WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1291 E.  ,  2024/4133 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1705 E., 2023/1632 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/134 E., 2023/300 K.

Taraflar arasındaki davalı Kuruma ödenen fazla primlerin iadesi istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili; davacının 17.01.1977 yılında esnaflığa başladığını, ödenmemiş primlere ilişkin olmak üzere 1981 yılında vergi dairesine başvurarak, geçmişe dönük olmak üzere davacı tarafından 1977-1981 yılları arasında biriken prim borcunun cezalı olarak ödemesinin gerçekleştirildiğini ancak ... tarafından davacının 09.04.1981-01.01.1993 yılları arasında 11 yıl 8 ay 22 gün sigortalı göründüğünü, 1977-1981 yılları arasındaki çalışmasından dolayı ödediği primlerin sayılmadığını ve sigorta başlangıcının 1977 olarak görünmediğini, tüm bunlardan dolayı davacının davalı Kuruma fazla ödeme yaptığının görüldüğünü belirterek davacının Kuruma fazladan ödenen prim alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili; dava 10 yıllık hak düşürücü süre dahilinde açılmamış olduğundan hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddi gerektiğini, davacının iş bu dava konusu talebine yönelik olarak Giresun 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/558 Esas, 2003/165 Karar sayılı açılan davanın reddine karar verdiğini ve kararın kesinleştiğini, yine davacının aynı dava konusuna ilişkin Giresun İş Mahkemesinin 2015/366 Esas, 2017/65 Karar sayılı ilamı ile açmış olduğu davanın reddedildiğini, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 2017/1235 Esas, 2017/1748 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, davacının yine aynı dava konusuna ilişkin Giresun İş Mahkemesi 2020/450 Esas, 2021//444 Karar sayılı ilamı ile davanın reddedildiğini, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 2021/2317 Esas 2021/1788 Karar sayılı kararı ile başvurunun esastan reddine kesin olarak verilen kararın kesinleştiğini savunarak davanın kesin hüküm nedeni ile dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili; davacının 17.01.1977 yılı itibari ile esnaflığa başladığını, ödenmemiş primlere ilişkin olmak üzere 1981 yılında vergi dairesine başvurarak, geçmişe dönük olmak üzere 1977-1981 yılları arasında biriken prim borcunun cezalı olarak ödendiğini, SGK tarafından davacının 09.04.1981-01.01.1993 yılları arasında 11 yıl 8 ay 22 gün sigortalı göründüğünü, 1977-1981 yılları arasındaki çalışmasından dolayı ödediği primlerin sayılmadığını ve sigorta başlangıcının 1977 olarak görünmediğini, davacının başvurusu neticesinde verilen cevapta fazla ödenen meblağa ilişkin evrakın dosyada yer aldığını, dosyaya yapılan tüm ödemelerin dosyada olduğunu, sunmuş oldukları delillerin değerlendirilmediğini, davacı ise, 09.04.1981 tarihinde 750 TL, 30.12.1981 tarihinde 9.513 TL, 28.05.1982 tarihinde 9.191 TL ve yine 28.12.1982 tarihinde ise 21.955 TL pirim ödediğini, 17.01.1977 yılında ilk Bağ-Kur başlangıcının olduğunu, 31.12.1992 tarihinde prim gün sayısını da bitirdiğini, fazla yatırılan 40.000 TL'nin tarafına iadesine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.

2.Davalı vekili; Mahkemece maktu ücret tutarı altında vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararı istinaf etmişlerdir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.
2.Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davacı tarafından Kuruma fazladan ödenen prim alacağının ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talebine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.