WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1278 E.  ,  2024/2438 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2227 E., 2023/1885 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Giresun İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 E., 2022/235 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 01.11.1993 - 28.02.2002 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz şekilde çalıştığını, ancak davalı tarafından sigortalılık sürelerinin ...'na eksik bildirildiğini beyanla davalı işyerinde sigortalılığının 01.11.1993 - 28.02.2002 tarihleri arasında kesintisiz olarak aylık 30 gün olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; iflas masasına alacak başvurusunda bulunulmadan doğrudan dava açılmasının kanuna aykırı olduğunu, davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, davacının müflis şirkette çalışmış olduğuna dair herhangi bir evrakın iflas idaresine teslim edilmediğini, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, söz konusu yıllar itibariyle 5 yıllık sürenin geçmiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolduğunu, araştırmanın resen detaylı şekilde yapılması gerektiğini beyanla resmi kayıtlarla doğrulanmayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davacının dava konusu döneme denk gelecek şekilde doğum yaptığı ve özlük dosyası arasında 'Doğum öncesi 42 gün izne ayrıldı' içerikli belge olduğu görüldüğünden (aynı içerikli rapor davalı aleyhine açılan Mahkememizin 2019/353 Esas sayılı dosyasında da mevcuttur) davacıdan doğum yaptığı hastaneler sorulmuş, davacı tarafından bildirilen hastanelere müzekkere yazılarak doğuma ilişkin sağlık raporları istenilmiş, müzekkeremize olumsuz cevap verilmiştir. SGK tarafından gönderilen istirahat raporları arasında doğum tarihine denk gelen rapor olmadığı görülmüş, davacı doğum yapılan dönemdeki çalışma ve izin durumuna ilişkin isticvap edilmiş, davacı asil duruşmada tarafına 'Doğum öncesi 42 gün izne ayrıldı' içerikli rapor verilmişse de raporda yazılı gün sayısı kadar izin kullanmadığını beyan etmiştir. Davacının doğum yaptığı döneme ilişkin çalışma süresinden dışlanması gerekli gün olduğu tespit edilemediğinden dışlama yapılmamıştır.

Davacının yurda giriş çıkış kayıtları istenilmiş, 08.10.1999 - 03.11.1999 tarihleri arasında yurtdışında olduğu anlaşılmıştır. Davacı bu döneme ilişkin isticvap edilmiş, davacı asil bu tarihler arasında ücretsiz izin kullandığını beyan etmiştir.

Davacı tarafından 08.10.1999 - 03.11.1999 tarihleri arasında yurtdışında olduğu dönemde ücretsiz izinde olduğu beyan edildiğinden, yurtdışında olduğu süre de dikkate alınarak bu dönemde sözleşmenin askıda kaldığı değerlendirilerek bu tarihler dışlanarak hüküm kurulmuştur.

Davalı aleyhine hizmet tespiti talebiyle açılan ve gerek Giresun İş Mahkemesi gerekse Giresun İş Mahkemesi faaliyete geçmeden önce faaliyette olan Giresun 1.Asliye Hukuk (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Mahkemesi'nden verilen dosyalar UYAP üzerinden tespit edilmiş, davaların mahiyet itibarıyla aynı oldukları dikkate alınarak dosyalarda yer alan istinaf ve temyiz ilamlarında yazılı ve eksik araştırıldığı belirtilen hususlar işbu dosya bakımından da değerlendirilerek tamamlanmış, ilamlara konu dosyalarda yer alan beyan ve belgeler bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
...
Tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesinden; davacının hizmet tespitine engel çakışan sigortalılık döneminin bulunmadığı, davacı için Kurum’a verilen eksik gün puantaj kaydının olmadığı, UYAP üzerinden yapılan araştırma ile tespit edilen davalı aleyhine açılan hizmet tespiti davalarında 2009 yılından itibaren dosyalar kapsamında dinlenen tanık beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde davalı işyerinin faaliyet gösterdiği dönemde aktif şekilde yoğun olarak faaliyet gösterdiği, ortalama 500-600 işçisinin olduğu, ihracat da yapıldığı, bu nedenle tanıklar tarafından da ifade edildiği üzere ara verilmeksizin çalışıldığı, iş yoğunluğu nedeniyle fazla mesai yapılan dönemler dahi olduğu, işyerinde fındık olmayan, işyerinin kapalı olduğu dönem olmadığı, dışarıdan da olsa fındık temin edilerek çalışmaya devam edildiği, dosya kapsamında dinlenen tanıkların işyerinin ve davacının çalışmasını kesintisiz olarak tanımladığı, özlük dosyasında mevcut belgede 11-12/2001 ve 01/2002 için kısmi istihdam yazılı ise de Kuruma bu dönemler için kısmi istihdam bildiriminde bulunulmadığı, Kurum kayıtlarına işlenmediği, bu tarihler için 28-29 gün üzerinden bildirim yapılmış olduğu, özlük dosyasında yer alan belgelere göre davacının işçi başı yardımcısı olduğu, tanıklar tarafından bu hususun doğrulandığı, işyerinde tadilat, bakım olsa dahi işçilerin farklı bölümlerde çalıştırılmaya devam edildiğinin, fındık dönemi olan Ağustos ayında ise işçilerin yıllık izinlerini kullandığının, fındık iznine gidenler dışında işler az olsa dahi çalışanların vardiyasını tamamladıklarının beyan edildiği, incelenen dosyalardaki beyanlara göre işyerinin kesintisiz şekilde çalışma yapılabilecek kapasitede olduğu, işyerinde ayda 30 gün sürekli şekilde çalışıldığının ancak işyerinde genel olarak işçilerin sigorta sürelerinin eksik olarak bildirildiğinin tanıklarca ifade edildiği, dosyamız kapsamında dinlenen tanıkların da davacının çalışmasına dair aynı şeklide beyanda bulundukları, davacının kesintisiz şekilde çalıştığının ispatlandığı kanaatiyle, doğum yaptığı döneme ilişkin yukarıda açıklanan gerekçeye istinaden dışlanması gereken gün sayısı tespit edilemediğinden dışlama yapılmaksızın, yurtdışında olduğu süre ise sözleşmenin askıda olduğu dönem olarak değerlendirilerek ve dışlanarak, talebin 01.11.1993-28.02.2002 tarihleri arasın için olması ile bu tarihler arasında bildirilen gün sayısı olduğunun dikkate alındığı" gerekçesiyle;
"Davanın kısmen kabulüne,
1-28018655957 sigorta sicil numarasında kayıtlı davacı ...’in davalı ... Gıda Sanayi ve Pazarlama A.Ş.’ye ait 2 1089 01 01 0013425 028 01-33 000 001 sicil nolu işyerinde, 01.11.1992.2002 tarihleri arasında, 08.10.1999-03.11.1999 tarihleri arası haricinde, aylık 30 gün sürekli olarak hizmet akdine dayalı şekilde Mülga 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında çalıştığının tespitine, davalı tarafından 01.11.1993-28.02.2002 tarihleri arasında davacı için Kuruma bildirilen sürelerin dışlanmasına, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Fer'i müdahil vekili; sigortalı çalışmanın kabulü için fiili ve gerçek çalışmanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ispatının zorunlu olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında belirtildiği üzere tek başına hizmet akdi ve veya işe giriş bildirgesinin verilmiş olması eylemli ve gerçek çalışmanın ispatı için yeterli kabul edilmediğini, dinlenecek bordro tanıklarının hizmet cetvelleri celbedilerek beyanlarının sağlığının araştırılması ve denetlenmesi veyahut dava konusu dönemde çalıştığı tespit olunan başkaca tanıkların dinlenmesi