10. Hukuk Dairesi 2024/1558 E. , 2024/1139 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3388 E., 2023/3436 K.
HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 24. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/137 E., 2022/129 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili özetle; 04.12.2014 tarihinde meydana gelen iş kazasında davacı sigortalı ...'ın sürekli iş göremezliğe uğrayacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle davacı kazalı için 24.171,14 TL geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 1.888.688,82 TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat, 500,00 TL bakıcı ve refakatçi gideri, 500,00 TL yol, yemek, iaşe ve pet giderleri, 350.000,00 TL manevi, aşamalarda vefat eden davacı eş için 100.000,00 TL manevi, davacı baba için 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.09.2019 tarih ve 2017/38 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararıyla; kazalı yönünden %88,00 sürekli iş göremezlik oranına göre yapılan hesaplamaya göre; davacı kazalının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden kazalı lehine 1.878.688,82 TL maddi tazminat ödenmesine, kazalı lehine 120.000,00 TL manevi, eş lehine 40.000,00 TL, baba lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin10.09.2019 tarih ve 2017/38 Esas, 2019/416 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.02.2020 tarih, 2019/4261 Esas, 2020/282 Karar sayılı kararı ile davacı tarafın talep artırımı dilekçesi ile maddi tazminat talebini 1.902,859,96 TL yükselttiği, bu miktar yönünden alınacak harcın 6.499,22 TL olmasına karşın 1.625,00 TL harç alınmasının hatalı olduğu ve mahkeme tarafından eksik harcın tamamlatılması gerektiği, davacı tarafın dava dilekçesinde bakıcı ücreti alacağı, yol, yemek, iaşe ve pet gideri alacağı ile TBK 75 inci maddesi kapsamında fazla/artması olası tazminat haklarının saklı tutulması talep edilip gerekçede bu talepler değerlendirilmeyip talepler yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine denilmesinin talepleri karşılamayıp reddedilen talepler yönünden davalı yararına vekalet ücretine de hükmedilmemesinin isabetsiz olduğu, davacı kazalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti noktasında prosedürün usulüne uygun olarak işletilmediğindan bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Kaldırma kararından sonra İlk Derece Mahkemesince verilen 15.03.2022 Tarih, 2020/137 Esas, 2022/129 Karar sayılı kararda davacı kazalının sürekli iş göremezlik oranının %73,00 olduğu, iş kazasının meydana gelişinde davacı kazalının %10, davalı şirketin %85, davalı ...'ın %5 oranında kusurlu olduğundan bahisle davacı kazalının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden kazalı lehine 1.696.670,94 TL maddi tazminat ödenmesine, kazalı lehine 120.000,00 TL manevi, eş lehine 40.000,00 TL, baba lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesince verilen 15.03.2022 Tarih, 2020/137 Esas, 2022/129 Karar sayılı karar karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi'nin 03.10.2022 Tarih, 2022/2208 Esas, 2022/2861 Karar sayılı kararı ile davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvuruları yönünden “her ne kadar son Yargıtay içtihatları doğrultusunda maddi tazminat hesabında TRH 2010 yaşam tablosunun dikkate alınması gerekmekte ise de, Dairemizin kaldırma kararından önce düzenlenen ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan maddi tazminat hesap raporunda PMF yaşam tablosu dikkate alınmış olup davacının kaldırılan ilk derece mahkemesi kararına karşı maddi tazminat hesabı yönünden bir itirazı bulunmamakla davalı yararına usulü kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınmadan daha lehe olan TRH 2010 yaşam tablosuna göre yapılan hesaplamanın dikkate alınması, ayrıca kabule göre dava dilekçesinde talep konusu olan 500,00 TL bakıcı refakatcı gideri ile 500,00 TL yol ve yemek gideri reddedildiğine göre bu miktarların hükümde belirtilmemesi ve red vekalet ücreti takdirinde dikkate alınmaması hatalı olup davalının bu hususlara ilişkin olarak istinaf talebi yerindedir.
