WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1346 E.  ,  2024/7216 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/91 E., 2023/277 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen prime esas kazançların tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda;davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 2013/Haziran – 11.11.2016 tarihleri arasında net 4.200 TL ücret ile çalıştığını, ancak ücretinin fer’i müdahil Kuruma asgari ücret olarak bildirildiğini beyanla davacının söz konusu süredeki gerçek ücretinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vasıflı elaman olmadığını, 2013 – 2016 yılları arasında kurye olarak çalıştığını, davacının fer’i müdahil Kuruma yaptığı şikayetin yapılan inceleme sonucunda reddedildiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 06.01.2022 tarihli ve 2020/259 -2022/13 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile, davacının 09.07.2013-11.11.2016 tarihleri arası dönemde prime esas gerçek ücretinin net asgari ücret tutarının 4,66 katı ücret olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2022 tarih ve 2022/690 -2022/730 Karar sayılı kararıyla davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairenin 20.10.2022 tarih ve 2022/9750 -2022/12838 sayılı kararında; " Eldeki davada; davacının davalı işyerinde 2013 yılı Haziran ayından 11.11.2016 tarihine kadar net 4.200 TL maaş ücret ile çalıştığını beyan ettiği Mahkemece; davacının 09.07.2013 - 11.11.2016 tarihleri arası dönemde prime esas gerçek ücretinin net asgari ücret tutarının 4,66 katı ücret olduğunun tespitine karar verildiği anlaşılmakla asgari ücrete oranlama yoluyla yapılan tespitin az yukarıda belirtilen ilkelere aykırı olduğu hususunun göz ardı edilmesi isabetsiz bulunmuştur. Böyle bir hükmün infazı sırasında bir faydası olmayacağı gibi davacının hangi tarihlerde ne kadar ücret ile çalıştığı açıklanmadığı için, tam aksine tereddüt oluşturacağı da açıktır. Açıklanan nedenlerle, kamu düzeni amacıyla konulmuş, emredici hükümlerden olan yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere aykırı olarak davanın yürütülüp sonuçlandırılması ve yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

Mahkemece davacıya banka kanalıyla ödenen dönemler yönünden yakıt bedeli olarak belirtilen miktarlar kazanca ilave edilmeden, talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar ücret ile çalıştığının açıkça ve tek tek tereddüte mahal bırakmaksızın belirtilmek ve prime esas kazanç tavanı da gözetilerek alanında uzman bilirkişiden yeni bir rapor alınarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.. " gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ilişkin banka kayıtları ve dosya kapsamında bilgi ve belgeler dikkate alınarak yeni bir bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından mahkememize ibraz edilen 20.07.2023 tarihli raporu ile davacının almış olduğu ücretlerin sabit olmadığı terditli olduğu, yıllar ve aylar itibari ile ayrı ayrı hesaplama yapılmış olup, bilirkişi raporu ile davacının 2013 yılı Haziran - 2015 yılı Ocak arası prime esas gerçek net ücretinin, Netice-i Kanaat kısmındaki tablonun 3 nolu sütununda tespit edilen gelirler olduğu, 2015 yılı Şubat - 2015 yılı Eylül arası prime esas gerçek net ücretinin, Netice-i Kanaat kısmındaki tablonun 1 no.lu sütununda tespit edilen gelirler olduğu, 2015 yılı Ekim - 2016 yılı Eylül arası prime esas gerçek net ücretinin, Netice-i Kanaat kısmındaki tablonun 3 nolu sütununda tespit edilen gelirler olduğu, 2016 yılı Ekim ayı prime esas gerçek net ücretinin, Netice-i Kanaat kısmındaki tablonun 1 nolu sütununda tespit edilen gelir olduğu, 2016 yılı Kasım ayı prime esas gerçek net ücretinin netice-i Kanaat kısmındaki tablonun 3 no.lu sütununda tespit edilen gelir olduğu kanaati Mahkememize bildirilmiş, Vergi ve İcra Dairesi kesintileri, yakıt bedeli ödemesi, banka hesabına yapıla ödemeler ile araç taksit ödemeleri gözetilerek davacının talebe konu dönem zarfında bilirkişi raporunda belirtilen şekilde ücret almış olduğu kanaati mahkememizde hasıl olmakla iş bu davanın kabulüne;
Davacının 09.07.2013-11.11.2016 tarihleri arası dönem prime esas gerçek ücretinin;
2013 yılı Haziran ayı 400,00 TL, Temmuz ayı 1.800,00 TL, Ağustos ayı 3.925,00 TL, Eylül ayı 2.900,00 TL , Ekim ayı 1.000,00 TL, Kasım ayı 2.655,00 TL, Aralık ayı 4.250,00 TL;

