WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1428 E.  ,  2024/2440 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1585 E., 2023/2110 K.
HÜKÜM/KARAR : Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 19. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/24 E., 2021/258 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait işyerinde 01.10.2013-31.12.2015 tarihleri arasında çalıştığını, ücretinin aylık 1.300 TL olduğunu, primlerinin asgari ücret olarak beyan edildiğini iddia ederek çalışma süresi ile gerçek ücretin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili, davacının vasıfsız işçi olduğunu, asgari ücretle çalıştığını, maaşların imza karşılığı bordrolar karşılığında ve bankadan ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının vasıfsız işçi olduğunu, asgari ücretle çalıştığını, maaşların imza karşılığı bordrolar karşılığında ve bankadan ödendiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile " ... Davacının, iddiasına yönelik olarak; tanıkla ispat sınırına ilişkin bedele yönelik sınırın değiştiği 01.10.2011 tarihi sonrasına yönelik ücrete ilişkin iddiaların, ispat sınırının altında bir iddia olması sebebiyle yazılı delil ile ispat edilmesi gerekmediği, Emsal ücretin 1.800 - 2200 TL arasında olduğunun belirtildiği, 6098 sayılı borçlar Kanun'un 401 inci maddesine göre sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde işveren asgari ücretten az olmamak koşulu ile emsal ücreti ödemekle yükümlüdür. Davacının beyanı, kıdemi, yaşı, işyerinde geçirdiği süre, emsal araştırmaları, özellikle davalı tanığı .....ve bordro tanığı ....'in beyanları ve tüm kayıtlar birlikte değerlendirilerek, davacının ücretine yönelik olarak, gelen emsal araştırmasındaki ücret miktarları ile davacının iddiasının uyumlu olduğu görülerek, davacının iddiasına mahkememizce itibar edilmiştir. Bu ücrete yönelik belirlenen 26.02.2018 havale tarihli bilirkişi raporunun hukuka uygun olduğu" gerekçesiyle;
"1-Davacının davasının kabulü ile
-Davacının davalı işyerinde;
-09.10.2013-31.12.2013 tarihleri arasında günlük brüt 44,91 TL ile,
-01.01.2014-30.06.2014 tarihleri arasında günlük brüt 47,08 TL ile,
-01.07.2014-31.12.2014 tarihleri arasında günlük brüt 49,85 TL ile,
-01.01.2015-30.06.2015 tarihleri arasında günlük brüt 52,82 TL ile,
-01.07.2015-31.12.2015 tarihleri arasında günlük brüt 55,95TL ile prime esas kazançla hizmet akdine dayalı olarak sigortalı olarak çalışmış olduğunun tespitine, hizmet döküm kayıtlarının karar doğrultusunda düzeltilmesine, eksik olan primlerin davalı şirket tarafından ödenmesine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı şirket vekili, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, davacının tüm çalışmalarının bordro kayıtlarında mevcut olduğunu, davacının fazla mesai yaptığı ve ulusal bayram-genel tatil günlerinde çalıştığı halde bu çalışmalarının karşılığını alamadığı yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının hizmet cetveli ve dönem bordrolarında yer alan çalışmaları haricinde bir çalışmasının bulunmadığını, HUMK'nun 288 inci maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarında yazılı delil aranması gerektiğini, davacı tarafından imzalanan ücret bordrolarında, bordroda yazılı ücretin davacı tarafından kabul edilmiş sayılacağını ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik tanzim edildiğini belirterek istinaf yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, "... Talep konusu dönem bakımından davacıya ait sigortalı hizmet cetveli incelendiğinde; 09.10.2013-31.12.2015 arası 0046673 sicil numaralı davalı iş yerinde sigortalı çalışmasının olduğu anlaşılmaktadır.

Dosya kapsamına sunulan 31.12.2015 tarihli el yazılı ve davacı imzalı belgede davacının 09.10.2013-31.12.2015 arası davalı iş yerinde çalıştığını beyan ettiği görülmektedir. Dinlenen davacı tanığı Veysel Patan, kendisinin davalı iş yerinde 2,5 yıl çalıştığını, davacıdan 20 gün sonra işten çıktığını, asgari ücretle çalıştığırnı,davacının da asgari ücretle çalıştığını, asgari ücretin bankaya yatırıldığını, AGİ ödemelerini elden aldıklarını, davalı tanığı ..., davalı işyerinde 1,5-2 yıldır çalıştığını, maaşların bankadan alındığını, sadece avans talebi olursa elden verildiğini,davacının vasıfsız eleman olarak asgari ücretle çalıştığını, davalı tanığı ... davacıyla 2,5-3 sene birlikte çalıştıklarını, kendisinin makinacı olduğunu, 1750 TL maş aldığını, asgari ücreti bankadan üstünü elden aldıklarını, davacının ilk 6-7 ay vasıfsız eleman olarak çalıştığını, sonra onun da makineci olarak devam ettiğini, bildiği kadarıyla davacının asgari ücretten fazla maaş aldığını, ama ne kadar aldığını bilmediğini, kendisinden az aldığını, çünkü kendisinin ekip başı olduğunu, davacının yardımcı eleman rolünde olduğunu, asgari ücretin bankadan yatırıldığını, fazlasını davacının da elden aldığını, bordro tanığı Sezgin Tuğoğlu, davacı ile davalı iş yerinde birlikte çalıştıklarını, kendisinin 2007 yılında işe başladığını, 2015 yılı mart ayında ayrıldığını, işten ayrılırken davacının davalı iş yerinde çalışmakta olduğunu, kendisinin ekip başı olarak ücret aldığını, AGİ dahil 1500 TL aldığını, davacının ise bildiği kadarıyla AGİ dahil 1250-1300 TL aldığını, kendisinin sigortasının hep yapıldığını, maaşın asgari ücrete tekabül eden kısmının bankaya yatırıldığını, gerisinin elden ödendiğini beyan etmişlerdir.

