WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/146 E.  ,  2024/1515 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1762 E., 2023/2384 K.
KARAR : Kısmen Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 14. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/386 E., 2022/100 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve Bağ-Kur kapsamında ödenen primlerin iadesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı SGK vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı SGK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılığı esas alınarak, 2829 sayılı Kanun'a göre 4/b Bağ-Kur hizmetleri birleştirilmeden ve dışlanarak 15.01.2020 tarihi itibariyle SSK emekliliğine hak kazandığının tespiti ile o tarihten itibaren birikmiş aylıklarının yasal faizi ve Bağ-Kur kapsamında ödemiş olduğu primlerin de ödeme tarihi itibariyle yasal faizi ile birlikte Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının emekli olabilmek için gerekli şartları yerine getirmediğinden talebinin reddedildiğini, davacının yıl, yaş ve prim ödeme gün sayısı şartlarının her üçünü birden tamamlamış olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tahsis talep tarihi olan 11.11.2020 tarihi itibariyle davacının, SSK (4/a) kapsamına tabi 4413 gün, Banka Sandığına tabi 1384 gün hizmeti olmak üzere toplam hizmetinin 5797 primi ödenmiş günü bulunduğu, sigortalılık süresinin 22.05.1990 ilk işe giriş tarihine göre 30 yıl 5 ay 20 gün olduğu ve 48 yaşını doldurduğu, bu tespit dikkate alındığında, davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci Maddesinin “ B” bendinin “g” alt bendinde ön görülen 20 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5375 gün koşullarını yerine getirmesi gerektiği, tahsis talep tarihinde davacının 20 yıl sigortalılık süresi ve 46 yaş koşulunu haiz olduğu gibi SSK (4/a) ve Banka Sandığına ait hizmet süreleri toplamının yaşlılık aylığı tahsisi için de yeterli olduğu, aylık talebinde Bağ-Kur kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesine yönelik herhangi bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığı, diğer taraftan, 5510 sayılı Kanun'un “Yaşlılık toptan ödemesi ve İhya ” başlıklı 31 inci maddesinde; “Sigortalı olarak çalıştığı işten ayrılan veya işyerini kapatan ve yaşlılık aylığı bağlanması için gerekli yaş şartını doldurduğu halde malûllük ve yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanamayan sigortalıya, bu Kanun'un 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında ise kendi adına bildirilen, (b) bendi kapsamında ise ödediği malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerinin her yıla ait tutarı, primin ait olduğu yıldan itibaren yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde verilir" şeklindeki düzenlemeye göre, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazanan davacının Bağ-Kur kapsamında 28.11.2012-02.09.2019 tarihleri arasında ödediği primlerin her yıla ait tutarının, primin ait olduğu yıldan itibaren dava tarihi olan 22.12.2020 tarihine kadar geçen yıllar için, her yılın gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiği kanaatine varılarak,

Davanın kabulü ile davacının 11.11.2020 tarihli tahsis talebinin reddine ilişkin Kurum işleminin iptali ile davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.12.2020 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-g maddesi kapsamında aylık bağlanması ve aylıkların yasal faizi ile birlikte Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,

