10. Hukuk Dairesi 2024/1332 E. , 2024/1758 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1635 E., 2023/1765 K.
KARAR : Esastan red
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/276 E., 2022/124 K.
Taraflar arasındaki re'sen prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Kurum tarafından davalı şirkete gönderilen 10.07.2019 tarihli yazı ile Çağlayan Mah. .... Cad. 1979. Sok.....AVM No:74 Muratpaşa ... adresinde bulunan iş yerinde; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 05.10.2018 günlü rapora istinaden, raporda belirtilen çalışanlara fazla çalışma yaptırılmakta olduğu, fazla mesailerin ödenmediği ve 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi S.S.İ.Y'nin 103 üncü maddesi gereğince prim belgelerinin düzenlenmesi ve 1 ay içinde Müdürlüğe verilmesi, aksi takdirde re'sen düzenleneceğinin bildirildiği ve yazının 06.08.2019 tarihinde tebliğ edildiği; söz konusu yazıya karşı 09.08.2019 tarihinde yapılan itiraza cevap verilmediği gibi prim belgelerinin süresinde düzenlenmediğinden ve idare tarafından re'sen düzenlendiğinden bahisle 6.566,79 TL asıl 2.775,52 TL gecikme zammı ve gecikme cezası olmak üzere toplam 9.342,31 TL tutarında borç tahakkuk ettirildiği ve kararın 28.01.2020 tarihinde tebliğ edildiği; 31.01.2020 tarihinde dilekçe ile başvurularak, sigorta primi ve işsizlik primi borcu tahakkuk ettirilmesi işleminin kaldırılmasının istendiği, Kurumun 11.02.2020 gün 2020/8 Esas - 2020/8 Karar sayılı yazı ile bu itirazın reddedildiği ve 31.03.2020 tarihinde tebliğ edildiği; söz konusu kararın konuya ilişkin yasal düzenlemelere, çalışanlarla yapılan iş sözleşmelerine, yargı kararlarına tamamen aykırı olduğu; söz konusu rapor ve tutanaklarda prim belgesi düzenlenmesi kararına, sigorta prim ve işsizlik sigortası prim borç tahakkukuna dayanak olan kısmın şirkete ait iş yerinde haftanın 6 günü çalışma olduğu, kış dönemi 2 gün 09.30 - 22.00 saatleri arasında 21 saat, 2 gün 9.30 - 18.00 saatleri arasında 14 saat, 2 gün 13.30 - 22.00 saatleri arasında 14 saat gerçekleşen çalışmalarda 49 saat çalışılarak 4 saat fazla çalışma yapıldığı; yaz döneminde 2 gün 09.30 - 23.00 saatleri arasında 23 saat, 2 gün 9.30 - 18.00 saatleri arasında 14 saat, 2 gün 14.30 - 23.00 saatleri arasında 14 saat gerçekleşen çalışmalarda 51 saat çalışılarak 6 saat fazla çalışma yapıldığı, ara dinlenmelerine uyulmadığı, çalışma saatleri yönünde bilgilendirme yapılmadığı, UBGT ödemelerinin yapılmadığı ve iş sözleşmelerinde aykırılıklar olduğundan bahisle fazla mesai ödemesi yapılmadığı kabulüne dayandığı; 20.06.2017 - 03.07.2017 tarihinde yapılan incelemeler sonrasında tanzim olunan iş teftiş raporunun işverence yerine getirilmesi ve uyulması gereken husulara ilişkin kısmında da işyerinde kış döneminde 4 saat yaz döneminde 6 saat fazla çalışma yapıldığı ve tespit edilen işçiler için ücretleri dikkate alınarak % 50 zamlı ödenmesi gerektiği ifade edildiği; şirket içerisinde şirket çalışanlarının mesai saatlerinin önceden net olarak belirlendiği ve personelin de bu konuda bilgilendirildiği; iş müfettişi raporunda belirtilen iş yerinde fazla mesai yapıldığı, ücretlerin ödenmediği, ara dinlenmelerine aykırı çalışıldığı ve çalışma sürelerine ilişkin bilgilendirme yapılmadığı yönündeki tespitlerin dayanaksız olduğu iddiasıyla davalı Kurumun davacı şirket hakkında 01.04.2017 - 01.07.2018 tarihleri arasındaki dönem için işçilere yaptırılan fazla mesaiye karşılık ödenmeyen prim borcu ile ilgili olarak tahakkuk ettirdiği borcun iptali ve davacı şirket tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna bu borç tahakkukuna ilişkin olarak yapılan itirazın reddine ilişkin kararın iptali ile davacı şirket tarafından Sosyal Güvenlik Kurumuna ödenen 9.406,05 TL'nin yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum tarafından yapılan işlemlerin mevzuat gereği olup usul ve yasalara uygun olduğu, Kurum kayıtlarının incelenmesinde davacı ... 'nin Kurumun ... İl Müdürlüğünde 2 4771 01 01 1197648 007 01 36 sicilde kayıtlı olduğu, davacıya ait işyerinde yapılan denetim neticesi Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından düzenlenen 05.10.2018 tarihli ve 5609-İNC-38 sayılı raporun gereği yapılmak üzere ... Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü tarafından 16.05.2019 tarih ve 7446008 sayılı yazı ekinde Kurum ... İl Müdürlüğü'ne intikal ettirildiği, söz konusu raporda çalışanlara fazla çalışma yaptırılmakta olduğu ve yapılan fazla çalışmaların ücretinin ödenmediği, mevcut çalışanların 01.04.2017 - 01.07.2018 tarihleri arası fazla çalışma yaptıkları tespit edilerek, fazla çalışmalarından kaynaklanan hakedişlerine ilişkin verilerin gönderilerek gereğinin yapılmasının talep edildiği, bunun üzerine 5510 sayılı Kanun gereği 9.342,31 TL borç tahakkuk ettirildiği, borca ilişkin borç bildirim belgelerini tebliğ eden işverenin 31.01.2020 tarihli yazı ile Kuruma başvurarak borca itiraz ettiği ve işlemlerin iptalini talep ettiği, Kurum tarafından dava konusu borcun tahakkuk ettirilmesinde Kurum tarafından yapılmış olan işlemlerin hukuka uygun, usul ve ilgili yasalar gereği olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; 21.05.2013 tarih ve 6486 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile değişik 81 inci maddenin sondan bir önceki hükmünde de; Yapılan kontrol ve denetimlerde, çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya bildirilen sigortalının fiilen çalışmadığının tespit edilmesi hâlinde, işverenler bir yıl süreyle bu maddeyle sağlanan destek unsurlarından yararlanamaz. Bu madde kapsamındaki teşvikten yersiz olarak faydalanıldığının tespiti hâlinde, yararlanılan teşvik tutarı işverenden gecikme cezası ve gecikme zammı ile birlikte tahsil edilir hükmü yer aldığı; 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi ve Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği gereğince sigortalının, ücretleri ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ait oldukları dönem prime esas gelirine yansıtılmak durumunda olduğu; öğreti ve Yargıtay kararları gereği Ücret benzeri olarak adlandırılan Fazla Çalışma Ücreti, Ulusal Bayram ve Resmi tatil (UBRT) Ücreti ve Hafta Tatili Ücretleri de, düzenlemedeki Ücret kavramı içerisinde değerlendirilmek ve ödenip ödenmediğine bakılmaksızın ait oldukları ay prime esas gelirinde bildirilmesi gerektiği; davacı şirketin çalıştırdığı kişilere ilişkin iş müfettişi rapor tarihinden sonra uzlaşma tutanakları düzenlenmiş ise de Arabuluculuk Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca taraflar arasında bağlayıcı olduğu, işverenin davalı idareye bildirim yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı; çalışanlara fazla çalışma ücretleri ödenmemiş ve hatta sigortalılarla yapılan arabulucu görüşmelerindeki anlaşma tutanakları ile sigortalılar fazla çalışma ücretlerinden feragat etmiş dahi olsalar, İş Müfettişliğince denetlenebilir, somut bilgi ve belgelere dayanılarak tespit edilen fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin, prime esas gelir olarak kuruma bildirilmesi gerekirken, bildirilmemiş olması nedeniyle davalı Kurumun, 2017/01 - 2018/09. aylar için eksik bildirilen prime esas gelirlerden dolayı resen prim ve İşsizlik Sigortası borç tahakkukunda usul ve kanuna aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; arabuluculuk tutanaklarının resmi yazılı belge olduğu, idari para cezasının iptal edildiği, davaya yasal süresinde cevap verilmediği, arabululucuk tutanakları ve tanıklar ile raporun aksinin ispat edildiği, fazla çalışma yaptırılmadığı, raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığı, işçilerin alacakları bulunmadığını beyan ettikleri, kararın yerinde olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kayıtları, tanık beyanları, idare mahkemesi kararı, iş müfettişi teftiş raporu ve içeriği ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; iş müfettişliğince tespit edilen fazla çalışmalara ilişkin ücretlerin prime esas gelir olarak Kuruma bildirilmesi gerekirken, bildirilmemiş olması nedeniyle davalı Kurumca sözü edilen aylar yönünden eksik bildirilen prime esas gelirlerden dolayı re'sen prim ve işsizlik sigortası primi borç tahakkukunda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı müfettişleri tarafından yapılan denetime istinaden bir kısım sigortalıların prime esas kazancının eksik bildirildiği iddiasına dayalı re'sen prim tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali davasıdır.
