WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1488 E.  ,  2024/2638 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1922 E., 2023/1668 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bulancak 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/469 E., 2021/99 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 2009 -2014 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacının maaşını da banka aracılığı ile alıp elden maaş almadığı, Kuruma bildirilen günler kadar maaş ödemesinin yapıldığı, bu hususun bordrolarla sabit olduğu, kural olarak bir kimsenin beş yıl boyunca kısmi çalışmayıp tam çalıştığı halde maaşının eksik ödenmesi veya bazı aylarda hiç ödenmemesine rağmen Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğüne başvuru veya şikayette bulunmak veya iş akdini haklı sebeple feshetmek yerine o işyerinde çalışmaya devam etmesi de düşünülemeyeceği, bu husus hayatın olağan akışına aykırı olduğu davacının geçici işçi statüsünde çalıştığı ve istihdam edildiği, çalıştığı günlerin Kuruma işverence eksiksiz bir şekilde bildirildiği, dolayısıyla davacının kuruma bildirilmeyen çalışmaları var sa da "gönüllü çalıştığının "kabul edilmesinin gerektiği kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının usul ve esas yönünden yasaya aykırı olduğu, mahkemece yetersiz ve yasaya aykırı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin yasal olmadığı, davacı aralıksız olarak özverili bir şekilde çalıştığı halde taraflı tanık beyanlarının tarafsız tanık beyanlarına üstünlük tanınarak aleyhine karar verilmesi açıkça hukuka aykırı olduğu, halen dahi davalı kurumda çalışan tanıklar davacının çalıştığı süre içinde aralıksız çalıştığını beyan ettiği halde mahkemenin yetersiz gerekçelerle davayı ret etmesinin yasal olmadığı,davacı..... 02.12.2009 tarihinde davalı ... Belediyesinde işçi olarak çalışmaya başladığı, davacı davalı belediyede çöp temizliği, kamyon şoförlüğü, arazide iş makinaları çalışırken yardım etme ve günü birlik ihtiyaç duyulan tüm işlerinde çalıştığı, davacı çalışmış olduğu dönemde asgari ücretin üzerinden ücret aldığı, bu ücretleri de Bulancak Ziraat Bankasına yattığı, davacı davalı işyerinde işverene bağlı olarak her ay tam gün üzerinden çalıştığı, davacının iş akdi davalı işveren tarafından 16.09.2014 tarihinde işveren tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak hiçbir sebep ileri sürmeden sona erdirildiği, davalı Kurum 2012 yılında 14.07.2012 tarihinde işten çıkış göstermiş, 16.01.2013 tarihinde işe giriş yaptığı, davacının bu ara dönemde de fiilen çalışmış olduğu, davalı ... 01.08.2012 tarihli tutanak ile davacıya kuruma ait olan fotoğraf makinası zimmetlediği, bu zimmet tarihi 01.08.2012 olup SGK kaydında bu tarih davacının işten çıkış gösterildiği tarih olduğu, davacının gerçekten çıkışı yapılmış olsa idi resmi kurumun bir eşyasının zimmetlenmemesi, çalışma için kendisine teslim edilmemesi gerekeceği, davacı iş akdinin feshinden sonra SGK’da yapmış olduğu incelemede, davalıya ait işyerinde aralıksız çalışmasına rağmen davalı tarafça sigorta primleri 02.12.2009 tarihi ile 16.09.2014 tarihleri arasında aralıklı çalışıyormuş gibi gösterilmiş ve eksik gün bildirilerek ödenmiş olduğunu, davacının işyerinde çalıştığı süreye karşılık sigorta gün sayıları davalı Kuruma tam gün üzerinden tüm günleri kapsayacak şekilde bildirilmediği, Sosyal Güvenlik Kanunlarına göre işverenler çalıştıracağı kişileri işe başlatmadan önce kuruma bildirmekle mükellef oldukları, ayrıca işverenlerin sigortalının çalışma gün sayısı ve sigorta primine esas kazançlarını ve primlerini kuruma bildirmek zorunda olduklarını, davaya konu dönemlerde davalı işveren kanunun kendisine yüklediği görevi yerine getirmemiş, diğer davalı kurumda bu hukuka aykırılığı, kaçak işçi çalıştırma olgusunu tespit edememiş olduğunu beyanla istinaf başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının maaş hesabına ilişkin kayıtlar incelendiğinde, hesap kayıtlarında " geçici işçi maaşı" ve " bütçe emanet ödemesi" ibarelerine yer verildiği ,düzenli olarak düzenli artış oranlarıyla belli bir miktarda maaş ödemesi yapılmadığı, 2011 yılının 11 ve 12. aylarında hiç ödemenin yapılmadığı, 2012 yılının 1. ayında hiç ödemenin yapılmadığı; 2012 Şubat Mart Nisan Mayıs aylarında 1000 TL yatırılmışken Temmuz ayında 580 TL, Ağustos ayında 875 TL, Eylül ayında 765 TL yatırıldığı, yine 2013 12 ay ve 2014 1. ay için hiç maaş ödemesi kaydının bulunmadığı anlaşılmış, dosyaya ibraz edilen Ziraat Bankası kayıtlarında davacıya bir kısım ödemelerin yapıldığı, tanık beyanları ile sürekli çalışmanın subuta erdiği, bir kısım aylara ilişkin ödeme yapılmamış olmasının davacının çalışmadığını göstermeyeceği, bu yönden davanın kabulü yerine reddinin hatalı olduğu, davacının .... işyeri sicil numaralı davalı işveren nezdinde 02.12.2009 - 13.07.2014 tarihleri arasında kuruma bildirilen günler haricinde aralıksız ve kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmesi gerektiği, bu yönden davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu görülmüş, ancak buna ilişkin HMK nın 353/1-b.2 fıkrasına göre "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı taktirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise, düzelterek yeniden esas hakkında", 3. fıkrada ise;" yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra başvurunun esastan reddine veya yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilir, düzenlemesine göre buna ilişkin hükmün kaldırılarak hüküm kurulması gerekmiş, açıklanan sebeplerle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına davanın kabulü ile, davacının 1006691 işyeri sicil numaralı davalı işveren nezdinde 02.12.2009 - 13.07.2014 tarihleri arasında Kuruma bildirilen günler haricinde aralıksız ve kesintisiz çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreye uğradığını, eksik araştırma ile hatalı karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili temyiz dilekçesinde; usul ve kanuna aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.