10. Hukuk Dairesi 2024/1267 E. , 2024/3625 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/296 E., 2023/445 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bor 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/22 E., 2021/572 K.
Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile müvekkilinin davalı işveren nezdinde 08.03.2016 tarihinde çalışmaya başladığını, iş akdinin sona erdiği 04.10.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, çalıştığı sürede kimyasal asit sıçraması sonucu iş kazası geçirdiğini, söz konusu olay sırasında müvekkile yaptırılan çalışmanın tamamen iş güvenliğine aykırı bir şekilde yaptırıldığını, özellikle iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediği gibi iş ile ilgili de hiçbir eğitim verilmediğini, iş bu kazadan dolayı müvekkilinin yüzünün sağ yanak, çene altı, göz altı ve alın kısmının sıçrayan kimyasal asit sebebiyle yandığını, olaydan hemen sonra müvekkilinin Bor Devlet Hastanesinde götürüldüğünü, ancak müvekkilinin acıyla kıvrandığı ve gözünü dahi kaybetme korkusu yaşadığı esnada işverenin hastane işlemlerini kendisinin yaptığını, müvekkilinin iş yerinde iken iş kazası geçirmesi sonucu yaralandığını söylemediğini, yalan beyanlarda bulunarak müvekkilinin evde lavabo açarken yüzüne gelen tuz ruhu sonucu yaralandığını, bu şekilde hastane kayıtlarına olayın iş kazası olarak geçmesini engellendiğini, yine SGK'ya da iş kazası bildirimi yapamadığını, müvekkilinin yüzünde %5 maluliyet kaldığının tespitinin yapıldığını, bu kazanın işveren yetkililerinin gerekli önlemleri almaması nedeni ile meydana geldiğini, SGK'ya bildirimde bulunulmadığı gibi çalışma ve sosyal güvenlik bakanlığı tarafından gerekli incelemeninde yapılamadığını beyanla dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine ve iş göremezlik derecesinin (iş gücü kaybının) tespiti ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafından açılan davanın dava sıfatı eksikliği, hak düşürücü süre ve zaman aşımı sebebiyle usulden reddine karar verilmesini, esasa girilecek olursa davacıda meydana gelen yaralanmanın iş kazası sonucunda kaynaklanmadığını, bu nedenle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı SGK vekili cevap dilekçesi ile özetle; dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; davacının iddiasına konu iş kazasına ilişkin herhangi bir rapor ödemesi ve iş göremezlik derecesinin tespiti hususlarında Kuruma başvurusunun bulunmadığı gerekçesi ile dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren nezdinde 08.03.2016 tarihinde çalışmaya başladığını iş akdinin sona erdiği 04.10.2018 tarihine kadar kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin 13.01.2018 tarihinde kimyasal asit yağı yaptığı esnada tıkalı olan, demirden yapılmış asit borularını açmaya çalışırken boruların birbirine bağlanmasını sağlayan rekor adı verilen cisim üzerinden yüzüne kimyasal asit sıçraması sonucu iş kazası geçirdiğini, söz konusu olay sırasında müvekkiline yaptırılan çalışmanın tamamen iş güvenliğine aykırı bir şekilde yaptırıldığını, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verilmediği gibi yaptığı iş ile ilgili de hiçbir eğitim verilmediğini, İşveren tarafından müvekkilinin kesinlikle yaptığı iş ile ilgili güvenlik tedbirleri alınmadan çalıştırıldığını, söz konusu faaliyet sırasında gerekli dikkat ve özen gösterilmediğini, denetleme de yapılmadığını, işbu kaza hakkında işverence hastane kayıtlarının yanlış tutulmasına sebebiyet verildiğini, SGK’ya dahi bildirimde bulunulmadığı gibi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından gerekli inceleme de yapılmadığını, tüm bu hususların dosyada dinlenen tanıklar tarafından da doğrulandığını ve işbu olayın iş kazası olduğunun ortaya çıktığını ancak yerel mahkeme tarafından davadan önce davacı tarafından SGK'ya başvuru yapılmadığı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verildiğini, ancak işbu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Yerel Mahkemece SGK'ya başvuru için taraflarına süre verilmesi ve SGK'nın tahkikatının sonucununun bekletici mesele yapılması gerektiğini ancak mahkemece doğrudan davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının davaya konu istemi hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat etmesi ve mürücaat hakkında 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi uyarında kurumun red iradesini gösterir işlemin belgelenmesi için davacıya süre verildiği, davacının iddiasına konu iş kazasına ilişkin herhangi bir şekilde Kuruma başvurusunun olmadığı anlaşıldığından İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmü yerinde görülerek istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmesine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi, 7036 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına,
03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!