WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1503 E.  ,  2024/1940 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/556 E., 2023/427 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret

Taraflar arasında Mahkemesinde görülen Kurum işleminin iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekil dava dilekçesinde özetle; davacının davalı Kurumdan emekliliğe hak kazandığını, aylık tahakkuk ettirildiğini, ancak Kurum denetimi sonucunda sahte hizmet kazanımı iddiası ile emekliliğini iptal ettiğini, kurumca ödenen 74.295,10 TL borç kaydedilerek davacıdan istendiğini, davacının hiçbir surette gerçek olmaan çalışmasının mevcut olmadığını, Kurumun tek taraflı inceleme yaparak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, tebliğ edilen belgeler ve iptalde olgusal bir gerçeklik bulunmadığını, adına kayıtlı bir sahtecilik davası da olmadığını, bu nedenlerle emeklilik işleminin iptaline ilişkin kararın iptali ile vekil edenin emekliliğe hak kazandığının ve davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine, ödenmeyen aylıkların aylık ödeme tarihleri itibarı ile faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurumca yapılan denetimde... unvanlı iş yerinin sahte iş yeri olup olmadığının tespiti için rapor tanzim edildiğini, bildirilen tüm hizmetlerin... hariç gerçeğe dayanmadığını, yersiz ödemelere ilişkin olarak 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesi kapsamında borç bildirimi yapıldığını, davacıya bağlanan aylığın sahte hizmet nedeni ile de iptal edildiğini, tanık dinletilmesine muvafakati olmamakla aksi iddiaların ispat edilmesi gerektiğini, haksız ve hukuktan yoksun davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2019/312 Esas, 2021/240 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
Verilen karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 03.11.2021 tarihli ve 2021/1770 Esas, 2021/3013 Karar sayılı kararıyla; davacının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b.1 maddesi uyarınca esas yönünden reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.10.2022 tarih 2022/10515 Esas, 2022/12795 Karar sayılı bozma kararında; dosyadaki yazılara, toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre; davacı vekilinin sigortalılık sürelerinin iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline yönelik temyiz itirazlarının reddine, somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının 02.05.2009-30.06.2009 tarihleri arasındaki 4/1-a kapsamındaki hizmetlerinin iptal edilmesine yönelik tespit yerinde ise de, aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler de göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı belirlenerek irdeleme yapılmalı, davacının aylık-kısmi aylık (55 yaş, 3600 prim gün sayısı ve 15 yıl sigortalılık süresi) şartları bu kapsamda değerlendirilmeli ve kısmi aylık şartlarının varlığı halinde oluşabilecek istirdata konu fark aylık tutarları usulünce belirlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 1053850 işyeri sicil nolu Fatih Sağlam adına işlem gören bahse konu iş yerinde 10.08.2011-30.12.2011 tarihleri arasında eylemli bir şekilde çalışmadığı kanaati ile Kurumun davacının emekliliğini iptal edip borç tahakkuk ettiren işleminin haklı bir gerekçeye dayandığı, davacının 1479 sayılı Kanun Geçici 10 uncu maddesinin son fıkrası gereğince Yargıtay bozma ilamında belirtildiği üzere kısmi yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için prim ödeme gün sayısının 3600 gün değil 15 tam yıl yani 5400 gün prim ödeme gün sayısı bulunması gerektiğine, davacının 4/1.a kapsamında yaşlılık aylığı bağlandığı 01.04.2020 tarihi itibariyle 5311 gün prim ödeme gün sayısı bulunduğundan, 5400 gün prim ödeme gün sayısı bulunmadığından 1479 sayılı Kanun'un geçici 10 uncu maddesinin son fıkrası kapsamında kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı, davacının 3600 günlük prim ödeme gün sayısını 02.07.2010 tarihinde tamamladığından, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C fıkrası b bendi gereğince 58 yaşa tabi olduğu, 03.08.1964 doğum tarihine göre 58 yaşını 03.08.2022 tarihinde doldurduğundan, 23.07.2014 tarihli talebine istinaden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C fıkrasının b bendi gereğince kısmi yaşlılık aylığı bağlanmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili: çalışmanın fiili ve gerçek bir çalışma olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

C.Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi ile 59 uncu maddesi

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın Mahkemesine, gönderilmesine,

28.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.