Dairemizce dosya kapsamında düzenlenen 30.12.2021 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda 2019 yılı verilerine göre (bilinen dönemin değiştirilmediği) ve PMF yaşam tablosu esas alınarak hesaplanan maddi tazminat hüküm altına alınarak davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti miktarı da düzeltilmiştir.” gerekçeleri ile davalıların istinaf istemlerinin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı kazalının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden kazalı lehine 1.672.499,80 TL maddi tazminat ödenmesine, kazalı lehine 120.000,00 TL manevi, eş lehine 40.000,00 TL, baba lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya dair talepler ile bakıcı/refakatçi ücreti ile yol yemek ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 Tarih, 2022/2208 Esas, 2022/2861 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekiller temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemiz'in 25.04.2023 tarih ve 2022/14054 Esas, 2023/4412 Karar sayılı kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi'nin karar gerekçesinde 30.12.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunun 2019 yılı verileri ve PMF yaşam tablosuna göre hesaplama yapan ihtimaline itibar edildiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi hakkında hüküm kurulurken 30.12.2021 tarihli bilirkişi hesap raporunun 2019 yılı verilerine ve TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak hesaplanan tutara göre karar verilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişki oluşturulmasının hatalı olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyulduktan sonra verilen 21.11.2023 Tarih, 2023/3388 Esas, 2023/3436 Karar sayılı karar ile davacı kazalının geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebinin kabulüne, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat talebi yönünden kazalı lehine 1.556.753,22 TL maddi tazminat ödenmesine, kazalı lehine 120.000,00 TL manevi, eş lehine 40.000,00 TL, baba lehine 20.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine, fazlaya dair talepler ile bakıcı/refakatçi ücreti ile yol yemek ücreti taleplerinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.11.2023 Tarih, 2023/3388 Esas, 2023/3436 Karar da sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, TRH 2010 yaşam tablosu ve 2022 verilerinin hükme esas alınması gerektiğini, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, vekalet ücretleri hüküm altına alınırken hatalı hüküm kurulduğunu, hiçbir gerekçe ortaya koyulmadan ihtiyati tedbirin kaldırıldığını, bu karar nedeni ile müvekkillerin maddi tazminat ve manevi tazminat alacaklarının akim kalmakla karşı karşıya kaldığını, bu nedenle de anılan ihtiyati tedbir kararının temyiz incelemesi sonuna değin devam etmesine karar verilmesi gerekirken, anılan tedbirin dayanaksız olarak kaldırılmış olmasının hatalı olduğunu, davacı kazalıya ön ödeme olarak verilen 10.000,00 TL.’lik maddi tazminatın toplam tutardan indirildiği gözetildiğinde, kaza tarihi ile ön ödemenin yapıldığı tarih arasında geçen dönem için müvekkilin faiz alacağı talep hakkının bulunduğunun belirlenmesine, bu alacağın talep hakkının ayrıca hüküm altına alınmasına karar verilmesi gerektiğini,
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, birden fazla davacı olmasına karşın manevi tazminat red vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesi hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik oranının hatalı tespit edildiğini, ATK raporunda geçici iş göremezlik süresinin hesap edilmediğini, kaza tarihinde işverenlikte duvar ustası olarak yılın her günü çalıştığı ve günlük net 85,00 TL yevmiye aldığı kabul edilerek bu doğrultuda alınan hesap bilirkişi raporuna itibar edilmesinin doğru olmadığını, davacının izinli olduğu ve işverenliğin bilgisi dışında işyerine gelerek hakkaniyetsiz bir şekilde yevmiye almaya çalışan işçinin başına gelen iş kazasında, işverenliğin kazadan mesul olamayacağı gözetilmeksizin ve ayrıca davacıyı duvar ustası olarak kabul ederek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğunu, davacının bir yılda kaç gün bir inşaatta çalışarak gelir edebileceği araştırılmadığını, hesaba esas ücretin hatalı tespit edildiğini, davacının işverenlikteki istihdam tipinin sürekli olduğu ve davacının ücretinin aylık ücret olduğunun değerlendirilmemesi ve araştırılmamasının hatalı olduğunu, davacının iş kazasının olduğu gün diş tedavisi görmek üzere izinli olduğunun kovuşturma aşamasında ve kaldırma kararı sonrası yazılan müzekkere cevapları ile sabit olduğunu, davacının SGK müfettişine verdiği beyanda yevmiyesinin durmaması için işe gittiğini beyan ettiğini, vekalet ücretleri noktasında hatalı hüküm kurulduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu, davacı eşin ölümünden sonra mirasçıcı olan çocuk usule uygun şekilde davaya dahil edilmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297'inci maddesinin ikinci, 369'uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371'inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanunun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Somut olayda Bölge Adliye Mahkemesince vekalet ücretleri ile ilgili hüküm kurulurken manevi tazminat red vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine karar verilmesi gerekirken birden fazla davacı olduğu gözden kaçırılarak hükmün infazında tereddüt oluşturacak şekilde red vekalet ücretinin davacıdan alınmasına karar verilmesi hatalı olduğu gibi tüm davacıların kabul edilen manevi tazminat istemleri yönünden hesaplanan vekalet ücretinin davalılardan tahsil edilerek sadece davacı kazalıya ödenmesine karar verilmesi de yerinde görülmemiştir.
Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan manevi tazminat vekalet ücretlerine ilişkin 10 numaralı bendinin alt bentleriyle birlikte tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere;
"10-Manevi Tazminat Yönünden;
a-) Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ye göre hesaplanan 28.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,
b-) Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 28.800,00 TL red vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine,
13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!