10. Hukuk Dairesi 2024/1403 E. , 2024/6703 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2851 E., 2023/2640 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/348 E., 2023/375 K.
Taraflar arasındaki iş kazası ve hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyeri bünyesinde 09.05.2001 tarihinde demirci ustası olarak çalışmaya başladığını ve iş kazası geçirdiğini 07.11.2013 tarihine kadar aralıksız bir şekilde çalıştığını,
davalının müvekkilini 09.05.2001 tarihinde sigorta başlangıcını yaptığını, 31.07.2001 tarihinde çıkışını verdiğini, ara sıra çeşitli kişi ve iş yerlerinde kısa süreli sigorta girişlerini yaptığını, müvekkilinin davalıya ait iş yerinde çalışırken ...'e ait asma çatı onarım yaptığı sırada düşerek iş kazası geçirdiğini, müvekkili hastanedeyken davalı tarafından imzalı beyanının alındığını müvekkilinin 45 günlük istirahat raporu aldığını, davalıya ait iş ilanında müvekkilinin telefonunun yer aldığnı, iş kazasının akabinde davalının işten çıkartıldığını ve bu sebeple müvekkilinin 09.05.2001 tarihinden dava tarihine kadar davalının emrinde sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 07.112013 tarihinde meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılıar adına usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş,Davalı ... vekili mahkememize ibraz ettiği ve duruşmada tekrar ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacının 09/05/2001-31/07/2001 tarihine kadar geçici bir süre iş yeri müvekkiline ait iken hiç bir zaman çalışmadığını, davacının iş kazası geçirdiği dönemdeki işi davacı ile müvekkilinin birlikte yapmak için anlaştıklarını, bu tarihe kadar müvekkilinin davacıyı işçi olarak çalıştırmadığını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı SGK vekili ise davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosyada mevcut kayıtlar incelendiğinde davacının davalıya ait 1001564.40 sicil sayılı iş yerinde 09.05.2001- 31.07.2001 ve 24.04.2003- 31.08.2003 tarihleri arasındaki çalışmasının kuruma bildirildiği ayrıca 28.10.2014- 16.12.2014 tarihleri arasında dava dışı Ahi ... İnşaat şirketinde, 01.04.2006- 15.06.2006 tarihleri arasında dava dışı ... İnşaat Ltd. Şirketinde, 27.07.2010- 09.08.2010 tarihleri ve 06.08.2010- 14.09.2010 tarihleri arasında dava dışı ... ... yanında hizmetinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yine davacının 13.12.2010- 12.02.2014 tarihleri arasında tarım sigortalısı olduğu belirtilmekte ise de; yine kurumun kurum yazısına göre davacınınTarım Bağ-Kur sigortalılığının 13.12.2010 tarihi itibariyle terk işleminin yapıldığı ve hizmetinin ve borcunun bulunmadığı belirtilmektedir.
Davacının davalı tarafından SGK’ya bildirimi yapılan 09.05.2001-31.07.2001 tarihleri ile 24.04.2003- 31.08.2003 tarihleri arasındaki 127 günlük çalışması dışlandığında 01.08.2001- 23.04.2003 ile 01.09.2003- 27.10.2004 tarihleri için hizmet tespiti isteminde bulunabileceği, dava dışı Ahi ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti. ve ... ... ünvanlı iş yerlerindeki çalışmasının ise davalı iş yeri ile alakasının olmadığı, bu iş yerlerindeki çalışmasının da dışlanması neticesinde davacının 17.12.2004-30.03.2006, 16.06.2006- 26.07.2010, 15.09.2010- 07.11.2013 tarihleri arası için hizmet tespiti isteminde bulunacağı mahkememizce kabul görmüştür.
