10. Hukuk Dairesi 2024/1413 E. , 2024/4675 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1373 E., 2023/2687 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/150 E., 2023/59 K.
Taraflar arasındaki sahte sigortalılık nedeniyle 12.09.2008 - 02.03.2009 tarihleri arasındaki çalışmaların iptali ile borç tahakkuka dair Kurum işlemlerinin iptali ile kesilen emekli maaşının kesinti tarihinden itibaren faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; aksi Kurum işleminin iptali ile davacının dava dışı ... Petrol Hayv. Nak. Tur İnş. Mal. San. ve Tic. Ltd. Şti. işyerinden bildirilip, davalı Kurum tarafından iptal edilen 12.09.2008 – 02.03.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunun tespiti ile iptal edilen çalışmalardan kaynaklı borç tahakkuku işleminin iptaline ve kesilen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; zaman aşımı, hak düşürücü süre, derdestlik, husumet, görev ve yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebi ile ilgili Kurumun yaptığı işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Somut olayda, davacının, 1004330.60 sicil numaralı ... Petrol Hayv. Nak. San. Tic. Ltd. Şti. işverenliğine ait işyerinden 12.09.2008-02.03.2009 tarihleri arasında bildirilen sigortalı hizmetlerinin Kurum tarafından fiili çalışmaya dayanmadığı gerekçesiyle iptal edilmesi ve buna bağlı olarak kendisine ödenen yaşlılık aylıklarının geri alınmasına ilişkin işlemin iptal edilmesini talep ettiği, davacı bordro tanığı ... ...'ın talimat ile alınan ifadesinde davacıyı çalışırken gördüğünü söylemiş ise de, denetim sırasında alınan imzalı beyanında davacıyı tanımadığını, çalışmış olsa tanıyacağını bildirmiş olması, denetim sırasında çok sayıda kişinin beyanı alınmış olmasına rağmen, çalıştığı bildirilen kişiler arasında davacının sayılmamış olması, iş yerinin niteliği ve kapasitesi ile bulunduğu yer gözetildiğinde çalışanların birbirini tanımamasının makul kabul edilemeyecek olması, denetim raporunun aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan evraklardan olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, iptal edilen hizmetlerin fiili çalışmaya dayandığı iddiasının ispat edilemediği, iptal edilen hizmetler olmaksızın tahsise ilişkin yapılan değerlendirmede, 01.09.1974 doğumlu davacının, mülga 506 sayılı Kanun'ur geçici 81 inci maddesi gereğince yaş şartına bağlı olmaksızın 25 yıllık sigortalılık süresi ve 5.000 gün prim gün sayısı şartlarına tabi olduğu, 2829 sayılı kanun hükmüne göre, tahsis talep tarihinden geriye doğru yedi yıllık (2.520 gün) süre içerisindeki en fazla hizmetinin 4/a statüsünde (1.270 gün) olduğunun anlaşılması sebebiyle 4/a sigortalılık statüsüne göre yaşlılık aylığı bağlandığı, ancak dava konusu işyerinden bildirimi yapılan 171 günlük hizmetin iptal edilmesi neticesinde davacının 4/a statüsündeki hizmet süresi 1.270 - 171 = 1.099 gün olup 4/a statüsünde yaşlılık aylığı bağlanma hakkını kaybettiği, 9.000 prim günü de olmadığından 4/b statüsünde aylık bağlanma imkanı olmadığı, bu durumda iptal edilen hizmetler olmaksızın tahsis tarihi itibarıyla aylık koşullarının bulunmadığı kanaatine varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; tanık ... ...'nın davacının çalışmasını doğruladığını, kendisinin de dava açarak Kurum işlemini iptal ettirdiğini, davacıyı görmediğini söyleyen tanıkların farklı zamanlarda çalışmaları nedeniyle davacıyı görmelerinin mümkün olmadığını, komşu işyeri tanıklarının benzin istasyonuna hiç gitmediklerini ve beyanlarına itibar edilemeyeceğini, yetersiz bilirkişi raporuna göre verilen kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sahte sigortalılık tespitine ilişkin denetmen raporuna ekli ifadesi tespit edilen işyeri ortaklarından ... ...'ın davacıyı tanımadığı, petrol istasyonunda çalışırken görmediği yönündeki beyanı, tespit edilen tanıkların hiçbirinin imzalı beyanlarında fiilen çalışan kişilerin arasında davacının isminin geçmediği, mahkemece beyanı alınan bordro tanıklarının da beyanlarının aynı olması, tanık ... ...'nın denetmene verdiği imzalı ifadesi, işyerinin kapsam ve büyüklüğü ile bildirim yapılan sigortalı sayısının orantısız oluşu ve genelde Bağ-Kur sigortalısı olan kişilerin SSK'dan emekli olabilmek için bu işyerinden bildirildikleri, Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilen hizmetlerin geçerli olduğuna, borç tahakkuku işleminin iptaline ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile tahsiline ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri.
3.Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!