10. Hukuk Dairesi 2024/1279 E. , 2024/2437 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2240 E., 2023/1887 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/353 E., 2022/262 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 21.09.1990 - 17.11.1998 tarihleri arasında 2801/13425 sicil numaralı işyerinde kesintisiz olarak çalıştığını ve çalışmasının aylık 30 gün olduğunu, davalı tarafından sigortalılık sürelerinin ...'na eksik bildirildiğini beyanla davacının davalı işyerinde sigortalılığının 21.09.1990 - 17.11.1998 tarihleri arasında kesintisiz olarak aylık 30 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; iflas masasına alacak başvurusunda bulunulmadan doğrudan dava açılmasının yasaya aykırı olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacının müflis şirkette çalışmış olduğuna dair herhangi bir evrakın iflas idaresine teslim edilmediğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, söz konusu yıllar itibariyle 5 yıllık sürenin geçmiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, araştırmanın resen detaylı şekilde yapılması gerektiğini beyanla resmi kayıtlarla doğrulanmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... davacının hizmet tespitine engel çakışan sigortalılık döneminin bulunmadığı, davacı için Kurum’a verilen eksik gün puantaj kaydının olmadığı, UYAP üzerinden yapılan araştırma ile tespit edilen davalı aleyhine açılan hizmet tespiti davalarında 2009 yılından itibaren dosyalar kapsamında dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı işyerinin faaliyet gösterdiği dönemde aktif şekilde yoğun olarak faaliyet gösterdiği, ortalama 500-600 işçisinin olduğu, ihracat da yapıldığı, bu nedenle tanıklar tarafından da ifade edildiği üzere ara verilmeksizin çalışıldığı, iş yoğunluğu nedeniyle fazla mesai yapılan dönemler dahi olduğu, işyerinde fındık olmayan, işyerinin kapalı olduğu dönem olmadığı, dışarıdan da olsa fındık temin edilerek çalışmaya devam edildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların işyerinin ve davacının çalışmasını kesintisiz olarak tanımladığı, işyerinde tadilat, bakım olsa dahi işçilerin farklı bölümlerde çalıştırılmaya devam edildiğinin, fındık dönemi olan Ağustos ayında ise işçilerin yıllık izinlerini kullandığının, fındık iznine gidenler dışında işler az olsa dahi çalışanların vardiyasını tamamladıklarının beyan edildiği, incelenen dosyalardaki beyanlara göre işyerinin kesintisiz şekilde çalışma yapılabilecek kapasitede olduğu, işyerinde ayda 30 gün sürekli şekilde çalışıldığının ancak işyerinde genel olarak işçilerin sigorta sürelerinin eksik olarak bildirildiğinin tanıklarca ifade edildiği, dosyamız kapsamında dinlenen tanıkların da davacının çalışmasına dair aynı şeklide beyanda bulundukları, davacının kesintisiz şekilde çalıştığının ispatlandığı kanaatiyle, doğum yaptığı döneme ilişkin yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden dışlanması gereken gün sayısı tespit edilemediğinden dışlama yapılmaksızın talebin 21.09.1990 - 17.11.1998 tarihleri arasında olması ile bu tarihler arasında bildirilen gün sayısı olduğu dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil vekili; 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının çalışmaları işe giriş bildirgesine, aylık ve 4 aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ise de bu çalışmanın işyerinde kesintili gerçekleştiğini, bunun tersinin Kurum belgelerine eşdeğer belgelerle ispatı gerektiğini, bu durumda tanık beyanlarına itibar edilmeyeceğini, tanık dinlenmesine muvafakat etmediklerini, davacının tespitini istediği sürelerle ilgili olarak bildirge ve ücret tediye bordolarında davacının imzası olanların saptanmasının gerektiğini, hizmetin iddia edilen sürede işyerinin 506 sayılı Kanun'un uygulama alanında bulunup bulunmadığı ile gerçekten var olup olmadığının, Vergi Dairelerinde, Esnaf ve Sanaatkar