10. Hukuk Dairesi 2024/1310 E. , 2024/2578 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2493 E., 2023/2014 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/34 E., 2022/375 K.
Taraflar arasındaki aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin babası merhum .....’tan dolayı 3410747321 tahsis numarası ile yetim aylığı almakta iken boşanmış olduğu ve ayrı yaşadığı eşiyle birlikte yaşadığı iddiası ile aylığının kesildiğini 2018 Aralık ayında öğrendiğini, müvekkilinin Kurumdan gelen borç bildirim belgesine süresi içinde itiraz dilekçesi sunmasına rağmen herhangi bir bildiri yapılmaksızın aylığının yatırılmadığını, müvekkili aleyhine Kurumca icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin muvazaalı boşanma gerçekleştirmediğini, yapılan uygulamanın hakkaniyet çerçevesinde olmadığını belirterek denetimin tekrardan objektif biçimde yapılmasını, müvekkilinin davalı kuruma borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili tarafından dosyaya cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının eşi ile, fiilen birlikte yaşadığının toplanan deliller sabit olduğu, dava dışı eşi ile muvazalı olarak boşanmadığı hususunu ispat edemediği anlaşılmakla, davanın reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; her ne kadar mahkeme gerekçesinde ...'in beyanlarının sorumluluktan kaçmaya yönelik olduğu, imza inkarı olmayan belgenin aksinin ancak yazılı belge ile ispatlanacağından denilmişse de; 22.01.2021 tarihli celsede ...'in davacıyı tanımadığını açıkça beyan ettiğini, davacının eski eşi ile beraber fiilen yaşayıp yaşamadığını bilmediğini belirttiğini, tutanakta verdiği ifadeye yönelik olarak işbu beyanlara binaen beyanının genel bir beyan etmişse de davacı ile eski eşinin boşandıktan sonra beraber yaşayıp yaşamadıkları hususunda net bilgi vermediğini, bu anlamda tanığın mahkeme huzurunda yeminli beyanının esas alınmayarak sadece davalı kurum lehine olacak şekilde tutanaktaki beyanının esas alınmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, tanıklardan ...'ın davacıyı tanımadığını beyan ettiğini, yine davacının eski eşinin köye çocukları ve gelinleri ile geldiğini ancak davacının köye gelip gelmediğini ve eski eşi ile birlikte yaşayıp yaşamadığını bilmediğini net bir şekilde ifade ettiğini, bununla birlikte davacının eski eşinin bir başka kişiyle evli olduğunu bilmediğini, her ne kadar gerekçeli kararda ...'ın beyanının tutanak ve mahkeme beyanlarındaki çelişkiler anlamında husumetten kaçmaya yönelik olduğu tespiti yapılmışsa da mahkeme huzurunda yemini yaptırılan tanığın çelişkili ifadelere sorulan soruya cevaben mahkeme ifadesinin açıkça doğru olduğunu belirtmesinin bu hususta mahkeme gerekçesinin dayanaksız olduğunun göstergesi olduğunu, husumetten kaçmaya yönelik belirtilen hususta mahkemenin keyfi bir gerekçelendirme ile hüküm kurduğunu, öte yandan dinlenen tanık ...'ın da aynı şekilde yeminli olarak benzer nitelikte beyanlar verdiğini, mahkeme beyanlarının esas alınması gerektiğini, dinlenen tüm tanık ve kamu tanıklarının da herhangi bir şekilde davacı ve eski eşini tanımadığını ve boşanıp boşanmadıklarını bilmediklerini , davacıyla eski eşini hiç bir arada görmediklerini beyan ettiklerini, davacının kendi gündelik işlerini görme yeteneğinden yoksun olduğunu, bu hususta dava dilekçesinde davacının bu durumunun incelenmesi için talepte bulunduklarını, davacının herhangi bir devlet dairesinde kendi başına iş görebilecek ya da kendi adına telefon aboneliği alabilecek yeteneği haiz olmadığını, gerekçeli kararda davacı tarafından kullanılan GSM hattının davacının eski eşinin adına kayıtlı olmasının davanın reddine gerekçe gösterildiğini, bahse konu hattın ... adına kayıtlı olduğunu ve yine ... tarafından kullanıldığını, ...'ın davacı ile eski eşi ...'ın müşterek çocukları olduğunu, birisinin babasıyla aynı yerde art ... oy kullanmasının hayatın olağan akışına gayet uygun olduğunu, işbu davanın reddine gerekçe gösterilemeyeceğini, her ne kadar gerekçeli kararda müvekkilinin Nüfus Müdürlüğüne bildirilen adreslerde yaşamadığı, fiilen Hacı Hüseyin Mahallesi Dikişçi Sokakta ikamet ettiği dosya içeriğinde bulunan Giresun İcra Dairesinin 2019/8450 Esas nolu dosyasında davacı adına tebligatların bu adres olarak belirtildiği tespit edilmiş ise de söz konusu tespitin delil olarak değerlendirilip hüküm kurulmasının dayanaktan yoksun olduğunu, söz konusu tebligat davalı kurum tarafından belirtilen adrese yapılmış olup davalı Kurumca müvekkil aleyhine soyut ve hukuken kabul edilemez bir işlem yapıldığını, kaldı ki, davacıya yapılan bu tebligatları davacının mahalle muhtarından alabildiğini, tüm bu hususların davacıya aylık bağlandığı dönemde eski eşiyle birlikte fiilen birlikte yaşadıklarını göstermediğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacıya ölen babasından bağlanan ölüm aylığı, davacının boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmiştir. Tüm dosya kapsamı, alınan beyanlar, kolluk araştırma tutanakları, abonelik bilgileri, MEDULA kayıtları, nüfus kayıtları ve denetim raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacının istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, aksi Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması, yersiz aylık borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Sulh Hukuk Mahkemesi vasi kararı, araştırma tutanakları, seçmen kayıtları dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!