WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1382 E.  ,  2024/1995 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/444 E., 2023/298 K.
HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü

Taraflar arasındaki iş kazası olmadığının tespiti davasında İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine dair karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması ve Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine davacı vekilinin temyiz istemi hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalılardan ... vekili ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ..... Pide Salonunun sahibi ve işverini olduğunu, 26.09.2013 tarihinde müvekkilinin yanında çalışan...'ın sayısal loto oynamak üzere işyerinde bulunan kurye motorunu müvekkilinin rızası olmadan aldığını, motor ile ters yöne giren...'ın kaza geçirmesi üzerine 29.09.2013 tarihinde vefat ettiğini, Kurum tarafından olayın iş kazası olduğuna karar verildiğini beyanla olayın iş kazası olmadığının tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde işverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alındığında davacının motosiklet kaskını sigortalı....'ın kullanmasını temin etmemesi nedeniyle %80 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının, bu tür tespitleri yapabileceklerinin 4857 sayılı İş Kanunu'nda belirtilen denetim, teftiş, kontrol yetkisini haiz olduklarının hüküm altına alındığını, düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.

Dahili davalılar ... ve davalı ... tarafından davaya cevap verilmemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2019 tarihli ve 20157/201 Esas, 2019/553 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2021 tarihli ve 2022/2565 Esas, 2022/6774 Karar sayılı kararıyla; Aydın 2. İş Mahkemesinin 14.10.2019 tarih, 2015/210 Esas ve 2019/553 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 09.05.2022 tarihli 2022/2565 - 2022/6774 sayılı kararında; "...Eldeki davada olayın, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca iş kazası olduğuna dair SGK işlemi mevcut olup davacı işveren ... sigortalının kendi bilgisi dışında işyerine ait servis motorunu alıp loto oynamaya gittiği esnada kaza geçirdiği iddia olunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar eksik incelemeye dayalıdır.

Mahkemece yapılması gereken iş, işyerinde çalışan ve sigortalıyı gören olayın görgü tanığı olan diğer bütün çalışanların beyanlarını alıp tüm delilleri değerlendirerek oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 26.09.2013 tarihinde meydana gelen davacı işveren nezdinde sigortalı olarak çalışan dava dışı.... T.C. Kimlik Numaralı ....'ın .... plakalı motosiklet ile karıştığı trafik kazası olayının iş kazası olmadığının tespitine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ... vekili ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kazanın iş yerine çok yakın olması, işyerine ait motosiklet ile kaza yapılması, bir otomobil gibi motosikletin gezi aracı olmaması, iş aracı olması, davacının motosikletin murise verilmesini engeller nitelikte bir iş ve işlem yapmaması sebebiyle kazanın işyeri ile illiyet bağı olmamasının hayatın doğasına aykırı olduğunu, davanın kabulünün hakkaniyete, gerçek duruma uymadığını, bu halin davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacağını beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait pide salonu iş yerinde pide siparişi teslim elemanı olan sigortalı...'ın vefatı ile sonuçlanan olayın iş yerine ait motosikletle iş yerine 60 metre mesafede yürütülen iş nedeniyle meydana geldiğinden söz konusu yasal mevzuat gereğince iş kazası olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacılar murisi...’ın vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olmadığının tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılardan ... vekili ile davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

I. TEMEL UYUŞMAZLIK
1.Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık, işyerinde kurye olarak çalışan ve işyerine ait motor ile ara dinlenme sırasında loto oynamak üzere ayrıldığı iddia edilen ve işyerine yaklaşık 60 metre sonra ters yöne girmesi nedeni ile trafik kazası geçirerek ölen sigortalının geçirdiği kazanın iş kazası sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.

2. İlk derece mahkemesince bozma üzerine yapılan yargılama sonunda " davacı işverene ait işyerinde çalışan ve davalı gerçek kişiler murisi olan...'ın olay günü, davacı işverenin veya işyeri yetkililerinden herhangi birinin bilgisi, rızası, herhangi bir emir ve talimatı olmaksızın, işyerine ait motosikletle sayısal loto oynamaya gitmek üzere işyerinden ayrılması üzerine adı geçen sigortalının karıştığı, meydanda gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesinde tanımlanan koşulların hiçbirine uymadığı, bu nedenle olayın 5510 sayılı Kanun'un 13.maddesi kapsamında bir "iş kazası" olmadığı, zira, kaza geçiren çalışanın, olay içeriğinden açıkça anlaşıldığı üzere kaza sırasında işyerinde olmadığı, meydana gelen kazanın, ... işçi...'ın, işverenin bilgisi, rızası ve ayrıca emir ve talimatı olmaksızın, işyerinden motosikleti alarak ayrılması neticesinde meydana gelmiş olması nedeniyle "...işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle..." meydana gelmiş bir kaza da olmadığı, aynı nedenle, söz konusu olayın, "...sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda..." meydana gelmediği, olay esnasında, Mehmet Karaman'ın, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi halinin mevcut olmadığı, dava konusu olayın 5510 sayılı Kanunun 13.maddesinin 1.fıkrasının d ve e bentleri kapsamında olmadığının da açık olduğu, bu nedenlerle, dava konusu olayın 5510 sayılı Kanunun 13.maddesi kapsamında bir "iş kazası" olmadığı kanaatine varıldığı" gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

3. Kararın davalı sigortalı hak sahipleri ve davalı kurum tarafından temyizi üzerine ilk derece mahkemesinin gerekçesi benimsenerek kararın onanmasına karar verilmiştir.

