WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1306 E.  ,  2024/2944 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2086 E., 2023/1944 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/31 E., 2022/77 K.

Taraflar arasındaki Bağ-Kur sigortalılık tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, davacının 13.01.1997 - 25.08.1997, 01.07.1999 - 15.06.2004 tarihler arası vergi kaydına göre Bağ-Kur'luluğun tespitini, 7326 sayılı yapılandırmadan faydalandırılmasını ve davalı Kurum kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; ret kararının usüle aykırı olduğunu, dosyaya sunulan Yargıtay kararları, Mahkeme kararları ve bilirkişi raporları incelendiğinde; 506, 1479, 5434, 2925, 2926 sayılı Kanun'lara ilişkin ortak geçiş hükümleri kenar başlığını taşıyan geçici 7 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Bu Kanun'un yürürlük tarihine kadar 17.07.1967 tarihli ve 506 sayılı Kanun'un 20 nci maddesine göre sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiili hizmet zammı süresi, itibari hizmet süreleri, borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirilir.” düzenlemesi ve Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve E. 2019/456, K. 2020/785 sayılı kararında yer alan “… 4956 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 02.08.2003 tarihine kadar tescillerini, prim ödemeleri veya tescil başvuruları yoksa aynı tarihten sonra sadece aynı Kanun ile 1479 sayılı Kanun'a eklenen geçici 18 inci maddeye göre vergide kayıtlı olan süreleri için borçlanma haklarını kullanarak sigortalık süresi elde edebilirler…” gerekçesi dikkate alındığında mahalli Mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olmadığını, öte yandan davacı ile ilgili olarak davalı Kurumdan gelen 18.05.2022 tarihli yazıda “Şahsın Bağ-Kur tescili 04.10.2000 tarihi itibariyle başlatılmış” olduğunun belirtildiğini, dava konusu olayda ise davalı Kurumun, davacının 2000 yılından önceki talebine karşılık 2000 yılında Bağ-Kur'luluğunu başlatması karşısında mahalli Mahkemenin davayı kabul ederek davacının Bağ-Kur'lu günlerinin 13.01.1997-25.08.1997, 01.07.1999-15.06.2004 olduğunu belirtmesi gerektiğini, ayrıca mahalli Mahkemenin bilirkişi raporundaki açıklamaları değerlendirmediğini, davayı reddettiğini belirterek Mahkemece verilen kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Somut olayda, davacının 13.01.1997-25.08.1997 ve 01.07.1999-15.06.2004 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalılığının tespitini talep ettiği, davacının Bağ-Kur dosyası içeriğine ve Kurum cevabı yazısına göre 02.08.2003 tarihinden önceki tarihte Kuruma tescil edilmediği, giriş bildirgesi vermediği veya bir şekilde kendi adına tescil isteği yerine geçecek şekilde prim ödemediği, Bağ-Kur işe giriş bildirgesinin 06.08.2003 tarihli olduğu, bu belgeye istinaden 04.10.2000 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalılığının başlatıldığı, Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının prim ödemesi ve tescil kaydı olmaması nedeniyle talep ettiği dönem yönünden Bağ-Kur tescilinin yapılmasına Kanunen imkan olmadığı anlaşıldığından istinaf talebinin reddine yönelik aşağıdaki şekilde karar verilmiştir." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte, sosyal devlet ilkesinin dikkate alınmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Bağ-Kur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 1479 sayılı Kanun'un Geçici 18 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.