Davacının hizmet tespiti isteyebileceği 01.08.2001-23.04.2003 ile 01.09.2003-27.10.2004 tarihleri için davalı iş yerinde işe giriş bildirgesi verilmiş olması nedeniyle bu tarih aralıkları için hak düşürücü süre söz konusu değildir. Yine davacının hizmet tespiti isteyebileceği 17.12.2004- 30.03.2006 tarih aralığı için ise 5 yıllık hak düşürücü sürenin 31.12.2011 tarihinde sona erdiği dikkate alınarak dava açılış tarihi itibariyle bu kısım için hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu anlaşılmaktadır. Yine davacının hizmet tespiti isteyebileceği 16.06.2006-26.07.2010 tarih aralığı için ise hak düşürücü sürenin 31.12.2015 tarihinde sona erecek olması sebebiyle bu dönem için hak düşürücü süre geçmiş değildir. Yine davacının hizmet tespiti isteyebileceği 15.09.2010- 07.11.2013 tarihleri için ise 01.01.2014 hak düşürücü süre başlangıç tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmadığı anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla davacının hak düşürücü süreye uğramayan ve hizmet tespiti talep edebileceği süreler 01.08.2001-23.04.2003 ile 01.09.2003-27.10.2004, 16.06.2006-26.07.2010, 15.09.2010-07.11.2013 tarihleri arasıdır.
Davacının davalı iş yerindeki çalışmasının varlığı taraflar arasında esasen uyuşmazlık konusu değildir. Bu durum dinlenen taraf tanık beyanları ve mahkememizce reesen dinlenen tanık beyanlarından da anlaşılmaktadır. Yani davacının davalı iş yerindeki talep konusu dönemdeki çalışması esasen uyuşmazlık konusu değildir. iş yerine ait kartvizitteki telefon numarasının davacıya ait olması da buru durumu doğrulamaktadır. Taraflar arasındaki esas uyuşmazlık davalı yanın davacının davalı ile iş yeri ortaklığı olduğunu savunmasından kaynaklanmaktadır. Davacının davalı iş yerinde 09.05.2001-31.07.2001 ve 24.04.2003-31.08.2003 tarihleri arasında çalışmasının bulunması, iş yerinin davalı adına kayıtlı olması, davacı adına iş yeri kaydının bulunmaması, taraflar arasında iş ortaklığını gösterir herhangi bir kaydın da dosyaya sunulmaması, dinlenen tanıkların da taraflar arasında iş ortaklığı olduğuna dair beyanda bulunmamaları, davacının kaza geçirdiği iş yeri sahibi ...’in beyanında mandıra çatısının yapılması için ... ile anlaştığına dair beyanı, dinlenen davacı tanıklarının davacının ...’nın yanında çalıştıklarına dair beyanları, davalı tanıklarının da davacının davalı yanında çalıştığına dair beyanları, mahkememizce reesen dinlenen tanıkların da aynı mahiyetteki beyanları, sanayideki iş yerinin ...’ya keza köydeki değirmenin de ...’ya ait olduğuna dair beyanları dikkate alındığında davalının davacı ile ortak olduklarına dair savunmasına itibar edilemeyeceği, savunmayı destekler mahiyette hiç bir delilin dosyada bulunmadığı anlaşıldığından davacının davalı iş yerindeki çalışmasının hizmet ilişkisine dayalı olduğu anlaşılmakta olup, az yukarıda belirtilen hizmet tespiti talep edebileceği dönem için talebin kabulüne karar verilmiş olup, dosyadaki mevcut kayıtlardan ve taraf beyanlarından anlaşıldığı üzere davacının ...’e ait iş yerinde mandıra çatısında çalışırken çatıdan düştüğü ve yaralandığı, bu haliyle 07.11.2013 tarihinde davacının uğramış olduğu kazanın da iş kazası oluduğunun anlaşıldığı" gerekçesiyle;
"1-Davanın kabulüne,
2-Davacının davalıya ait
-1001564.40 sicil nolu iş yerinde 01/08/2001-31/12/2001 tarihleri arasında 150 gün,
-1001564.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2002-31/12/2002 tarihleri arasında 360 gün,
-1001564.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2003-23/04/2003 tarihleri arasında 113gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/09/2003-31/12/2003 tarihleri arasında 120 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2004-27/10/2004 tarihleri arasında 297gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 16/06/2006-31/12/2006 tarihleri arasında 194 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2007-31/12/2007 tarihleri arasında 360 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2008-31/12/2008 tarihleri arasında 360 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2009-31/12/2009 tarihleri arasında 360 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2010-26/07/2010 tarihleri arasında 206 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 15/09/2010-31/12/2010 tarihleri arasında 105 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2011-31/12/2011 tarihleri arasında 360 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2012-31/12/2012 tarihleri arasında 360 gün,