II. HUKUKSAL DEĞERLENDİRME:
4. 5510 sayılı Kanunun 13/1 maddesine göre "4/1-a kapsamındaki sigortalılar için iş kazası:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
- İşveren tarafından yürütülmekte olan bir iş nedeniyle,
- Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
- 4/1-a kapsamındaki emziren kadın sigortalının iş mevzuatı gereğince, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
- Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiren olaydır" şeklinde tarif edilmiştir. Bu tarif, iş kazasını bazı hallerde fiilen çalışma ilişkisinden koparan, sigortalıyı korumaya yönelik olarak hazırlanmış geniş anlamda bir iş kazası tarifidir.

5. Keza 6331 sayılı Kanunun 3. Maddesinde de iş kazası "...İşyerinde veya işin yürütümü nedeniyle meydana gelen, ölüme sebebiyet veren veya vücut bütünlüğünü ruhen ya da bedenen özre uğratan olay..." şeklinde tanımlanmıştır.

6. 155 No'lu İş Sağlığı ve Güvenliği ve Çalışma Ortamına İlişkin Sözleşmesine göre (22.04.2005 tarihi itibariyle ülkemizde de yürürlüğe girmiştir):
“İşçilerin, işleri nedeniyle gitmeleri veya bulunmaları gereken ve işverenin doğrudan veya dolaylı kontrolü altında bulunan bütün yerleri kapsar” şeklinde belirtilmiştir.
Sözleşmeye göre “Makul olduğu ölçüde, işverenler, doğrudan ve dolaylı kontrolleri altındaki işyerleri, makine, teçhizat ve usullerin güvenlik ve sağlık bakımından riskli olmamasını sağlamaları gerekir ".

7. Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada (l3/l.a), meydana gelen ve sigortalıyı zarara uğratan herhangi bir olay, yaptığı işle ilgili olup olmadığına bakılmaksızın iş kazası sayılmaktadır. Zarar veren olayın, üçüncü kişinin kasdi bir hareketi sonucu olması, sigortalının kendi ihmali veya kusuru sonucu olması, kalp krizi geçirmesi veyahut mesai saatleri dışında olması olayın iş kazası olmasını etkilemez. Önemli olan, sebebi ne olursa olsun, 5510 sayılı Kanunun 11. maddesinde tarif edilen işyeri sınırları içinde bulunmak, zararlandırıcı olayın iş kazası sayılması için yeterlidir.

8. İşyeri 5510 sayılı Kanunun 11 nci maddesinde tanımlanmış olup buna göre "Sigortalı sayılanların maddi olan ve olmayan unsurları ile birlikte işlerini yaptıkları yerler" işyeri olarak tanımlanmıştır(11/1). Maddenin ikinci fırkasında ise "İşyerinde üretilen mal veya hizmet ile nitelik yönünden bağlılığı bulunan ve aynı yönetim altında örgütlenen işyerine bağlı yerler" de işyeri tanımına eklenmiştir. Buna göre ""Dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku, yıkanma, muayene ve bakım, beden veya meslek eğitimi yerleri, avlu ve büro gibi diğer eklentileri ile araçlarda» (11/2), bu Kanunun uygulanması bakımından işyerinin eklentileri (müştemilat) olarak saymış ve işyeri tanımına dahil edilmiştir.

9. Sigortalıyı zarara uğratan olayın iş kazası sayılabilmesi için, kaza ile sigortalının maruz kaldığı zarar arasında uygun bir sebep-sonuç ilişkisinin (illiyet bağı) olması gerekir. Burada önemle belirtmek gerekir ki, söz konusu illiyet bağı sigortalıyı zarara uğratan olay ile sigortalının yaptığı iş arasında değil, olay ile sigortalının uğradığı zarar arasında kurulacaktır.

III. SOMUT UYUŞMAZLIK
10. Dosya içeriğine ve Kurumun inceleme raporuna göre davalı hak sahiplerinin murisi.... işveren ait yiyecek siparişlerini müşterilere servis etmek için işverene ait ....plakalı motorsikleti kullanmaktadır. Sigortalının kaza tarihinde bu motorsikleti mesai saatleri arasında kullanırken işveren ait işyerinde 60 metre uzaklıkta ters yola girerek kamyonet ile çarpışması sonucu öldüğü anlaşılmaktadır. Kurum müfettişi 5510 sayılı Kanunun 13. Maddesi kapsamında kazanın işyerinde meydana geldiği gerekçesi ile iş kazası olduğunu rapor etmiş ve kurumda iş kazası olarak kabul etmiştir.

IV. SONUÇ:
11. Sigortalı ölenin mesai saatleri içinde işveren ait aracı kullanırken kaza yaptığı açıktır. Araçlar işyerinden sayılacağına göre sigortalının araçla ara dinlenmede işin yürütümü ile ilgili olarak çalışmamasının önemi yoktur. Keza burada "sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda" meydana gelmemesinin önemi yoktur. Salt işyerinden sayılan araçla kaza yapması yeterlidir. Ara dinlenmede işin yürütümü ile ilgisinin olmaması veya görevli olarak gönderilmemesi, işverenin kusurunu etkileyecek bir olgudur. Sigortalı işverene ait araçla trafik iş kazası yapmıştır. Araç işyerindendir. Dolayısı ile işyerinde meydana geldiğinden, davanın reddi gerekir. Kararın bozulması gerektiğini düşündüğümden çoğunluğun onama görüşüne katılınmamıştır.