WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1465 E.  ,  2024/3872 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/762 E., 2023/1821 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/177 E., 2022/113 K.

Taraflar arasındaki tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim tevkifata ve devam eden tarımsal faaliyete istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...’nin 7340816102 Bağ-Kur numarası ile Kurum sigortalısı olduğunu, ancak kaydının eksik yapıldığını, davacının 1997 yılından bu güne kadar olan dönemde aralıksız olarak kanunun aradığı anlamda çiftçilik yaptığını, Ziraat Odası kaydı bulunduğunu, çiftçi belgesi olduğunu, kendisi adına kayıtlı taşınmazı olmamasına rağmen kiralama yöntemi ile tarımsal faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu nedenle 01.09.1994 tarihinden 03.03.2015 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; dava açılabilmesi için Kuruma başvuru yapılmasının zorunlu olduğunu, davacının 22.01.2015 tarihinde ibraz ettiği giriş bildirgesi ve 11.08.1994 tarihli tevkifat kesintisine istinaden 01.09.1994 tarihi itibarıyla kayıt ve tescilinin yapıldığını, 18.03.2015 tarihli dilekçesi ile 65 yaşını doldurduğu için Bağ-Kur kaydının sonlandırılmasını istediğini, 11.05.2015 tarihinde emeklilik talebinde bulunduğunu, 5400 günü doldurmadığı için emeklilik başvurusunun reddedildiğini, 07.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun'dan faydalanmak için müracaat ettiğini, 1434 gün karşılığında 2.507,60 TL borcu olduğunu ancak borcunu ödemediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosyaya celbedilen belgelerin incelenmesinde davacının talep ettiği dönemden 01.09.1994-31.12.1998 tarihleri arasındaki Tarım Bağ-Kur sigortalılığı Kurum kayıtlarına işlendiğinden bu dönem bakımından karar verilmesine yer olmadığı, 31.12.1998-03.03.2015 tarihleri arasındaki dönem bakımından ise ödenen prim olmadığı gibi 2926 sayılı Kanun'un l0 uncu maddesinde sayılan tescile esas kayıtlardan, davacının kendi adına kayıtlı arazisinin bulunmadığı, kanunla kurulu tarım kredi kooperatiflerinde veya şeker pancarı ekicileri kooperatiflerinde kaydının bulunmadığı, Erbaa İlçe Orman ve Tarım Müdürlüğünün bildiriminden davacının destek kaydının bulunmadığı, yerleşim yeri kayıtları ile üçüncü şahıslardan edinilen bilgiye göre tutulan kolluk tutanağı kayıtlarının örtüşmediği ve Ziraat Bankasının bildiriminden zirai kredi kaydı bulunmadığı, eldeki delillere göre de davacının kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunmadığı anlaşıldığından davacının ve 2926 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-b tarım sigortalısı olarak kabul edilmemesi gerektiği kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Mahkeme gerekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının 01.09.1994 tarihinden 03.03.2015 tarihine kadar tarımsal faaliyet yaptığını, bu dönem için Bağ-Kur tespitini talep ettiğini, dosyadaki kira sözleşmesinin ve ÇKS kayıt belgesinin talep edilen döneme ilişkin belge olduklarını, davacının Ziraat Odası kaydı olduğunu, tanık beyanlarının müvekilinin tarımsal faaliyette bulunduğunu açıkça ortaya koyduğunu, kiralama yöntemi ile tarımsal faaliyette bulunan müvekkilinin başkaca gelirinin olmadığını, tarımsal faaliyet için köyde ikamet etmesi gerekmediğini beyanla istinaf başvurunda bulunmuştur.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı, ancak babası adına kayıtlı üç adet taşınmaz tespit edildiği, davacı adına taşıt bulunmadığı, davacının Erbaa Tarım Kredi Kooperatifi ve ... Pancar Ekicileri Kooperatifi nezdinde kooperatif üyesi olarak kaydının bulunmadığı, Kayseri Şeker Fabrikası A.Ş. ... Şeker ve Mamulleri Entegre tesislerinin çiftçisi olmadığı, ... Şeker Fabrikası ile pancar ekimi ile ilgili sözleşme yapmadığı, Erbaa Ziraat Odası Başkanlığı nezdinde 19956 sicil numarası ile 26.12.2014 tarihinde oda kaydının başlatıldığı, Ziraat Bankası A.Ş. nezdinde davacının zirai kredi kaydının bulunmadığı, Erbaa İlçe Tarım Orman Müdürlüğü çiftçi kayıt sisteminde kaydının bulunmadığı, nüfus kayıtlarına göre davacının 30.04.2007-29.07.2009 tarihleri arasında İstanbul ili sınırları içerisinde, 29.07.2009- 24.11.2009 tarihleri arasında ... Köyü/Erbaa/Tokat adresinde, 28.12.2009 tarihinden 30.04.2014 tarihine değin uzun bir süre İstanbul ili sınırları içerisinde ve 08.05.2015 tarihinden sonra ise yine İstanbul ili sınırları içerisinde ikamet etmekle davacının uzun zaman İstanbul ili sınırları içerisinde ikamet ettiği, öte yandan Erbaa İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından davacının ikametgâhında yapılan incelemede davacının herhangi bir iş ile uğraşmadığı, 1970-2019 yılları arasında çiftçilik yaptığı, tütün, buğday ve sebze ürünleri ekip biçtiği ancak adına kayıtlı herhangi bir tarım alet ve edevatının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, davalı Kurumca, davacının 01.09.1994-31.12.1998 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında zorunlu sigortalı tescil edildiğinden bu dönem bakımından talebin konusunun kalmadığı, 03.03.2015 tarihine kadar olan dönem yönünden ise tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde davacının kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı görülmekle Mahkemenin davanın reddine yönelik kararında bir isabetsizliğin olmadığı, İlk Derece Mahkemesinin bu karar ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taşınmazların kiralanması suretiyle tarımsal faaliyette bulunulduğuna ilişkin kira sözleşmesi ile tanık beyanlarının bulunduğunu, müvekkilinin kış mevsiminde çoçuklarının yanında olup yaz mevsiminde köye döndüğünü, müvekkilinin elde ettiği ürünleri tütün ekicileri tekel birliğine verdiğine dair makbuzların olduğunu, ÇKS ve Ziraat Odası kaydı bulunduğunu beyanla İlk Derece Mahkemesi tarafından gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğini belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, devam eden tarımsal faaliyet ile teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36 ncı maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.