2014 yılı Ocak ayı 3.200,00 TL, Şubat ayı 3.798,00 TL Mart ayı 3.705,00 TL, Nisan ayı 4.010,00 Mayıs ayı 4.710,00 TL, Haziran ayı 4.923,00 TL, Temmuz ayı 7.371,00 TL, Ağustos ayı 2.702,52 TL, Eylül ayı 5.081,52 TL, Ekim ayı 5.535,52 TL, Kasım ayı 4.435,52 TL, Aralık ayı 4.895,52;

2015 yılı Ocak ayı 4.450,02 TL, Şubat ayı 949,07 TL, Mart ayı 1.186,34 TL, Nisan ayı 949,07 TL, Mayıs ayı 691,39 TL, Haziran ayı 949,07 TL, Temmuz ayı 1.000,54 TL, Ağustos ayı 1.000,54 TL, Eylül ayı 1.000,54 TL, Ekim ayı 2.815,09 TL, Kasım ayı 4.572,69 TL, Aralık ayı 4.269,41 TL;

2016 yılı Ocak ayı 4.929,03 TL, Şubat ayı 7.118,17 TL, Mart ayı 5.357,68 TL, Nisan ayı 5.353,78 TL, Mayıs ayı 5.724,71 TL, Haziran ayı 4.125,12 TL, Temmuz ayı 1.000,00 TL, Ağustos ayı 500,00 TL, Eylül ayı 2.860,59 TL, Ekim ayı 1.340,23 TL, Kasım ayı 4.374,72 TL olduğunun tespitine, karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,

2.Davanın Yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime esas ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime esas kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin birinci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79 uncu maddenin 10 uncu fıkrası ve 5510 sayıl Kanun'un 86 ncı maddenin 9 uncu fıkralarına dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelerine göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun; 200 üncü maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı, bu madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 202 nci maddesinde de senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça veya temsilcisi tarafından verilen belgeler olduğu belirtilmiştir.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2010 tarihli ve 2010/10 - 480 E., 2010/523 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-481 E., 2010/524 K., 20.10.2010 tarihli ve 2010/10-482 E., 2010/525 K., 19.10.2011 tarihli ve 2011/10-608 E., 2011/649 K., 19.06.2013 tarihli ve 2012/10-1617 E., 2013/850 K., sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme

Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı)

Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan Mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK)

Eldeki davada ise Mahkemece verilen kararın, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizin 20.10.2022 tarihli ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmanın gereği yerine getirilmemiştir. Mahkemece davacıya banka kanalıyla ödenen dönemler yönünden yakıt bedeli olarak belirtilen miktarlar kazanca ilave edilmeden, talep konusu dönem içinde her bir takvim yılı içerisinde hangi tarihlerde ne kadar ücret ile çalıştığının açıkça ve tek tek tereddüte mahal bırakmaksızın belirtilmek ve prime esas kazanç tavanı da gözetilerek alanında uzman bilirkişiden yeni bir rapor alınarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

2.Davacının talebinin ücretinin 4.200 TL olarak tespitine ilişkin olmasına rağmen Mahkemece belli dönemlerde talebi aşar şekilde karar tesisi de usul ve yasaya aykırıdır.

3.Öte yandan Kurum işleminin iptali niteliği taşıyan prime esas kazancın tespiti davalarında SGK davalı konumunda olup fer'i müdahil olarak karar başlığında gösterilmesi isabetsizdir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının sair yönler incelenmeksizin BOZULMASINA,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.