WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1527 E.  ,  2024/2441 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/142 E., 2023/189 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 37. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/615 E., 2021/254 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davalı işyeri yetkili olan ... tarafından müvekkilinin sigortalı işe alındığına dair ...'na 10.09.1994 tarihinde sigortalı işe ilk giriş bildirgesinin düzenlenerek verildiğini, müvekkilinin uzun bir aradan sonra işe giriş bildirgesinin yapıldığını ve 4 ay boyunca çalıştığı döneme ait aylık bordrolarının bildirilmediğini, primlerinin yatırılmadığını öğrendiğini, davalı ile yaptığı görüşmede sigorta primlerinin ve aylık bordroların muhasebeciye gönderildiğini ancak muhasebecinin bunları bildirmediğini öğrendiğini, müvekkilinin bunun üzerine 09.12.2019 tarihinde 19298722 sayılı dilekçeyle kuruma başvuruda bulunduğunu, kurumca talebinin 06.07.2020 tarihli 7905764 sayılı cevapla reddedildiğini belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin hizmet dönemlerinin tespitine ve sigortalı sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü süre yönünden reddinin gerektiğini, davacının çalışmaları bakımından müvekkili kurum kayıtlarının esas olduğunu, huzurdaki dava ile ileri sürülen iddiaların kurum kayıtlarına eş değerde belgelerle kanıtlanması gerektiğini, çalışma iddialarının salt tanık anlatımlarına dayalı olarak kanıtlanmasına muvafakatlerinin olmadığını, davacının işyerinde devamlı olarak hizmet akdiyle çalıştığının tanık beyanları dışında resmi, yazılı ve sağlıklı delillerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".. Huzurdaki dava davacının 10.09.1994-10.01.1995 tarihleri arasında davalı nezdinde çalıştığının tespiti istemine ilişkindir.

Kurumun.... sicil numarasında işlem gören ... unvanlı davalı işyerinin 10.09.1994 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 30.10.1994 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, davacının hizmet cetvelinin tetkikinde tespiti talep edilen süre yönünden davalı işyerinden veya başka bir işyerinden bildiriminin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Mahkememizce komşu işyeri ve tanık yönünden ilgili emniyet müdürlüğü, belediye başkanlığı, vergi dairesi ve SGM aracılığıyla tanık araştırması yapılmış ancak tanık tespiti yapılamamıştır.

Davalı işyerinin dönem bordroları yönünden Bağcılar SGM'den gönderilen 11.12.2020 tarih 15651046 sayılı yazı cevabında işyerinden 1994/3-1995/1 dönemleri arasında dönem bordrosu verilmediğinin bildirildiği, bu haliyle tanık tespitinin yapılamadığı, davacı tarafça iddia edilen tarihlerde işyerinde fiili çalışmayı destekler nitelikte delil ve tanık bildirilmediği, davacının nüfus kayıtlarında davalı ile kardeş oldukları anlaşılmakla davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davacının davalıya ait tekstil atölyesi olan iş yerinde 10.09.1994-10.01.1995 tarihleri arasında ustabaşı olarak asgari ücret mukabilinde çalıştığını, davalının işe giriş bildirgesini Kuruma geç verdiğini ve sigorta primlerini yatırmadığını, Yargıtayın yerleşmiş içtihadına göre, işe giriş bildirgesinin verilmiş olması durumunda Kurum çalışma ilişkisinden haberdar olacağından hizmet tespit davası bakımından hak düşürücü süre söz konusu olmayacağını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının 26.08.1978 doğum tarihli olduğu, 21.02.1998 tarihinde askere sevk edildiği, 10.09.1999 tarihinde terhis olduğu, bu haliyle dava konusu edilen dönemde askerlik engelinin bulunmadığı; Zeytinburnu SGM'nin 14.09.2021 tarihli yazı cevabına göre, davalı iş yerinin 10.09.1994-10.01.1995 dönemlerine ait 506 sayılı Yasanın ilgili maddeleri kapsamında Kuruma verilmiş 4 aylık bordro kayıtlarına rastlanılmadığının bildirildiği; Kurumun 1018309 sicil numarasında işlem gören "..." unvanlı davalı iş yerinin 10.09.1994 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı, 30.10.1994 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı; davacının hizmet cetvelinde tespiti talep edilen süre yönünden davalı iş yerinden veya başka bir iş yerinden bildiriminin bulunmadığı; Mahkemece ilgili emniyet müdürlüğü, belediye başkanlığı, vergi dairesi ve SGM aracılığıyla komşu iş yeri ve komşu iş yeri tanığı araştırması yapıldığı ancak davacıyı ve davalı işvereni tanıyan komşu iş yeri ve komşu iş yeri tanıklarının tespit edilemediği ve tüm dosya kapsamına göre fiili çalışmanın kanıtlanamadığı anlaşılmakla; istinaf kanun yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355 inci maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
1)Eldeki dava, davacının, davalıya ait tekstil atölyesi olan iş yerinde 10.09.1994-10.01.1995 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

Mahkemece, işyerinin 10.09.1994 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığı ve 30.10.1994 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı, dava konusu döneme ait bordro kayıtları bulunmadığı, davacının hizmet cetvelinde tespiti talep edilen süre yönünden davalı iş yerinden veya başka bir iş yerinden bildiriminin bulunmadığı, ilgili Emniyet Müdürlüğü, Belediye Başkanlığı, Vergi Dairesi ve SGM aracılığıyla komşu iş yeri ve komşu iş yeri tanığı araştırması yapılmasına rağmen davacıyı ve davalı işvereni tanıyan komşu iş yeri ve komşu iş yeri tanıklarının tespit edilemediği gerekçesiyle davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmişse de dosya kapsamında, davalı işyerinden verilen 10.09.1994 tarihli işe giriş bildirgesi (İGB) bulunduğu ve bildirgenin Kurum'a intikal ettiği, ayrıca 01.09.1994 tarihli Vergi Yoklama Fişi'nde işyerinin faal olup davacının adı yazılarak aynı tarihte işe başladığına dair imzasının da yer aldığı bir kaydın bulunduğu, söz konusu yoklama fişinde iki kişinin çalıştığının belirtildiği ancak bu durum dikkate alınmaksızın hatalı değerlendirme ile karar verildiği anlaşılmaktadır. Vergi yoklama fişinde adı geçen diğer sigortalı Serkan Yerli'ye ait aynı tarihli işe giriş bildirgesi de bulunduğu görülmekle adı geçen bordro tanığı ile davacı tarafından bildirilen kişiler Mahkemece dinlenilmeli, davalı işyerinden verilen 10.09.1994 tarihli işe giriş bildirgesinin ait olduğu yılın serilerinden olup olmadığı araştırılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.