 yıldaki en fazla hizmetinin 4/b kapsamında olduğundan sigortalıya 4/a yönünden aylık bağlanamayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince "1-Davanın kabulü ile
-18049935122 T.C.Kimlik numaralı davacının 01.01.2022 tarihinden itibaren 4/1/a kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine,
-Ödenmesi gereken aylıkların, her bir aylık için hak kazanılan tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; sicil dosyasında davacının hizmet birleştirilmesi talebinin bulunmadığını, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesine istinaden son 7 yıldaki en fazla hizmetinin 4/b kapsamında olduğundan sigortalıya 4/a yönünden aylık bağlanamadığını, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...17.11.1974 doğumlu olan davacı kadın sigortalının, sigorta başlangıç tarihinin 01.04.1991 olduğu, 23.05.2002 tarihindeki 506 sayılı Kanun kapsamındaki hizmeti 11 yıl 1 ay 22 gün olduğu ve 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin B bendinin (h) alt bendine göre 20 yıl sigortalılık süresi, 47 yaş ve 5450 gün primi bulunması halinde yaşlılık aylığına hak kazanacağı, 06.12.2021 tahsis talep tarihi itibariyle 506 sayılı Kanun kapsamında 5547 prim gün sayısı, 29 yıl sigortalılık süresi ve 47 yaş koşulunu sağladığı görülmekle, tahsis talep tarihini takip eden 01.01.2022 tarihinden itibaren aylığa hak kazandığı anlaşılmakla yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmesi isabetlidir...
...süresinde ödenmeyen yaşlılık aylıkları nedeniyle, davalı Kurum'un faiz alacağı ile sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yok ise de, faizin başlangıç tarihi belirlenmesinde, Kurum'a tanınan 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesinde yazılı üç aylık işlem süresinin varlığı karşısında; Kurumun, yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık sürenin sonundan itibaren faiz alacağı ile sorumlu tutulması gerekirken, yazılı şekilde, yasal faize hükmolunması, usul ve yasaya aykırıdır..." gerekçesiyle,
"Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Bakırköy 46. İş Mahkemesi'nin 17.05.2022 tarihli, 2022/22 Esas-2022/98 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,
Davanın kısmen kabulü ile
Davacıya 16.12.2021 tarihli tahsis talebini izleyen ay başı olan 01.01.2022 tarihinden itibaren 4/1/a kapsamında yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine,
5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince hak edilen aylıkların 01.04.2022 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle; talep gibi karar verildiğinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
2.Davalı Kurum vekili özetle; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya yaşlılık aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi, Geçici 81 inci maddesi, 2829 sayılı Kanun hükümleri.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya kapsamı incelendiğinde, 17.11.1974 doğumlu olan davacının ilk defa işe girdiği tarihin 01.04.1991 tarihi olduğu, Bölge Adliye Mahkemesince bu tarih sigorta başlangıcı kabul edilerek davacının 20 yıl 47 yaş ve 5450 gün şartlarını taşıdığından bahisle yazılı şekilde karar verildiği ne var ki yanılgılı değerlendirmeye dayalı hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
3-506 sayılı Kanun'un 60 ıncı maddesinin G fıkrası “Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri, prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir” hükmü uyarıca davacının sigorta başlangıç tarihinin 17.11.1992 olduğu buna göre 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-j maddesi gereğince aylık bağlama şartlarının 20 yıl 49 yaş ve 5600 gün olduğu belirgindir.
4.16.12.2021 tahsis talep tarihinde yaş ve gün şartlarını tamamlamayan davacı yönünden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
5.Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinde öngörülen tahsis şartlarının yargılama aşamasında gerçekleşmesi durumunda, özellikle, Anayasa’nın 141 inci maddesindeki, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğunu belirten hüküm, 6100 sayılı Kanunun “Usul ekonomisi ilkesi” başlıklı 30 ncu maddesinde yer alan, hâkimin, yargılamanın kabul edilebilir süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu yönündeki düzenleme, sosyal koruma, dayanışma, sosyal denkleştirme ve zorunluluk ilkelerine dayanan sosyal sigortalar, bireyin onuru ile kişiliğinin geliştirilmesi için kaçınılmaz ekonomik, sosyal ve kültürel hakların doyurulması temeline dayanan sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri dikkate alındığında, bütün şartların yerine getirildiği tarihi izleyen aybaşından itibaren aylığa hak kazanıldığının tespitine ilişkin hüküm kurulması, kuşkusuz, yargılama aşamasında gelir/aylık bağlama koşulları gerçekleşen sigortalı yönünden tahsis talep günü itibarıyla şartlar oluşmamakla Kurumun dava açılmasına sebep olan herhangi bir haksız işleminin de söz konusu bulunmadığı gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekmektedir.
5. Kabule göre de, davacı vekilinin temyiz itirazı yönünden, hak edilen aylıkların yasal faiziyle talep edilmesi karşısında, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince faiz başlangıcında düzeltme yapılmasının davanın kısmen kabulünü gerektirmeyeceğinin gözetilmemesi isabetsiz bulunmuştur.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!