Davacının 28.11.2012 -02.09.2019 tarihleri arasında ödediği primlerin her yıla ait tutarının primin ait olduğu yıldan itibaren dava tarihi olan 22.12.2020 tarihine kadar geçen yıllar için her yılın gerçekleşen güncelleme kat sayısı ile güncellenerek toptan ödeme şeklinde yasal faizi ile birlikte davalı Kurum tarafından davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı SGK vekili istinaf dilekçesinde; Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davacının emekli olabilmek için gerekli şartları yerine getirmediğinden talebinin reddedildiğini, davacının yıl, yaş ve prim ödeme gün sayısı şartlarının her üçünü birden tamamlamış olması gerektiğini, eksik inceleme ile düzenlenen bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, davacının taleplerini aşar şekilde eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin "Yapılan yargılama sonunda, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; tahsis talep tarihi olan 11.11.2020 tarihi itibariyle; davacının SSK ( 4/a ) kapsamına tabi 4413 gün, Banka Sandığına tabi 1384 gün hizmeti olmak üzere toplam hizmetinin 5797 gün olduğu, davacının sigortalılık süresinin 22.05.1990 ilk işe giriş tarihine göre 30 yıl 5 ay 20 gün olduğu, doğum tarihine göre 48 yaşını doldurduğu belirgindir. Bu tespit dikkate alındığında; davacının yaşlılık aylığına hak kazanabilmesi için 506 sayılı Kanunun Geçici 81. Maddesinin “ B” bendinin “g” alt bendinde ön görülen 20 yıl sigortalılık süresi, 46 yaş ve 5375 gün koşullarını yerine getirmesi gerekmektedir. Davacının SSK (4/a ) ve Banka Sandığına ait toplam prim ödeme gün sayısının 5797 gün olduğu, tahsis talep tarihinde 20 yıl sigortalılık süresi ve 46 yaş koşullarını haiz olduğu, SSK (4/a ) ve Banka Sandığına ait hizmet süreleri toplamının yaşlılık aylığı tahsisi için yeterli olduğu, davacının aylık talebinde Bağ-Kur kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesine yönelik herhangi bir talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla, davacının tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren 506 sayılı Kanunun Geçici 81/B-g maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığı ..." tespiti yerinde ise de, somut olayda Yasada öngörülen toptan ödeme koşulları oluşmadığı gibi, zorunlu sigorta primlerinin kişiye, çalıştığı dönemde gerekli güvenliği sağladığı dikkate alınarak, zorunlu sigortalılık konumunda ödenen primlerin iadesine yönelik talebin yerinde olmadığı, 506 sayılı Kanun'un 116 ncı ( 5510 sayılı Kanun'un 42 nci) maddesi uyarınca Kuruma tanınan üç aylık süre gözetilerek, 11.11.2020 tarihli tahsis talebini takip eden aybaşı olan 01.12.2020 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının ve 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gereğince yaşlılık aylığı tahsis tarihini takip eden 3 aylık yasal sürenin sonundan itibaren yaşlılık aylıklarının yasal faiziyle ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi ve üç aylık sürenin sonundan itibaren yasal faiz işletilebileceğinin dikkate alınmaması yönleriyle isabetsiz olduğu anlaşıldığından, davalı SGK Başkanlığı vekilinin istinaf dilekçesinde yer verdiği itirazların sıralanan gerekçeler ışığında kısmen yerinde olduğu, ancak bu hatanın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği dikkate alınarak; HMK 353/1-b.2 maddesi uyarınca belirlenen aykırılık düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek suretiyle, İzmir 14. İş Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli ve 2020/386 - 2022/100 E.K. sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının, 01.12.2020 tarihinden itibaren 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-g maddesi kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine, davacıya ödenmesi gereken aylıkların her birinin, 5510 sayılı Kanun'un 42 nci maddesi gözetilmek kaydıyla ilk üç aya ilişkin aylıkların 01.03.2020 tarihinden, sonraki aylara ilişkin aylıkların ise ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine davacı tarafından Bağ-Kur kapsamında ödenen primlerin toptan ödeme şeklinde faiziyle Kurumdan tahsili isteminin reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; Bağ-Kur primlerine ilişkin olarak yasada ve Yargıtay kararlarında belirtilen iade koşullarının davacı yönünden oluştuğunu ve bu primlerin yasada belirtilen usulle davacıya geri ödenmesi gerektiğini belirterek kararın bu yönüyle bozulmasını istemiştir.

2.Davalı SGK Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyizen bozulmasını istemiştir.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile yaşlılık aylığına hak kazandığına ve Bağ-Kur kapsamında ödenen primlerin iadesine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.