WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1286 E.  ,  2024/2424 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2152 E., 2023/1912 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Rize İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/308 E., 2022/204 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının aylığının 5510 sayılı Kanun gereği boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığının tespiti sonucu, aylığın bağlandığı tarihten itibaren kesildiğini, bu süre boyunca yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, borcun tahsili için ilamsız icra takibi açıldığını, davalının itirazı neticesinde davalı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini, takip açılmadan önce Kurumca araştırma yapılarak rapor hazırlandığını, davalının eşi ile davacı Kurumun ödemelerini talep ettiği dönemde fiilen birlikte yaşadıklarının tespit edildiğini beyanla; fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla Kurumca yersiz ödendiği tespit edilen aylıklardan şimdilik 5.000,00 TL'sinin ödemelerin yapıldığı tarihlerden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; yetki ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, müvekkilinin eşi ... ile 20.02.1997 tarihinde boşandığını, boşanma kararından sonra babasının hak sahibi olarak kendisine yetim aylığı bağlandığını, aylığın hiçbir gerekçe gösterilmeksizin kesildiğini, Kurumun maaş kesintilerine dayanak gösterdiği 'boşandığınız eşinizle birlikte yaşadığınız tespit edildiğinden' olgusunun gerçek durumla ilgisi bulunmadığını, tarafların müşterek çocuklarının ısrarıyla müvekkilinin bakıma muhtaç ağır hastalığı sebebiyle 2014 yılında tekrar evlendiğini, eşlerin boşanmış olduğu dönemde müvekkilinin hastaneye götürülmesi vb ihtiyaçlarının karşılanması, müşterek çocuklarının geleceği ve ihtiyaçları için zaman zaman bir araya geldiğini, bu durumun hayatın olağan akışının gereği olduğunu, müvekkilinin boşanma ile kendisine haksız menfaat sağlamasının söz konusu olmadığını beyanla; davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davalı/... ... yönünden; 21.10.2008 - 20.04.2011 döneminde yersiz aylık ödemesinden kaynaklanan 19.875,48 TL alacak, 2.826,02 TL alacak faizi, 6,00 TL masraf ve 0,30 TL masraf faizi olmak üzere toplam 19.881,75TL alacağın davalı/... ...'nun terekesinden alınarak davacıya verilmesine, dahili davalılar ..., ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğundan açılan davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili; yapılan yargılama neticesinde Yerel Mahkemenin davanın kısmen kabulüne karar verdiğini, gerek dava dilekçesinde gerekse aşamalarda belirttikleri üzere, 3410641091 tahsis numarası ile aylık almakta olan Hatice Yılmaz’ın aylığının; 5510 sayılı Kanun gereği boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespiti sonucu, aylığın bağlandığı tarihten itibaren kesildiğini, bu süre boyunca yersiz ödeme yapıldığının tespit edildiğini, dava tarihi sonrası davalı ...'nun vefaat ettiğini ve davaya dahil edilen yasal mirasçılarının Pazar Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.05.2019 tarih 2019/486 Esas 2019/613 Karar sayılı kararı ile davalı ...'nun mirasını red ettiklerinin tespit edildiğini, bu bağlamda davalı ...'nun davaya dahil edilen mirasçıları hakkında pasif husumet yokluğundan davanın reddine karar verildiğini, dahili davalılar tarafından davalının mirasının red edildiği Pazar Sulh Hukuk Mahkemesinin 31.05.2019 tarih 2019/486 Esas 2019/613 Karar sayılı dosyasına Kurumun müdahil edilmemiş olduğunu, mirasın red sebeplerinin var olup olmadığı yada mirasın reddine engel teşkil edecek bir hususun dosya kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğinin açık olmadığını, bu bağlamda iş bu dosya kapsamında verilen kararın eksik olduğunu, her ne kadar Yerel Mahkeme davanın kabulüne karar vermişse de hükme esas teşkil eden bilirkişi raporuna yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, bu durumun Kurum aleyhine sonuç doğurduğunu, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporunda Kurum zararının eksik hesaplandığını, bilirkişinin esasa, ana para ve dosya masrafına ilişkin tespitlerinin Kurum kayıtlarıyla kısmen uyuşmakla birlikte faiz ve mirasın reddi noktasından Kurum aleyhine olacak şekilde yaptığı tespitinin hatalı olduğunu, Kurum alacağına