Sicilinde ve kanunla kurulu meslek kuruluşlarında kayıtlı olup olmadığının incelenmesi gerektiğini, çalışma koşullarının sürekli mi, kesintili mi, mevsimlik mi olduğu, başlangıç ve bitiş tarihleri ve alınan ücret konularında tanık beyanları değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulması, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçilerle, işyerleri ile ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin uzun yıllar boyunca eksiksiz nasıl taşınabildiğini değerlendirilmesi, o işyerinde çalışan öteki kişilerle komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen tanıyan dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmesi, yine seçilen tanıkların davacı ile birlikte çalışan ve kayıtlara geçmiş kişilerden seçilmesi, bu hususların yeterli ve gerekli bir araştırma ile ve delillerin hep birlikte değerlendirilerek o çalışmanın sigortalı çalışma niteliğinde olup olmadığı ya da resen bu niteliğe kavuşup kavuşmadığı hususları üzerinde durulması gerektiğini belirterek kararı istinaf etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının 21.09.1990 - 17.11.1998 tarihleri arasında davalı nezdinde Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ettiği, Mahkemece davalı şirkete ilişkin araştırma yapıldığı, ilgili dönemlere ilişkin dönem bordrolarının getirtildiği, yeterince dönem bordro tanığının, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı, dönem bordro tanıklarınca davacının çalışmasının doğrulandığı, kesintisiz çalışmayı doğrulayan tanıklar arasında çalışmaları kesintisiz bildirilen tanıkların da olduğu, bordro tanıklarının beyanlarının doğruluğunun denetlenebilmesi için tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındığı, tanıkların davacının çalışmalarının kesintisiz olduğunu, işyerinin kapasitesi ve ihracat yapılması nedeniyle işe ara verilmeden çalışıldığını beyan ettikleri, Mahkemece işyerinin kapasitesi yönünden gerekli araştırmaların yapıldığı, aynı işyerine ve aynı çalışma dönemine ilişkin daha önce verilmiş ve kesintisiz çalışmayı doğrulayan kesinleşen kararlar bulunduğu (Yargıtay 10. HD 2022/12758 Esas, 2022/15159 Karar sayılı ilamı; 2022/3482 Esas, 2022/6429 Karar sayılı ilamı), davacının işe giriş bildirgesi verilmiş olup kesintisiz çalışma kanıtlandığından hak düşürücü sürenin dolduğundan bahsedilemeyeceği, davacının tespit talep ettiği dönemde çakışan sigortalılığı bulunmadığı, bir kısım tanıklarca Ağustos ayında çalışmaya ara verildiği belirtilmiş ise de çoğu tanığın bu dönemde çalışmaya devam edildiğini, yıllık izin kullanan işçiler olduğunu beyan ettikleri, kaldı ki hizmet döküm cetvellerinde Ağustos ayındaki çalışmalarının bildirildiğinin görüldüğü, ayrıca davacıyla aynı bölümlerde çalışan bir kısım işçilerin hizmet dökümlerinde de 2 nci dönem çalışmalarının 110, 115, 120 gün şeklinde gösterilmiş olmasının Ağustos ayında işyerinin kapanmasının, çalışmaya ara verilmesinin söz konusu olmadığını gösterdiği, davacının doğum iznine ayrılarak çalışmaya ara verdiğine ilişkin rapor bulunmadığı, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş, feri müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 21.09.1990-17.11.1998 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, öncelikle davacının ve çalışan tüm işçilerin ücretinin ödenmesi ile ilgili olarak işyerinde bulunan ücret bordroları istenilmeli, ücreti bankadan mı elden mi ödendiği tanıklardan sorulmak suretiyle banka kanalıyla ödeme yapılıyorsa banka kayıtları celbedilmeli, davacının bildirimlerinin her ay kısmi olduğu ve dayanak olarak puantaj kaydı gösterildiği halde işyeri puantaj kayıtları celbedilmediğinden söz konusu puantaj kayıtları istenilerek davacı hakkında yapılan sigorta bildirimleri denetlenmeli, işyeri şahsi sicil dosyasında bulunan davacının raporlu, doğum izni gibi özel durumları değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!