10. Hukuk Dairesi 2024/1482 E. , 2024/4445 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1374 E., 2023/1628 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/182 E., 2021/600 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; ...'in yanında 17.05.2005 ile 31.01.2006 tarihleri arasında SSK kapsamında işçi olarak çalıştığını ve söz konusu işyerinde kaydının devam ettiği süre boyunca da fiili olarak çalıştığını, gerek ...'in gerekse daha önce ve sonra çalıştığını kişiler ve işyerlerinde çalışmalarına air sürelerin dolması nedeni ile SGK emeklilik için başvurduğunu ve bu başvuru neticesinde emeklilik hakkını kazanması nedeni ile emekliliğe sevk edildiğini, SGK kendisini 2104438592 tahsis numarası ile emekliliğe sevk ettiğini ve maaş bağladığını, ancak SGK daha sonrasında tarafına göndermiş olduğu yazı ile denetmen raporu gereği aylıklarının iptal edildiğini, bildirerek 01.06.2007 ile 24.12.2015 tarihleri arasında ödenen 82888,77 TL'nin iadesini istediğini, denetmen raporunda sahte hizmet kazandırıldığı ve yardımlardan yararlandırıldığı için aylıkların kesildiği belirtildiği, 17.05.2005 ile 01.01.2006 tarihleri arasında ...'in yanında SSK 4/A kapsamında işçi olarak çalıştığının tespiti ile emekli aylığı kesilmesi işleminin iptali ile maaş ödemesinin kesilmiş olduğu tarihten itibaren birikmiş maaş ödemelerinin faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle usul yönünden reddinin gerektiğini, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacının davasının esastan da reddi gerektiğini, Kurumumuzdan 2104438592 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı almakta olan 2896434 sigorta sicil numaralı davalı hakkında ALO 170 hattına yapılan ihbar nedeni ile Samsun Sosyal Güvenlik Denetmenliğinin 19/08/2015 tarih H.Ö 138 sayılı raporuna istinaden 56317.055.03 sicil sayılı işyerindeki çalışmalarının fiili olmadığı sebebi ile aylıkları başlangıç tarih itibariyle iptal edildiğini ve tarafa yersiz ödeme borcu çıkarıldığını, raporda davacının hizmetlerinin bağlı olduğu ... adlı muhasebe işyerinden bildirilen rapor ekindeki tablo 3 de bildirilen 65 kişinin hizmetlerinin fiili çalışma olgusuna dayanmadığı gerekçesi ile iptaline karar verildiğini, 17.05.2005-01.01.2006 tarihleri arasında işverenin beyanıyla şahsı çalıştığı dönemin uyuşmaması, 2005-2006 yılı kayıtlarının noter onaylı defterde bulunmaması nedeniyle geçerli olmadığının tespit edildiğini, Kurumumuz memurları tarafından düzenlenen rapora göre davacının davasında haksız olduğu davacının hizmetlerinin tanık ile ispatına muvafakatımızın olmadığını, yasal olmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Tüm dosya kapsamında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; ... tarafından düzenlenen, 19.08.2015 tarihli H.Ö 138 sayılı raporu neticesinde davacının, 17.05.2005-01.01.2006 tarihleri arası ... ünvanlı 005317.055.03 iş yeri sicil numaralı iş yerinden hizmetlerinin iptal edildiği, adı geçen iş yerinin 01.03.1991 tarihinde kanun kapsamına alındığı, ihtilaflı döneme ait dönem bordrolarının dosya kapsamına alındığı, daha önce ki gerekçelerimize ek olarak ve dinlenilmesi gereken tanıklardan ... adlı tanığın beyanları arasında çelişkilerinin beyanları ile giderilemediği bu beyanların kendi içinde ve birbiri ile tutarlı olmadığı ve ayrıca ... ve ... adlı tanıkların beyanlarının da birbiri ile tutarlı olmadığı anlaşıldığından ve kolluk tarafından ise yapılan araştırmalardan daha önce tespit edilen aynı komşu iş yeri tanıkların bildirildiği ve bahsi geçen ... ünvanlı iş yeri ile yan yana olan komşu iş yeri tanığı ...'in daha önce dinlendiği, ve beyanından bir sonuca ulaşılamadığı anlaşılmıştır. Tüm dosya kapsamında dinlenen tanıklar, komşu iş yeri sahibi, yapılan kolluk araştırmaları neticesinde davacının ... ünvanlı 005317.055.03 iş yeri sicil numaralı iş yerinde çalışmadığına kanaat getirilmiştir. ... tarafından düzenlenen, 19.08.2015 tarihli H.