işlemiş faizi talep ettikleri halde verilen kararla toplam faiz miktarının çok daha düşük olduğunu, Kurum kayıtlarında Kurum alacağının muecceliyet tarihi net olup ilgili tüm kayıtların dosyaya sunulduğunu, bu kapsamda Kurum aleyhine eksik faiz alacağına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, Yerel Mahkeme kararının yeterince açık olmadığını ve kararın tereddüte sebebiyet verdiği düşüncesinde olduklarını, Yerel Mahkeme hükmünün 1 inci fıkrasında davalı/... ... yönünden; 21.10.2008 - 20.04.2011 döneminde yersiz aylık ödemesinden kaynaklanan 19.875,48 TL alacak, 2.826,02 TL alacak faizi, 6,00 TL masraf ve 0,30 TL masraf faizi olmak üzere toplam 19.881,75 TL alacağın davalı/... ...'nun terekesinden alınarak davacıya verilmesine denildiğini, hüküm incelendiğinde 19.875,48 TL alacak, 2.826,02 TL alacak faizi, 6,00 TL masraf ve 0,30 TL masraf faizi olmak üzere toplam alacak hesap edildiğini fakat bu kalemlerin toplamının hatalı olarak 19.881,75 TL olarak tespit edildiğini, ilgili bu çelişki kararın gerekçesiyle ve hükme esas alınan rapora binaen değerlendirildiğinde hesap hatası (maddi hata) olabileceği gibi bu haliyle tahsili zora sokma ihtimali içerdiğini ve Kurum aleyhine sonuç doğurduğunu, bu bağlamda da Yerel Mahkeme kararının yeterince açık olmadığı ve hatalı olduğu düşüncesinde olduklarını belirterek;

Dahili davalılar vekili; dahili davalılar açısından davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğru ve isabetli iken dahili davalılar yönünden vekalet ücreti takdir edilmemesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın kabulü ile dava konusu alacağın davalı müteveffanın terekesinden alınmasına yönelik kararın da hem usul hemde esas yönünden hatalı olduğunu, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, bu yönde yapmış oldukları itirazlar hakkında karar verilmeden esasa girildiğini ve hüküm kurulduğunu, davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığını, bu yönde yapmış oldukları itirazların Mahkemece dikkate alınmadığını, Mahkemenin yalnızca davacı tarafın talepleri ile bir yargılama sürdürdüğünü, Rize İcra Müdürlüğü’nün 2011/7415 Esas sayılı dosyasında davacı tarafın talep ettiği alacak miktarının belli olduğunu, zira davacının haksız ve yersiz ödediğini iddia ettiği maaş ve ücretleri bilmemesinin veya onu hesaplayamamasın mümkün olamayacağını, bu bağlamda davacının iş bu davayı belirsiz açmakta hukuki bir yararının bulunmadığını, bu nedenle hukuki yarar yokluğundan davanın reddi gerekirken bu hususlara dikkat edilmeksizin karar verildiğini, Mahkeme kararının esas yönünden de hatalı olduğunu, yargılama boyunca ileri sürdükleri esas yönünden iddia ve talepleri ile itirazları hakkında değerlendirme yapılmaksızın eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacıya ölen babasından bağlanan ölüm aylığı, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilldiği, yargılama sırasında davalının ölmesi üzerine davalı vekilinin talebi üzerine mirasçılar davaya dahil edildiği, tüm dosya kapsamı, alınan beyanlar, kolluk araştırma tutanakları, nüfus kayıtları ve denetim raporu bir arada değerlendirildiğinde davalı ile boşandığı eşinin uyuşmazlık konusu dönemde boşandıkları halde birlikte yaşadıklarına ilişkin Kurum tespitinin aksinin ispat edilemediği, dahili davalıların, murislerinden kalan mirası reddetmeleri nedeniyle murisin borçlarına karşı sorumlulukları kalktığından davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin talebi üzerine dahili davalıların davaya dahil edilmesi nedeniyle dahili davalılar lehine vekalet ücreti verilmemesinde isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, tarafların istinaf isteminin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin 1 numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine
karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, istinaf dilekçesi ile birebir aynı sebeplerle eksik incelemeye dayalı kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalıya yersiz ödenen aylıkların tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 56 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 96 ncı madde hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle, hükümde maddi hata yapılarak toplamın yanlış yazıldığı fakat taleple bağlı kalınması gerektiğinden, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.