WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1251 E.  ,  2024/3097 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/113 E., 2022/68 K.
KARAR : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Dairece yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur.

Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ... ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.08.1998 ile 01.08.2007 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacının hizmet tespiti davası açma hakkının hak düşürücü süreye uğradığını, dava davacının müvekkil işveren yanında staj yaptıktan sonra çalışmadığını, nitekim davacının hizmet tespiti istediği dönemlerde farklı işverenler üzerinden Kuruma hizmetlerinin bildirildiği ve davacının aynı dönemde askerlik hizmetini yerine getirdiği iddiasıyla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil vekili Mahkememize verdiği cevap layihasında özetle; davacının 0101199528342 sigorta sicil numarası ile sigortalı işe ilk/tekrar giriş bildirgelerine bağlı olarak 18.10.1995 tarihi itibariyle 1010771.01 sicil sayılı işyerinde 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak ilk tescilinin yapıldığını, müteaddit işyerinde 31.12.2013 tarihi itibariyle 3563 gün kesintili çalışma süresi mevcut olup bunun haricinde sigorta giriş bildirgesi ve bordro verilmiş çalışması bulunmadığını, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi mucibince tespit davasının hak üşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, şayet davacının belgeli muhasebeci yani 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanun'u hükümlerine tabi bir kimse ise anılan Kanun'un 45/1 inci maddesinin "... Serbest muhasebeci mali müşavirler bu unvanlarla, yeminli mali müşavirler ise bu unvan ve tasdik yetkisiyle; 2 nci madde de yazılı işlerin yürütülmesi amacıyla gerçek ve tüzel kişilere tabi ve onların işyerlerine bağlı olarak hizmet akdi ile çalışamazlar, ticari faaliyette bulunamazlar, meslekle ve meslek onuru ile bağdaşmayan işlerle uğraşmazlar" hükmü uyarınca da davanın reddi gerektiğini, davacının Kurum nezdinde çalışmasının mevcudiyeti ile hizmet ilişkisi niteliği olduğunu kanıtlaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.09.2015 tarihli ve 2014/32 Esas ve 2015/317 Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamı, SGK kayıtları, bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; SGK müfettişi tarafından yapılan soruşturma neticesi hazırlanan teftiş raporunda davacının davalı işyerinde 03.08.1998 - 29.02.2000 tarihleri arasında aralıksız ve kesintisiz çalıştığı, davacının bu döneme ilişkin olan 567 hizmet gününün Kuruma bildirildiği, davacının 25.08.2001 tarihindeki askerlik dönüşü davalı işyerinde çalışma iddialarına yönelik olarak hizmet tespiti davası açma hakkının dava tarihi olan 23.01.2014 tarihi itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece 08.02.2016 tarih ve 2015/22442 Esas ve 2016/1184 Karar sayılı ilamı ile "1-Davalıya ait işyerinde 01.08.1998 - 01.08.2007 tarihleri arası çalıştığının tespitine ilişkin açılan davada; Mahkemece, hak düşürücü süre sebebiyle davanın reddine dair karar verilmiştir. Davacının, 03.08.1998 - 29.02.2000 tarihleri arasında dava dışı ... Paz.Tic. Ltd. şirketinden yapılan bildirimler 17.01.2005 tarihli Kurum raporu ile iptal edilerek davacının davalı işveren nezdinde çalıştığı kabul edilmiş ve müfettiş raporuyla bildirimleri cetvele işlenmiştir. Davacının, 03.08.1998 - 31.03.2009 tarihleri arasında ise giriş çıkış yapılmak suretiyle dava dışı ... Tur. Ltd. Şti.’nden bildirimleri yapıldığı görülmektedir. Dava dışı ... Ltd. Şirketi’nin yetkilisi tarafından verilen beyanda, davalı işverenin asıl muhasebecileri olduğu davacının da ön muhasebe işinde giriş çıkış yapmak suretiyle dava dışı şirkette çalıştığı beyan edilmiştir.

