10. Hukuk Dairesi 2024/1461 E. , 2024/3528 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/958 E., 2023/1841 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/295 E., 2022/7 K.
Taraflar arasındaki zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına ilişkin kurum işleminin iptali, isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve aylığa hak kazandığının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının, yaşını ve hizmet süresini doldurduktan sonra kuruma 02.01.2017 tarihinde isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur'dan emekli olmak için dilekçe verdiğini, yapılan inceleme sonucu kurumun, davacının ziraat odası kaydının açık olduğunu, bundan dolayı da kendisinin zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalısı olması gerektiğini söylediğini, davacıya 12.605,00 TL borç çıkartıldığını, davacının çıkarılan borcu ödediğini ve davalı kurumun davacıyı zorunlu Tarım Bağ-Kur'dan emekli ettiğini, emekli olduğunda eline 590,00 TL aylık geçtiğini, davacıya isteğe bağlı tarım sigortasına başlarken kaydını kapatması gerektiği Kurum tarafından söylenmediğini, davacının kurumun yaptığı işlemlere güvenerek yıllarca isteğe bağlı tarım sigortası primi ödediğini ve emekli olacağı sırada ziraat odası kaydının açık olması nedeniyle isteğe bağlı sigortalılığı iptal edilerek zorunlu tarım sigortasına çevrildiğini ve üzerine 12.605,00 TL para ödemesi gerektiği gibi birde çok düşük bir maaşla mağdur olduğunu, davacının tarım ile uğraşmadığını, ziraat odası kaydının açık unutulmasının davacının tarım yaptığının göstergesi olmadığını, davacının 2010 yılına kadar tapulu arazisi olmadığını, çiftçi desteği almadığını, kayıtlı hayvanı olmadığını, tevkifatı olmadığını ileri sürerek, 22.03.1999 sonrası zorunlu Tarım Bağ-Kur sigortalılığının iptaline, bu tarih sonrası isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalılık süresinin tespitine, zorunlu sigortalılık için ödenen 12.605,00 TL'nin faiziyle iadesine, 02.01.2017'den itibaren isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalılığından emekli edilmesine aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, Kuruma intikal eden Samsun 2. İş mahkemesinin kararı gereğince davacının 01.05.1997-21.03.1999 arasında 2926 sayılı Kanun'a tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edildiğini, 22.03.1999'dan itibaren de isteğe bağlı prim ödediğini, tarım sigortalılığına esas ziraat odası kaydının devam etmesi, gayrimenkulünün bulunması, doğrudan gelir desteği alması ve başvurusu nedeni ile 01.08.2008'den itibaren zorunlu tarım sigortalılığının yeniden başlatıldığını, bu nedenle isteğe bağlı sigortalılığının 31.07.2008'de sonlandırıldığını ve ödenen isteğe bağlı primlerin Tarım Bağ-Kur'a aktarıldığını, talebi üzerine Tarım Bağ-Kur dosyasından aylık bağlandığını, davacının, 2000, 2002 ve 2003 yıllarında tevkifattan kaynaklı ödemesi olup oda kaydının devam ettiğini, ziraat odası kaydının da aktif olduğunu, bu nedenle tarımsal faaliyeti devam ettiğinden zorunlu tarım sigortalısı olması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; davanın kısmen kabulüne, davacının 01.08.2008 - 28.11.2011 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur hizmetinin geçerli olduğunun tespitine, davacının 01.08.2008 - 28.11.2011 ve 01.01.2014 - 03.01.2017 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılmasına dair işlemin iptaline, davacının 01.02.2017 tarihinden itibaren isteğe bağlı Bağ-Kur kapsamında emekliliği hak ettiğinin tespitine, bu tarihten itibaren oluşacak maaş farklarının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının 01.01.2012 - 31.12.2013 tarihlerinde zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçesiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davacının tarımsal faaliyetle iştigal ettiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1 inci maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B.Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının zorunlu Tarım Bağ-Kur sayılmasına dair Kurum işleminin iptali, isteğe bağlı Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve aylığa hak kazandığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2926 sayılı yasanın 2, 4, 5, 7 ve 9 ncu maddeleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!