10. Hukuk Dairesi 2024/1312 E. , 2024/3060 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2318 E., 2023/1918 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/426 E., 2022/346 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 28012017441 SGK sicil numarası ile davalı işverene ait 28-01/10338 sicil no lu iş yerinde 03.03.2018-21.08.2020 tarihine kadar davalı iş yerinde çalıştığını, iş akdinin haksız ve kötü niyetli olarak feshedildiğini, davalı işveren tarafından müvekkilinin sigortalılığının 25.07.2019 tarihinde başlatıldığını, 03.03.2018 tarihi ile 25.07.2019 tarihi arasındaki çalışmasının davalı işveren tarafından kuruma bildirilmediğini beyanla bu tarihler aralığında davalı şirket bünyesinde kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya yönelik zaman aşımı itirazında bulunduğunu, davacının sigortasının yapılmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, çalıştığı süre boyunca sigortasının ödendiğini, ilk iki ayın deneme süresi olduğunu, davacının sebep göstermeksizin işten çıktığını, haftanın 09:30 ila 19:00 saatleri arasında çalıştığını, haber vermeksizin ara ara işe gelmediğini ve işletmeyi zarara soktuğunu, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, UBGT ve AGİ ücretlerinin ödendiğini, davacının iş yerinde yevmiye usulü çalıştığını, düzenli olarak çalışmadığını, işe geldiği günlerde temizlik ve servis elemanı olarak günlük 80,00 TL ye çalıştığını, ücretini elden aldığını açıklanan bu sebeplerle zaman aşımı nedeni ile davanın reddine ve işin esasına girildiğinde davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tespit ve davalı iş yerinde gerçekleşen çalışmalarından kaynaklanan maddi taleplerini içeren davayı birlikte açtığını, maddi talepli davada sigortalı ile kurum arasında akdedilen bir sözleşme bulunmadığından kurumun davalı veya herhangi bir şekilde gösterilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla davanın esasına girilmeden tefrikine karar verilmesini talep ettiğini, zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduğunu, açıklanan bu sebeplerle dosyanın tefrikine ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamında bulunan belgeler incelendiğinde; Yargıtay içtihatları doğrultusunda kolluk, Defterdarlık marifetiyle komşu işyeri tespiti yapılmıştır. Davacı tanığı ..., ..., davalı tanığı ... davalı işyerinde bordrolu çalışan olmadığı gibi komşu işyerinde çalışmadığından beyanlarına itibar edilmediği, komşu işyeri tanığı ..., ..., ..., ..., ..., .... davacıyı tanımadığını, davalı tanığı ... davacının işe giriş ve çıkış tarihini bilmediğini, komşu işyeri tanığı ..., ... davacının çalışmalarının hangi tarih aralığında olduğuna dair bilgi sahibi olmadığı belirtmişse de Komşu işyeri tanığı ... komşu işyeri olan Kekik Et Izgara isimli işyerinde çalıştığını, tanığın hizmet döküm cetveli incelendiğinde dava konusu dönemde... yanında çalışması olduğu çalışması olduğu tespit edilmesi üzerine ilgili yerlerden bu işyerini... işletip işletmediği hususunda belgeler temin edilmiş Kekik Et Izgara isimli işyerini... ve ... tarafından işletildiği tespit edilmiştir. Tanık açıkça beyanında "komşu işyeri olan Kekik Et Izgara'da 2018 yılı Ekim ayından itibaren mutfak personeli olarak çalışmaktayım, davacı işyerimizin lavabosunu kullanmak için gelirdi, benim işe başladığım tarihte davacının ...'na ait işyerinde çalıştığını gördüm, davacının her gün işyerimize uğrardı ve çalışmalarının sürekli ve kesintisiz olduğunu görürdüm." beyanı ile davacının çalışmalarının sürekli olduğunu belirttiği, komşu işyeri tanığı ....