Ö 138 sayılı raporu hukuka uygun bulunmuştur. Netice olarak 5510 sayılı Kanun'un 2 ve 4 üncü maddeleri ve 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri gereği davacının ... ünvanlı 005317.055.03 iş yerinden bildirilen hizmetlerinin gerçek ve eylemli çalışmaya dayanmadığına kanaat getirilerek davanın reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut uyuşmazlıkta; davacı ..., kendisine yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra davalı Kurum tarafından ...'e ait işyerinden bildirilen sigortalılığının sahte olduğu ve yaşlılık aylığının iptal edilip kendisine ödenen yaşlılık aylıklarının iadesine dair Kurum işleminin iptalini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli kararı ile SGK denetim raporundaki beyanlar, bordro tanıklarının hepsinin sigortalılığının iptal edilmesi, komşu işyeri çalışanlarının somut bilgisinin bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı istinaf etmiştir.
Dairemizin 03.06.2020 tarihli kararı ile işyeri sahibinin beyanının alınması, ceza soruşturması dosya örneğinin istenilmesi, komşu işyerlerinin Kanun kapsamına alınma tarihinin tespit edilmesi, denetim raporunun bir örneğinin tüm ekleri ile birlikte istenilip değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi sebebiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince yeniden duruşma açılıp deliller toplandıktan sonra yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Ceza soruşturması dosyasına göre işyeri sahibi ... hakkında, kamu kurumunun dolandırmak suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Bordro tanıkları hakkında da sigortalılık iptal işlemi yapıldığı anlaşılmaktadır. Komşu işyeri çalışanlarının davacının çalışması hakkında somut bir bilgisi yoktur. İşyeri sahibinin SGK denetim raporundaki beyanı ile İlk Derece Mahkemesinde verdiği beyan arasında çelişki bulunmaktadır. Denetim raporunda ifadesine başvurulan bir kısım bordro tanıkları, para karşılığında muhasebeci tarafından sigortalı yapıldıklarını beyan etmişlerdir. İşyeri, Bafra İlçesinde bir muhasebe bürosu olup bu işyerinde sigortalı yaklaşık 60 kişinin sigortalılığının iptali konusunda denetim raporu düzenlenmiştir. Davacı muris, fiili çalışma olgusunun somut ve inandırıcı delillerle ispat edemediğinden davalı Kurum işlemi yerindedir.
Davacının yargılama sırasında vefat ettiği, mirasçılarının davayı takip konusunda vekillerine muvafakat verdikleri anlaşılmış olup İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli karar başlığında davacı yerine mirasçılarının yazılarak taraf bilgilerinin düzeltilmesi, mahalinde düzeltilebilecek maddi hata mahiyetinde olduğundan bu husus, Dairemizce kaldırma sebebi yapılmamıştır.
Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine, tüm istinaf sebeplerinin İlk Derece Mahkemesince usul ve yasaya uygun bir şekilde değerlendirilerek hüküm kurulmasına göre yerinde bulunmayan istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/b-1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, davanın ispat edildiğini beyanla davanın kabulü ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde MK 27/1 inci maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.
3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, davacı mirasçılarının tümü davaya dahil edilmeden yargılamanın bir kısım mirasçılarla yürütülerek hüküm kurulduğu anlaşılmakla; murisin tüm mirasçılarına karşı davanın yöneltilmesi ve HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dahil edilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın karar verilmiş olması isabetsizdir.
Yukarıda belirtilen hukuki ve fiili durumlar ışığında, Mahkemece, davacıya mirasçıların tespiti ile HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince davaya dâhil edilmeleri için süre verilmesi, davaya dâhil edilen mirasçıların gösterdiği deliller toplanmalı ve elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
25.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!