10. Hukuk Dairesi 2024/145 E. , 2024/2362 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2509 E., 2023/2509 K.
KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/316 E., 2023/228 K.
Taraflar arasındaki (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının ...'e ait işyerinde 01.03.1988 tarihinde hizmet akdine dayalı olarak ve asgari ücretle bir gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1988 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde, davacının iddiasını yazılı belgelerle ispatlaması gerektiğini, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmiş olması, fiili çalışmanın kanıtı sayılamayacağından bu tür davalar kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 226379.35 sicil sayılı... unvanlı işyerinde 01.03.1988 tarihinde hizmet akdine tabi asgari ücret ile 1 gün çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1988 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davacının çalışmaları bakımından Kurum kayıtlarının esas olduğunu, davacının iddiasını Kurum kayıtlarına eş değer belgelerle kanıtlaması gerektiğini, eksik inceleme ve araştırma neticesinde karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Yukarıdaki yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında inceleme konusu davayla ilgili olarak toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde, bildirgenin yasal hak düşürücü süre içerisinde Kuruma verilmesi ve içeriğindeki kimlik bilgilerine göre davacıya aidiyetinin belirlenmesi, 506 sayılı Kanun'un bildirgenin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 9 uncu maddesinde yer alan, işverenin, çalıştırdığı sigortalıları, bildirgelerle en geç bir ay içinde Kuruma bildirmek zorunda olduğu yönündeki düzenlemeye göre, 4447 sayılı Kanun'un yürürlük tarihi öncesinde Kuruma sunulan bildirgenin çalışma olgusunun karinesini oluşturması ve davacı yararına oluşan bu yasal karinenin aksini ortaya koyacak herhangi bir kanıtın Kurumca ileri sürülmemesi, işyerinin, uyuşmazlık konusu tarihi kapsar biçimde 506 sayılı Kanun kapsamında faaliyetinin bulunması, yasal yönteme uygun olarak gerçekleştirilen bildirgeye dayalı tescilin Kurumca çekişmesiz sürdürülmüş olması, bildirgenin düzenlendiği tarihten itibaren süregelen dönemde prim ödemesi gerçekleştirmeyen işveren hakkında, sigortalıların sosyal güvenlik haklarını koruma anayasal yükümlülüğü altındaki Kurum tarafından herhangi bir işlem yapılmamış olmasının sigortalı aleyhine sonuç doğuramayacağına ilişkin hukuksal gerçeklik, işyeri dönem bordrolarında yer alan kişilerden biri hariç hepsinin vefat ettiği, vefat etmeyen bordro tanığı ...'nın Almanya adresine tanık olarak beyanının alınması için yurt dışı talimat yazıldığı, Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü yazısına göre, Lahey Sözleşmesine göre adli yardım verilebilecek dava konuları ticari ve medeni konularla sınırlı tutulduğundan, taraflardan birinin idare olmasından dolayı idari mesele olarak görüldüğünden reddedildiği, bu nedenle bordro tanığı dinlenilemediği, ancak davacı aleyhine kanıt getirilemediği gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu tarihte hizmet akdine tabi 1 günlük çalışma olgusunun varlığı belirgin bulunmakla, davacının 01.03.1988 gününde hizmet akdine tabi olarak çalıştığının, sigortalılık başlangıcının ise 18 yaşını doldurduğu 15.04.1988 tarihi olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin hükümde gözardı edilmesi hatalı olmuştur..." gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davacının, dava dışı işveren...'e ait 226379.35 sicil numaralı işyerinde 01.03.1988 günü 506 sayılı Kanun hükümleri kapsamında hizmet akdine dayanarak, tüm sigorta kollarına tabi olarak asgari ücretle çalıştığının, anılan 1 günlük sürenin prim ödeme gün sayısı olarak değerlendirilmesi gerektiğinin, malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortalarının uygulanmasında dikkate alınacak sigortalılık başlangıç tarihinin ise 18 yaşını doldurduğu güne karşılık gelen 15.04.1988 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili, istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 01.03.1988 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve bu tarihin sigorta başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanun'un 2 nci, 6 ncı, 9 uncu, 60 ıncı maddenin (G) bendi, 79 uncu,108 inci maddesi hükümleridir.
Bir kimsenin sigortalı sayılabilmesi için sigortalı işe giriş bildirgesinin varlığı yeterli olmayıp, aynı zamanda o kimsenin Kanun'un belirlediği biçimde (506 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi) eylemli olarak çalışması da koşuldur. Bu yön 506 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 7/a maddesinde ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1999/21-549-555, 2005/21-437-448 ve 2007/21-306-320 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır. Bu bakımdan davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yöntemince araştırılması gerektiği ortadadır.
Hizmet tespitinin bir türü olan sigortalılık başlangıç tespiti davasında, dava konusu dönem yönünden hem çalışmaların geçtiği işyerinin varlığı hem de sigortalının çalışmalarının gerçek ve sigortalı çalışma olduğunun hiçbir teredüte yol açmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir.
Bu tür davalar yalnızca bir günlük çalışmanın tespitinden ibaret olarak görülmemeli, bir günlük çalışmanın kabulü ile saptanacak sigortalılık başlangıcının sigortalıya sağlayacağı sigortalılık süresi ile birlikte kazandıracağı haklar dikkate alınmalı ve giriş bildirgesi ile birlikte eylemli çalışmanın bulunup bulunmadığı özellikle belirlenmelidir.
Bu da dava konusu çalışmaların sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı, sigortalı çalışma niteliğinde ise çalışmanın varlığı yönünden dönemde bordrolu olan tanık, yoksa komşu işyeri tanığı araştırarak ifadelerinin alınması, varsa bu döneme ilişkin makbuz, fatura, defter gibi tüm kayıt ve belgelerin incelenmesi, 506 ve 5510 sayılı Kanun'lar ile Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereğidir.
3. Değerlendirme
1.Sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için mutlak koşul niteliğindeki hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır. Buna göre eldeki davada, Mahkemenin verdiği hüküm eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
2. Buna göre Mahkemece, davacı adına 01.05.1987 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği 226379 sicil sayılı...-bina yıkım işi olarak işe giriş bildirgesi verildiği, iş yerinin 15.02.1988-30.03.1988 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu aynı iş verenin ayrıca 118100 sicil no.lu kereste satımı işi mahiyetli iş yerinin 1988/1. dönem bordrosunun Mahkeme dosyasına sunulduğu, anılan bordroda beyanı alınabilecek tek tanığın da Almanya'da olduğu için istinabe yoluyla dinlenemediği, komşu iş yeri araştırması yapılmadığı anlaşılmıştır.
Buna göre dava konusu işyeri dönem bordrolarının olup olmadığı bir kere daha Kurumdan sorulmalı, işverene ait işyerinin, emniyet, SGK, vergi ve belediye aracılığıyla komşu işyeri ve kayıtlı çalışanları tespit edilerek çalışma, vergi ve sigortalılık kayıtları da getirtilmek suretiyle dinlenilmeli, böylelikle davacının gerçek çalışma olgusu, somut ve inandırıcı bilgilere dayalı biçimde ortaya koyulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!