ının beyanı ile desteklendiği, dönem bordro tanığı ... "doğum iznine çıkacağım diye davacı iş yerine alındığını, iki çocuğu olup, ikinci çocuğa hamile kalındığında 3- 4. ayında işyerinde çalışmaya başladığını" belirtmişse beyanına davacının çalışmalarına dair net bilgi sahibi olmaması ve davalı işverenin eşi olması nedeniyle sorumluluktan kaçmaya yönelik beyanda bulunduğu kanaatine varılarak tek başına itibar edilmeyeceği bu nedenle beyanın davacı aleyhine değerlendirilemeyeceği dava konu tarih aralığında davacının ikametgahının Giresun ili olduğu, yurda giriş çıkış tarihinin olmadığı, davalı işyerinin gerçek işi yeri olduğu, işyeri 30.12.2016 tarihi itibariyle kanun kapsamına alındığı, 13.01.2021 tarihli kolluk araştırma tutanağında davacının çalışmalarının sürekli olarak tespiti ile ibraz olunan belgeler, cevabi yazılar, dinlenen .... ve ...'ın beyanları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya muhteviyatından davanın kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili; davalıya ait iş yerinde davacının 2019 yılı 7 nci ayında garson olarak çalışmaya başladığını, işe gelmemeye başladığını, mazeretsiz olarak günlerce işe gelmediğini ve işi bir anda bıraktığını, davacı çalışmaya başladıktan sonra tüm dünyada görülen covid 19 nedeniyle çalışmasının büyük kısmının hastalığa ve kapanmalara denk geldiğini, davacının, davalıya ait iş yerinde 2018 yılına ait çalışmasının mevcut olduğunu, davacının, davalıya ait iş yerinde daha önce çalışmaya başladığını beyan ederek hukuka aykırı işbu davayı açtığını ancak dosyada dinlenen hiçbir bordro veya komşu iş yeri tanığının davacının 2018 yılında çalışmaya başladığını doğrulmadıklarını, ilk derece mahkemesince tanık beyanlarının çoğunluğu göz ardı edilerek hüküm kurulduğunu, aslında davacının çalışmaya başladığı tarihin 07/2019 tarihi olduğunu, tüm tanık beyanları ile doğrulanmasına rağmen hukuka aykırı karar verildiğini, ilk derece mahkemesince dinlenen komşu iş yeri tanıkları ile davacının çalışmış olduğu iddia edilen dönemin ispatlanamadığını, işbu nedenle davacı tarafından komşu iş yeri tanıkları beyanıyla ispat edilemeyen hizmet tespiti davasının reddedilmesi gerektiğini belirterek;
Fer'i müdahil Kurum vekili; Kurumun yasalar ve mevzuatı gereği hareket ettiğini, kararın eksik araştırmaya dayalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, davacının davalıya ait iş yerinde 03.03.2018-25.07.2019 tarihleri arasında fiilen ve sürekli olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, davalıya ait işyerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalışması bulunan tek bordro tanığı davalının eşi ... olduğundan beyanlarına itibar edilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, komşu işyeri tanığı ... beyanında Ekim 2018 de çalışmaya başladığını beyan etse de, hizmet cetvelinde komşu işyerindeki çalışmasının Ekim 2017 de başladığının gözüktüğü, özellikle dava konusu tarihlerini kapsayacak şekilde davalıya ait işyerine komşu işyerlerinde çalışması bulunan komşu işyeri tanıklarının beyanlarına ve kolluk araştırmasına göre davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu;, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı ve SGK vekilinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş ve istinaf taleplerinin esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle kararın bozulması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 03.03.2018-25.07.2019 tarihleri arası çalıştığının tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacının davalı işyerinden 25.07.2019-22.09.2020 tarihleri arasında geçen hizmetlerine ilişkin bildirimlerinin yapıldığı, davacı bildirim öncesindeki çalışmalarının tespitini talep ettiği anlaşılmakta olup dinlenilen tanık beyanlarında davacının hangi tarihlerde çalıştığına dair hüküm vermeye yeterli beyan bulunmamaktadır. Mahkemece, hizmet tespiti davalarında hizmet süresinin başlangıç ve bitişi aralığındaki çalışmaların tereddütsüz şekilde ortaya konulması gerektiğinden, dinlenilmeyen komşu işyeri tanıkları dinlenilmeli, dinlenilen tanıklardan davacının hangi tarihte işe başladığı hususunun sorulmadığından başlangıç yönünden ayrıntılı beyanları alınmalı, davacıya başlangıçla ilgili varsa başka tanık ve delilleri sorulmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!