WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1504 E.  ,  2024/2307 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/457 E., 2023/470 K.
KARAR : Davanın reddi

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.01.1998 - 31.12.2003 tarihleri arasında davalı şirkette çalıştığının tespitine ve 1.000 TL kıdem tazminatı alacağının davacının işten ayrıldığı 31.12.2003 tarihinden itibaren banka mevduat hesabının en yüksek faiz oranıyla davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yersiz olduğunu, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirmesi nedeniyle özel bir ilgiyle yürütülmesi gerektiğini, Kurum kayıtlarında 20.07.1999 - 13.09.2001 tarihleri arasında davalı iş yerinde 365 günlük çalışmasının intikal ettirildiğini, başkaca bir kayıt ve belgenin olmadığını, Kuruma intikal ettirilmeyen çalışmaların yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini, 2003 yılından itibaren 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili zamanaşımı itirazında bulunarak davacının firmanın daimi çalışanı olmayıp, piyasada boyacı olarak çalışan bir kişi olduğunu, sadece davalı şirkette değil bulunduğu bütün işlerde çalıştığını, davacının yaptığı işlerin sürekli işlerden olmadığını, müvekkili şirketin davacıyı bulamadığı zaman başka boyacılarla çalıştığını, müvekkili şirketin işçi sigorta eksiği olduğunda davacının çalıştığı dönemler arasında boşluk olduğunda kendisini sigortalı göstermesini istemesi nedeniyle sigortalı gösterildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.06.2011 tarih ve 2009/307 Esas, 2011/477 karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davanın hizmet tespiti yönünden reddine, davanın kıdem tazminatı yönündün kısmen kabul ve kısmen reddi ile 610,50 TL brüt kıdem tazminatı alacağının 25.04.2002 tarihinden itibaren bankalar arası mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 26.12.2012 tarihli 2011/12226 Esas 2012/24630 Karar sayılı ilamı ile Mahkemenin birbirinden tamamen farklı iki davayı ayrı ayrı başvurma ve nisbi harca tabi olduğunu göz ardı ederek bir arada görmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek karar bozulmuştur.

B. İkinci Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 25.09.2013 tarih ve 2013/71 Esas, 2013/550 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Yargıtay 21. Hukuk (kapatılan) Dairesinin 13.01.2014 tarih ve 2013/19893 Esas 2014/105 Karar sayılı ilamı ile eksik inceleme sonucu verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C.Üçüncü Bozma Kararı
1.Bozmaya uyan Mahkemece verilen 15.02.2022 tarih ve 2014/79 Esas 2022/110 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

2. Dairenin 30.05.2022 tarih ve 2022/4431 Esas, 2022/8101 Karar sayılı ilamı ile davacının çalışmalarına yönelik bozma ilamı doğrultusunda tüm süreyi kapsar şekilde tanık dinlenilmiş ise de dinlenilen tanıkların da davalı iş yerinden yapılan bildirimlerinin de kısmi süreli olduğunun anlaşılmasına göre, özellikle 01.07.1998 - 01.04.1999 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde çalışmaları kayda geçmiş bordro tanıklarının dinlenilmesi, davacının hangi tarihte işe başladığı hususunun açıkça sorulması, çalışmanın kısmi ve kesintili olup olmadığının yöntemince araştırılması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, kararın hukuka aykırı olduğunu, davalı işverenin çelişkili beyanlarının açıklığa kavuşturulmadığı, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık
Uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.

D. Gerekçe
1. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi hükümleridir.

2. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu maddelerinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.