2.İlgili Hukuk
31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 59 uncu maddesinin ilgili 7 nci fıkrası şöyledir:
"Kamu idarelerinin denetim elemanları kendi mevzuatı gereğince işyerlerinde yapacakları soruşturma, denetim ve incelemeler sırasında, çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını da tespit ederek, sigortasız çalıştırılanları Kuruma bildirmek zorundadır. Bu kurumlar ayrıca kendi mevzuatları gereğince yaptıkları inceleme ve tespitler sırasında bu Kanuna göre sigortalı sayılanların prime esas kazançlarının veya sigortalı gün sayılarının eksik bildirilmesi sonucunu doğuran tespitlerini de en geç bir ay içinde Kuruma bildirirler. Kurum bu bildirimleri esas almak üzere gerekli yasal işlemi yapar. İlgililerin itiraz hakları saklıdır."
3. Değerlendirme
1.Kamu idarelerinin denetim ve kontrol görevlilerinin kendi mevzuatlarına göre yaptıkları denetim, inceleme veya soruşturma sırasında çalıştırılanların sigortalı olup olmadığını ve prime esas kazançlarının ve sigortalı sürelerinin eksiksiz bildirilip bildirilmediğini tespit ederek 55100 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi uyarınca en geç bir ay içinde Kuruma bildirmeleri zorunludur. Kurum bu bildirimler üzerine gerekli yasal işlemleri yapacaktır.
2.Eldeki davada, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı) Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı tarafından yapılan denetimde, davacı şirket adına tescilli ... .... Alışveriş Merkezinde bulunan işyerinde, 2017 ve 2018 yıllarında, bir kısım sigortalılara fazla çalışma yaptırıldığının ancak fazla çalışma ücretinin ödenmediğinin ve prime esas kazançlar arasında da yer verilmediğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Anılan tespitlere ilişkin teftiş raporunun davalı Kuruma gönderilmesi üzerine Kurumca re'sen bildirge ve bordro tanzimi ile idari para cezası ve prim tahakkuku yapılmıştır. Davacı işveren şirket anılan Kurum işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmektedir.
3.Öncelikle denetim raporundaki belirlemeler davacı adına tescilli işyerindeki çalışma ve fazla çalışma sürelerini soyut olarak belirlemekte olup her bir sigortalı yönünden gerçekte hangi günlerde ve hangi sürelerde fazla mesai yaptıkları tespit edilerek somutlaştırılmalıdır. Bu kapsamda sigortalıların fazla çalışmasını bilebilecek olan kişiler yöntemince belirlenmeli ve tanık olarak dinlenmelidir. Gerekirse tespite konu fazla çalışması bulunan her bir sigortalının beyanına başvurulmalı, işyerinin alışveriş merkezi olduğu nazara alınarak işyerine giriş çıkış kayıtları getirtilmelidir. Öte yandan sigortalılar ile işveren arasındaki arabuluculuk tutanaklarının, tutanak taraflarını bağlayıcı olup davalı Kurum yönünden ancak güçlü delil olabileceği nazara alınmalıdır.
4.Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme neticesinde yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!