WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1301 E.  ,  2024/2663 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2267 E., 2023/1901 K.
KARAR : Karar verilmesine yer olmadığına
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çaykara Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/132 E., 2022/19 K.

Taraflar arasındaki rücuan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın davacı Kurum vekili ile davalılardan ... Personel Hizmetleri Ltd.Şti ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı Kurum vekili, Kurum sigortalılarından...'ın Trabzon ili Çaykara ilçesi Demirkapı mahallesinde 03.05.2018 tarihinde iş kazası geçirerek hayatını kaybettiğini, bu kaza sebebi ile ... işçinin eşi olan hak sahibi ... ...'a 30.04.2019 onay tarihli 255.736,83TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığını belirterek, şimdilik 10.000,00-TL için, ilk peşin sermaye değerli gelir için gelir bağlama onay tarihi olan 30.04 2019 tarihinden itibaren işleyacek yasal faiziyle birlikte davalı şirketler yönünden 5519 sayılı Kanun'un 21/1 gereğince tamamından, diğer davalı ...'nın 3. kişi olması sebebiyle 5510 sayılı Kanun'un 21/4 gereği yarısı oranında, yargılama esnasında dava dışı kişi/kişilarin kusurunun tespit edildiği anda bu kişilerin kusurundan da davalının/davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olmaları kaydıyla tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalılar ... Personel Hizmetleri Limited Şirketi ve ... vekili, davacının tespit ettiği ve mevtanın yakınlarına ödediği sabit bir değer olmasına rağmen davasını belirsiz olarak açtığını, davacının davasını belirsiz olarak açmasının yasal olarak mümkün olmadığını, HMK 107 nci maddeye göre dava açıldığı tarihte alacak miktarı yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi durumunda belirsiz alacak davası açılamayacağını, davanın hukuki yarar yokluğundan esasa girilmeden usulden ret edilmesi, eğer kısmi bir dava açılmış ise davacı tarafın bu husus açıkça belirtmesi gerektiğini, Kurum çalışanlarından ...'nın 03.05.2018 tarihinde Çaykara Belediyesi'ne ait olan çöp arabasıyla her zamanki gibi çöp konteynırlarını boşaltabilmek amacıyla kaza olayının olduğu yerde çalıştığını, kurumun diğer çalışanlarından...'ın ise konteynırların boşaltılması için aracın arka bölümünde çöplerin boşaltılması için çalışan kişilerin durduğu basamakta durduğunu, araç arkaya doğru giderken araçtan düştüğünü ve aracın altında kalarak vefat ettiğini, yapılan savcılık soruşturması neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar çıktığını, SGK raporunda Kurum açısından bazı eksikliklerin olduğuna dair sorumluluk addedildiğini ancak bunun gerçekle örtüşmediğini, zira ...'in .... ... ve müvekkili ...'ya olduğu gibi tüm çalışanlarına çalışma usul ve esaslarına yönelik olarak yazılı talimatname tebliğ ettiğini, bu talimatnamenin olaydan sadece 1 hafta önce mevtaya da tebliğ edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili, davalı ... şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusurlu olması halinde söz konusu olduğunu, davacı Kurum tarafından müteveffanın eşine yapılan ödemenin kendi kanuni sorumluluğu çerçevesinde yapıldığını, söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğu, müvekkil şirketin de yasal olarak işletene düşen hukuki sorumluluğu üstlendiği göz önüne alındığında haksız fiilden kaynaklanan olaylarda ancak yasal faizin talep edilebileceğini, Yargıtay kararlarının da bu yönde olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için davacı lehine faize hükmedilmesi durumunda da davacının ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceğini belirterek davanın zamanaşımından reddine, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddine, müvekkili Şirket tarafından poliçe limitleri ile sorumlu olunduğundan teminat limitinin tükenmesi durumunda davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili ile davalılardan ... Personel Hizmetleri Ltd.Şti ve ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, davaya konu alacaklar 7326 sayılı yapılandırma kapsamında davalı ... AŞ tarafından ödendiğinden davanın konusuz kalması sebebiyle Mahkemece karar verilmesine yer olmadığı kararı verildiğini, bu yönüyle verilen kararı da istinaf konusu yapmadıklarını ancak davalı ... şirketine verilen dava vekalet ücreti ve yargılama masraflarından sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

2.Davalılar ... Personel Hizmetleri Limited Şirketi ve ... vekili, ... Sigorta A.Ş.'nin davalı şirketin sigorta firması olup davalı şirket aleyhine dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesi ile vekalet ücreti takdir edilir iken sigorta şirketinin vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasının hatalı olduğunu, davalılar aleyhine yargılama gideri ve avukatlık ücretine hükmedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Somut olayda; dava konusu Kurum alacağının, dava tarihinden sonra yürürlüğe giren 7326 sayılı Kanun kapsamında davalı ... tarafından yapılandırılarak ödendiği açıktır. Bu nedenle, Mahkemece davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetli ise de; yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca tarafların yaptığı yargılama masraflarının kendi üstlerinde bırakılması ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekmektedir...." gerekçesiyle "Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber kanunun olaya uygulanmasında hata edildiği ve yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı anlaşılmakla H.M.K. 353/1-b-2 maddesi uyarınca Mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına,

Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına," dair karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili özetle; lehe vekalet ücreti verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331 inci maddesi, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 7326 sayılı Kanun.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.