gerektiğini, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunlu olup eylemli ve gerçek çalışmanın varlığı saptanmadıkça hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilmesinin mümkün olmadığını, bu hususta işverenin çalışma olgusunu kabul etmesinin bile sonuca etkili olmayıp gerçek ve fiili çalışmanın hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerektiğini, davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın bu sebeplerle usul ve kanuna açıkça aykırı olduğunu belirterek kararı istinaf etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alındığında; davacının 01.11.1993-28.02.2002 tarihleri arasında davalı nezdinde kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespitini talep ettiği, Mahkemece davalı şirkete ilişkin araştırma yapıldığı, ilgili dönemlere ilişkin dönem bordrolarının getirtildiği, yeterince dönem bordro tanığının, davacı tanıklarının beyanlarının alındığı, dönem bordro tanıklarınca davacının çalışmasının doğrulandığı, kesintisiz çalışmayı doğrulayan tanıklar arasında çalışmaları kesintisiz bildirilen tanıkların da olduğu, bordro tanıklarının beyanlarının doğruluğunun denetlenebilmesi için tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındığı, tanıkların davacının çalışmalarının kesintisiz olduğunu, işyerinin kapasitesi ve ihracat yapılması nedeniyle işe ara verilmeden çalışıldığını beyan ettikleri, mahkemece işyerinin kapasitesi yönünden gerekli araştırmaların yapıldığı, aynı işyerine ve aynı çalışma dönemine ilişkin daha önce verilmiş ve kesintisiz çalışmayı doğrulayan kesinleşen kararlar bulunduğu (Bu yönde Yargıtay 10. HD 2022/12758 Esas, 2022/15159 Karar sayılı ilamı, 2022/3482 Esas, 2022/6429 Karar sayılı ilamı), davacının işe giriş bildirgesi verilmiş olup kesintisiz çalışma kanıtlandığından hak düşürücü sürenin dolduğundan bahsedilemeyeceği, davacının tespit talep ettiği dönemde çakışan sigortalılığı bulunmadığı, bir kısım tanıklarca ağustos ayında çalışmaya ara verildiği belirtilmiş ise de bu tanıkların davacıyla aynı bölümde çalışmadıkları, kaldı ki hizmet döküm cetvellerinde ağustos ayındaki çalışmalarının bildirildiğinin görüldüğü, ayrıca davacıyla aynı bölümlerde çalışan bir kısım işçilerin hizmet dökümlerinde de 2 nci dönem çalışmalarının 110, 115, 120 gün şeklinde gösterilmiş olmasının ağustos ayında işyerinin kapanmasının, çalışmaya ara verilmesinin söz konusu olmadığını gösterdiği, davacının doğum iznine ayrılarak çalışmaya ara verdiğine ilişkin rapor bulunmadığı, yurt dışında bulunduğu anlaşılan sürenin dışlandığı, bu şekilde karar verildiği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık olmadığı anlaşılmakla istinaf itirazları yerinde görülmemiş, feri müdahilin istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Değerlendirme
Eldeki dava, davacının, davalı işyeri nezdinde 01.11.1993 - 28.02.2002 tarihleri arasında geçen hizmet süresinin tespiti istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.

1-Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, öncelikle davacının ve çalışan tüm işçilerin ücretinin ödenmesi ile ilgili olarak işyerinde bulunan ücret bordroları istenilmeli, ücreti bankadan mı elden mi ödendiği tanıklardan sorulmak suretiyle banka kanalıyla ödeme yapılıyorsa banka kayıtları celbedilmeli, davacının bildirimlerinin her ay kısmi olduğu ve dayanak olarak puantaj kaydı gösterildiği halde işyeri puantaj kayıtları celbedilmediğinden söz konusu puantaj kayıtları istenilerek davacı hakkında yapılan sigorta bildirimleri denetlenmeli, işyeri şahsi sicil dosyasında bulunan davacının raporlu, doğum izni gibi özel durumları değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.