Davacının 01.10.2013-09.10.2013 arası davalı işyerinde çalıştığına dair dosyada tanık beyanı dahil herhangi bir delil olmadığından ve imzaladığı el yazılı belgede işe başlama tarihini 09.10.2013 olarak beyan ettiğinden SGK kayıtları dışındaki sürelerde çalıştığına ilişkin bir tesbit yapılmasına olanak bulunmamaktadır.

Davacının, ücretinin 1300 TL olduğuna ve gerçek ücretinin tesbitine ilişkin talebine yönelik olarak yapılan incelemede; dosyaya sunulan tüm bordrolarda davacı imzası olduğu, ihtirazi kayıt şerhinin bulunmadığı, 2013 yılında beyan edilen primi esas kazanç ücretinin 1.023,0 0TL/brüt olduğu (dönem asgari ücreti 1.021,00 TL/brüt), 2014 yılı ilk yarısında 10.074TL/brüt olduğu (dönem asgari ücreti 1071,00 TL/brüt),2014 ikinci yarısında 1.140,00 TL/brüt olduğu (dönem asgari ücreti 1.134,00 TL/brüt), 2015 ilk yarısı 1.210,00 TL/brüt olduğu (dönem asgari ücreti 1.201,50 TL/brüt), 2015 ikinci yarısı 1.287,00 TL/brüt olduğu (dönem asgari ücreti 1273,50 TL/brüt) anlaşılmaktadır.

Davacının sigortalı hizmet cetvelinin bordrolara yansıtılan prime esas kazanç tutarlarına göre düzenlendiği görülmektedir.

Dosyada, ispat yükü üzerinde olan davacı tarafça sunulmuş, ücrete ilişkin yazılı bir delil veya yazılı delil başlangıcı olabilecek bir delil bulunmamaktadır. Hal böyle olunca tanık delili ve emsal ücret araştırma sonucuna göre tesbit yapılmasına olanak yoktur. Öte yandan,dinlenen davacı tanığı ....., kendisinin davalı iş yerinde 2,5 yıl çalıştığını, davacıdan 20 gün sonra işten çıktığını, asgari ücretle çalıştığını, davacının da asgari ücretle çalıştığını, asgari ücretin bankaya yatırıldığını ve dinlenen davalı tanığı davalı tanığı ... da davacının vasıfsız eleman olarak asgari ücretle çalıştığını beyan etmişlerdir. Davalı tanığı ..., davacının ilk 6-7 ay vasıfsız eleman olarak çalıştığını, sonra onun da makineci olarak devam ettiğini, bildiği kadarıyla davacının asgari ücretten fazla maaş aldığını, ama ne kadar aldığını bilmediğini, kendisinden az aldığını, çünkü kendisinin ekip başı olduğunu, davacının yardımcı eleman rolünde olduğunu,asgari ücretin bankadan yatırıldığını, fazlasını davacının da elden aldığını beyan etmiştir. Bordro tanığı ...., kendisinin ekip başı olarak ücret aldığını, AGİ dahil 1500 TL aldığını, davacının ise bildiği kadarıyla AGİ dahil 1250-1300 TL aldığını, kendisinin sigortasının hep yapıldığını, maaşının asgari ücret kısmının bankaya yatırıldığını, gerisinin elden ödendiğini beyan etmiştir.

Görüldüğü üzere davacı tanığı iddianın aksine beyanda bulunmuş, bir davalı tanığı da davacı tanığı gibi davacının asgari ücretle çalıştığını beyan etmiş, diğer davalı tanığı ... ise davacının asgari ücretten fazla maaş aldığını, miktarını bilmediğini, kendisinden az maaş aldığını beyan etmiş, bordro tanığı ise davacının AGİ dahil 1250-1300 TL maaş aldığını beyan etmiştir. Tanıkların beyanları arasında uyum olmadığı gibi, davalı tanığı ...'nin beyanı "bildiğim kadarıyla" ibareleri ile ve davacının maaşının asgari ücretten fazla olduğu ancak miktarını bilmediği şeklinde netlik içermeyen şekilde devam etmektedir. Bordro tanığı Sezgin Turoğlu'nun beyanı ise yukarıda işaret edildiği üzere yazılı bir delil veya delil başlangıcı üzerine verilen bir ifade olmadığı gibi diğer bir tanık tarafından da doğrulanmamıştır.

Bu açıklamalara göre; İlk Derece Mahkemesince davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı bulunduğu" gerekçesiyle;
"1-Davalı şirketin ve feri müdahil SGK'nın istinaf başvurularının kabulüne,
2-... 19. İş Mahkemesi'nin 2020/24 Esas, 2021/258 Karar sayılı 30.06.2021 tarihli kararının kaldırılmasına,
3-Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği gerekçelerle kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hizmet ve sigorta primine esas kazanç tespiti istemine ilişkin olup uyuşmazlık davacının prime esas kazanç tespiti noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371; 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86/9 uncu maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıdaki yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.