WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAIRESI

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/15015 E.  ,  2025/6066 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/209 E., 2024/355 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava olan itirazın iptali davasının kabulüne, bozma ilamı sonrası açılan birleşen dava olan İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfii tespit davasının reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı - birleşen davada davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının boşandığı eşi ile birlikte yaşadığının tespit edildiğini, yersiz ödenen 11.362,93 TL'nin tahsili için Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2012/9437 E. sayılı dosyası ile takip yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek davalının itirazının iptaline, takibin devamına yersiz ödemelerin davalı tarafından geri ödenmesi talebinin kabul edilerek icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Bozma sonrası açılan birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının babasından kaynaklı dul yetim aylığının davalı Kurum tarafından kesildiğini, kesilme nedeninin boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığı olduğunun davacıya bildirildiğini, bu bildirime itiraz ettiklerini, ancak taleplerinin yargı yoluna başvurabileceği bildirilerek işleme alınmadığını, idari yargıya başvurduklarını, İstanbul 2. İdare Mahkemesince 2012/1651 Esas sayılı davası ile açılan davanın görev yönünden reddedildiğini, müvekkilinin eski eşi ile birlikte yaşadığı yönündeki davalı idare iddialarının ve bu iddiaların dayanağı tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, davacının aylığının kesildiği Ağustos 2011 ayı ile ... Üresin isimli şahıs ile evlendiği Ekim 2012 ayı arasında kendisine ödenmesi gereken 14 aylık maaşın tahsilinin gerektiğini belirterek Kurum işleminin iptali ile şimdilik 5.600,00 TL alacağın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar vermiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararında; davanın yasal dayanağı olan 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56. maddesinin ikinci fıkrasında, eşinden boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eş ve çocukların, bağlanmış olan gelir ve aylıklarının kesileceği, bu kişilere ödenmiş olan tutarların, 96. madde hükümlerine göre geri alınacağı yönünde düzenleme yapılmıştır. Anılan maddeye dayalı açılan bu tür davalarda eylemli olarak birlikte yaşama olgusunun tüm açıklığıyla ve taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu dönem yönünden ortaya konulması önem arz etmektedir. Bu aşamada, davalı ile boşandığı eşinin birlikte yaşayıp yaşamadıklarının saptanmasına ilişkin olarak; davalının ve boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu döneme ait belirlenen tüm adreslerinde bölge/bölgeler yönünden kapsamlı Emniyet Müdürlüğü/Jandarma Komutanlığı araştırması yapılarak birlikte yaşama olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmalı, Muhtarlıktan ikametgah senetleri elde edilmeli, ilgili Nüfus Müdürlüklerinden sağlanan nüfus kayıt örnekleri ile yerleşim yeri ve diğer adres belgelerinden yararlanılmalı, adres değişiklik ve nakillerine ilişkin bilgilere ulaşılmalı, özellikle ilgili Nüfus Müdürlüğünden adres hareketleri, tarihleriyle birlikte istenilmeli, ilgililerin su, elektrik, telefon aboneliklerinin hangi adreste kimin adına tesis edildiği saptanmalı, seçmen geri izleme raporları getirtilmeli, MEDULA sisteminde kayıtlarda görülen adresler ilgili sağlık kuruluşlarından araştırılmalı, 28.04.2011 tarihli SGK denetmen raporu ekinde “Tutanak” başlığı altında imza altına alınan 20.04.2011 tarihli tutanakta, davalı ve boşandığı eşinin birlikte yaşadığı belirtilen adreste, birlikte yaşadıklarını şifahen beyan ettiği belirtilen apartman görevlisinin kimliğinin belirlenerek tanık olarak dinlenilmesi ile konu hakkında bilgi ve görgüsüne başvurulabilecek başkaca komşu tanıkların da belirlenerek dinlenilmesi böylelikle “boşanılan eşle eylemli olarak birlikte yaşama” olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediği, toplanan kanıtlar ışığı altında değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile a)Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün 2012/9437 sayılı İcra Takip Dosyasında ileri sürülen itirazın iptal edilerek takibin kaldığı yerden devamına, asıl alacağa (11.362,93 TL'ye) takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, b)Alacak likit olduğundan, asıl alacağın (11.362,93 TL'nin) %20'sine tekabül eden 2.272,59 TL icra inkar tazminatının davalı birleşen dosya davacısından alınarak davacı birleşen dosya davalısı SGK'ya verilmesine,
Birleşen davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı-birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl dava, itirazın iptali; birleşen dava ise menfii tespit istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428 ve 439. maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 56. ve 59. madde hükümleri
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı-birleşen davada davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.