Mahkemece, yazılı gerekçe ile verilen ret kararı için yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli değildir. Mahkemece yapılacak iş, davacının, kesintisiz olduğunu iddia ettiği çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; davacının dava konusu dönemdeki bildirimlerinin davalı işverenin müşterisi tarafından yapıldığı gözetilerek davacının, fiili olarak nerede çalıştığı hususu üzerinde durulmalı, gerekirse dava dışı ... Ltd. Şti. işyerinden davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler istenmeli ve irdelenmeli, bu işyerinden bildirimleri yapılmış bordrolu çalışanlar dinlenmeli, ayrıca davacının çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı Kurumdan getirtilmeli, Kuruma bildirim yapılmayan dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında olabildiğince talep konusu dönemin tamamında çalışmış kayıtlı kişiler seçilerek, gerektiğinde, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler Kurumdan saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, tanık beyanları arasındaki varsa çelişkiler giderilmeye çalışılmalı, var ise işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyası celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanık anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanık anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli elde edilecek sonuca göre de hak düşürücü sürenin söz konusu olmayacağı benimsenmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.

2- 6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326 ncı maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği,” “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332 nci maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamakta ise de, verilen hükümde davalı SGK’nın, “davalı” olması gerekirken karar başlığına “feri müdahil” olarak yazılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir."denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 15.03.2018 tarih ve 2016/86 Esas - 2018/104 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının davalı iş yerinde 01.09.2001 - 21.02.2016 tarihleri arasında toplam 1.611 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 1.329 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairece 06.12.2018 tarih ve 2018/4702 Esas - 2018/10294 Karar sayılı ilamı ile "1-Davacı, dava ile 01.08.1998 - 01.08.2007 tarihleri arası dönemde hizmet akdine dayalı sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 01.09.2001 - 21.02.2006 tarihleri arasında toplam 1611 gün süre ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 1.329 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine dair verilen karar, davacı tarafından temyiz edilmemiştir. Dolayısıyla, davacının temyizi olmaması karşısında davada ihtilaflı süre 01.09.2001 - 21.02.2006 tarihleri arasıdır.

Ne varki, bu sürede davacının başka bir işyerinde çalışması bulunduğu görülmekle, davacının beyanı alınarak çalışmanın kesintisiz olması halinde farklı işveren işyerinden yapılan bildirimin iptali gerekeceğinden, bu işvereninde de davaya dahil edilmesi gerekmektedir.

2-Somut olayda, somutlaştırma yükü kapsamında davacının beyanı alınmalı; davacıya davalı yanında ne iş yaptığı, çalışma şeklinin ne olduğu, hangi görevleri yaptığı, muhasebeci olarak hangi evraklara imza attığı, büroda kimlerle çalıştığı, işyeri komşularının kimler olduğu sorulduktan sonra, ismi geçenlerin ve Mahkemece resen tespit edilecek bordo tanıklarının ve komşu tanıklarının dinlenilmesi, çalışmanın varlığının kesin ve inandırıcı delillerle ortaya konulması gerekmektedir." denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamından davacının davalı ... iş yerinin işçisi olduğu anlaşılmakla, davacının 1047447 sicil numaralı iş yerinde gözüken 25.03.2002 - 23.04.2002, .... sicil numaralı iş yerinde gözüken 06.06.2002 - 24.08.2002, .... sicil numaralı iş yerinde gözüken 22.10.2002 - 30.12.2002, 1052161 sicil numaralı iş yerinde gözüken 02.04.2003 - 14.05.2003, 1067540 sicil numaralı iş yerinde gözüken 01.09.2005 - 15.10.2005 ve .... sicil numaralı iş yerinde gözüken 07.02.2006 - 21.02.2006 tarihleri arasında ... İnşaat Turizm Tarım Sanayi Ltd. Şti.'de bildirilen hizmetlerin iptali ile davacının davalı ...'ya ait muhasebe iş yerinde 01.09.2001 - 21.02.2006 tarihleri arasında devamlı ve sürekli olarak asgari ücret ile çalıştığının tespiti ile davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili temyiz başvuru dilekçesinde; bozma gereklerinin yerine getirilmediği, talep edilen dönemler açısından hak düşürücü sürenin geçtiği, davacının talep tarihleri içerisinde dava dışı işyerinden bildirimleri olduğu belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığı, Kurumun davalı değil fer'i müdahil olması gerektiği belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 86 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrası hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar ... ve Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

21.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.