10. Hukuk Dairesi 2024/1401 E. , 2024/2558 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1369 E., 2023/2585 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/1184 E., 2022/257 K.
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 20.01.2016 – 15.10.2019 arasında davalı işyerinde A sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak iş akdinin fesih tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, çalıştığı dönemde 2016 Ocak - 2018 Ocak arasında 3.000,00 TL, Ocak 2018 - Ekim 2019 arasında ise 3.210,00 TL net ücretle çalıştığını, ücretlerinin bir kısmının bankadan bir kısmının ise elden ödendiğini, SGK prime esas kazançlarının ise bankaya yatırılan tutar üzerinden bildirildiğini ileri sürerek, çalıştığı tüm dönem boyunca gerçek ücret üzerinden bildirilmeyen prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı işyerinde belirsiz süreli iş sözleşmesi ile aylık brüt 2.590,22 TL ücretle A sınıfı iş güvenliği uzmanı olarak çalışmaya başladığını, en son olarak ise, agi dahil brüt 3.520,22TL (net 2.326,20TL) ücretle çalıştığını, davacının eline geçen ücreti ile SGK'ya bildirilen ücreti arasında fark bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının gerçek durumu yansıttığını, aksinin eşdeğer yazılı belgelerle ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından; davacının aldığını iddia ettiği aylık ücret tutarlarının, 2016 ve 2017 yılları için net 3.000,00 TL, 2018 ve 2019 yılları için ise net 3.210,00TL olduğu, bu miktarların da SGK primine esas brüt tutarlarının 4.196,00 TL ve 4.490,00 TL olduğu, ilgili tarihlerde HMK 200 maddesi kapsamında senetle ispat zorunluluğu kapsamındaki alt sınırların ise, 2.500,00 TL, 2.590,00 TL, 2.960,00 TL ve 3.660,00 TL olduğunın tespit edildiği, buna göre davacının aldığını iddia ettiği ücret tutarlarına ilişkin olarak, tanık beyanı yerine, yazılı delille kanıtlanması zorunluluğunun bulunduğu, ücret tutarlarının senetle ispata ilişkin sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması gerektiği, ancak dosya kapsamında herhangi bir belge ve kaydın bulunmadığı anlaşıldığından, davacının prime esas ücrete ilişkin iddiasını ispatlayamadığından davacının mevcut SGK kayıtlarının geçerli olduğu gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı Vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve kanuna aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, talepleri gibi davacının eksik primlerinin davalı şirketçe tamamlatılmasına karar verilmesini istemiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında, gerçek ücretin tespitine ilişkin olarak herhangi bir yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belge bulunmadığından, davanın reddine dair Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Vekilinin Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda hükmün temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, sigorta primine esas kazanç tespitine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!