-1002802.40 sicil nolu iş yerinde 01/01/2013-07/11/2013 tarihleri arasında 307gün
olmak üzere toplam 3652 gün asgari ücretle hizmet akdine bağlı olarak çalıştığının tespitine, davacının davalı iş yerinde 07.11.2013 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı adına tescilli 1001564.40 sicil sayılı işyerinden 09.05.2001- 31.07.2001 ve 1002802.40 sicil numaralı davalı işyerinden 24.04.2003- 31.08.2003 tarihleri arasında hizmetinin bildirildiği, 28.10.2004-16.12.2004 tarihleri arasında dava dışı 1004112.40 sicil numaralı Ahi ... İnşaat ... Şirketinden, 01.04.2006-15.06.2006 tarihleri arasında dava dışı 1005026.40 sicil numaralı ... İnşaat Ltd. ... Şirketi-Delta Makina işyerinden, 20.07.2010-09.08.2010 tarihleri arasında ve 06.08.2010-14.09.2010 tarihleri arasında 1009986.40 sicil numaralı dava dışı ... ... unvanlı işyerlerinden hizmetinin bildirildiği, davalının tarım ve orman makinelerinin bakım ve onarımı işinden 01.01.2001-04.07.2013 tarihleri arasında vergi mükellefiyetinin bulunduğu, davalıya ait ... Sanayi Sitesi 34.Blok No:2 Kırşehir adresinde demir doğrama işinden faaliyette bulunan işyerine 08.11.2006 tarihinde işyeri ruhsatı verildiği, davacının 07.11.2013 tarihinde Ahi Evran Üniversitesi Hastanesi acil servisene yüksekten düşme şikayeti ile müracaat ettiği anlaşılmış olup hak düşürücü süre de göz önünde bulundurularak çalışması kayıtlara geçmiş komşu işyeri tanıklarının beyanlarından mahkemenin davacının tespitine karar verilen tarihlerde davalı nezdinde çalıştığına ve 07.11.2013 tarihinde çatı onarımı işi yaptığı sırada yüksekten düşerek yaralanması şeklindeki kazanın iş kazası olduğuna ilişkin kararında, maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından davacı, davalı ... ve davalı Kurum vekillerinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, iş kazası ve hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1)Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
506 sayılı Kanunun 79/10 uncu maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise, birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin, ancak, eş değer de delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
2) Bu tür sigortalı hizmetlerin saptanmasına ilişkin davalar, sonuç itibariyle sigorta primlerinin işverenden tahsilini ve kurum kayıtlarının düzeltilmesini de gerektireceğinden gerçek işveren ve kurum kayıtlarında işveren olarak görünen kişilerin de belirlenerek davaya katılmaları sağlanmalı, bu yöndeki işyeri bilgi ve belgelerine ulaşılması, bir başka anlatımla, davanın sübutu, kanıtlama yükümlülüğü ve verilen kararın infazı açısından, husumetin tüm işverenlere birlikte yöneltilmesi zorunludur.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 09.05.2001-07.11.2013 tarihleri arası çalıştığının ve iş kazasının tespitini talep etmiş olup yapılan yargılama neticesinde davalı ...'nın işyerinde bildirim sonrası 01.08.2001- 24.03.2003 ve 01.09.2003 -07.11.2013 tarihleri arasında geçen sürelerin (27.10.2004-16.06.2006 ve 26.07.2010-15.09.2010 arası hariç) tespiti ile iş kazasının tespitine karar verilmiş ise de yapılan araştırma eksik olup verilen karar isabetsizdir.
Somut olayda, Mahkemece öncelikle dava konusu dönemde dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin iptalini isteyip istemediği davacıdan sorulmalı, birden fazla işyerinin bulunması karşısında hangi işyerinde, kimlerle, ne şekilde çalıştığı davanın somutlaştırılması kapsamında sorulmalı, çalışmaların iptalini talep ettiği takdirde bu işverenler davaya dahil edilip delilleri sorulup toplanılmalı, iptalini talep etmediği taktirde hak düşürücü süre yönünden bir değerlendirme yapılması gerektiği hususu dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekmekte olup sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!