WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1227 E.  ,  2024/3787 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/3575 E., 2023/2777 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/52 E., 2022/252 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesi ile davacının davalılardan ...'nın evinde 1990 yılında çalışmaya başladığını, 28.02.2014 tarihine kadar sürekli çalıştığını, 2001 yılı haziran ayına kadar haftada 2-3 gün çalışan davacının 2001 Haziran döneminden itibaren evlenip ayrı eve taşınmış olan diğer davalı ...'nın evinde de çalışmaya başladığını, bu tarihten sözleşmesinin fesih edildiği tarihe kadar haftada 6 gün iki davalının evinde çalışmaya devam ettiğini, davalı ...'nın evine haftada bir veya iki defa giderken, haftanın 4-5 günü diğer davalının evinde çalıştığını, bu çalışmanın kesintisiz ve sürekli bir çalışma olarak yıllarca devam ettiğini, davacının bu çalışmalarının diğer davalı Kuruma bildirilmediğini belirterek, davacının 1990 yılı yaz başı ile 28.02.2014 dönemleri arasındaki çalışmasının tespitini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 18.01.2017 tarihli duruşmadaki beyanında; dava dilekçelerinde bahsettikleri 1990 yılı yaz başından kast ettikleri tarihin 01.06.1990 tarihi olduğunu, bu tarihten itibaren müvekkilinin hizmetlerinin tespitini talep ettiklerini belirtmiştir.

II.CEVAP
1.Davalılar vekili cevap ve beyanlarında; davacı ile davalılar arasında hiçbir zaman işçi-işveren ilişkisi olmadığını, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışan birisi olduğunu, davacıyla müvekkileri arasında düzenli ve sürekli olarak evlerinde çalışması konusunda yapılmış bir anlaşma olmadığını, davacının iş programı uygunsa müvekkillerinin evine gelip çalıştığını, davacının 24 yıl gibi uzunca bir süre sigortasız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olacağını, BÇM raporunun fiili gerçeği yansıtmadığını beyanla açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili cevap ve beyanlarında; 1244494 işyeri sicil numaralı işyerinde davacının şikayeti üzerine yapılan inceleme sonucunda 20.02.2014 tarih HT/26 sayılı rapor düzenlendiğini, davacının çalıştığı işyerinin ev işyeri olması, defter tutma zorunluluğunun olmaması, işyerinde başka çalışan olmaması tespitlerine istinaden, davacının 13.02.2013 tarihinden itibaren sigorta tescilinin yapılması gerektiği yönünde kanaat bildirdiğini, davacının Kurum denetim görevlisi ile dava dilekçesindeki çalışmaya başlama tarihlerine ilişkin beyanlarının çelişkili olduğunu, şikayet dilekçesinde 1996 yılı yaz ayları, denetim görevlisine 1998 yılı ve dava dilekçesinde 1990 yılında çalışmaya başladığını beyan ettiğini, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, davacının sigortalılığı gerektiren fiili çalışmalarının varlığını ispat etmesi gerektiğini, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, şüpheye yer bırakmayacak şekilde çalışma iddiasının araştırılması gerektiğini, şahsi sicil dosyası, ücret bordroları ve muhtasar beyannamelerinin celbi gerektiğini, çalışma konusu işin niteliği, devamlılık gösterip göstermediği, başlangıç ve bitiş tarihleri konusunda tanık beyanlarının inandırıcılığı hakkında şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatı gerektiğinden davanın reddini istemiş;

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince; " davanın kabulü ile
1- 1601201407946 sigorta sicil numarada kayıtlı davacının davalı ... adına kayıtlı 1244494 işyeri sicil nolu ev işyerinden 01.06.2001 - 12.02.2013 döneminde her ay 12 gün süre ile hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine,

2-Davacının davalı ...'nın ev iş yerinde 01.06.1990 - 01.06.2001 tarihleri arasında her ay 10 gün süre ile 01.06.2001 - 12.02.2013 tarihleri arasında her ay 12 gün süre ile hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalılar ... ve ... Vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Fiili çalışmanın varlığı hiçbir şüpheye yer vermeyecek derecede ispat edilmelidir. Davacının birbiriyle çelişen beyanlarının iyi niyetli olmadığı ve fiili durumu yansıtmadığı sabittir. 04.06.2014 tarihli dava dilekçesinde müvekkilin evinde 1990 yılı başından beri çalıştığını iddia etmiştir. Bursa SGM'ye yazdığı 27.10.2013 tarihli şikayet dilekçesinde ise 1996 yılında çalışmaya başladığını, SGK tarafından düzenlenen iş yeri tespit tutanağında ise 1998 yılında çalışmaya başladığı belirtmiştir. Bu çelişkili ifadeler 1990-1998 yılları gibi 8 yıllık bir süreyi kapsamaktadır. Tanık ... kendisinin 8-9 yıl davalı yanında çalıştığını beyan etmesine rağmen ev sahibinin adını dahi söyleyememiştir. Tanık ...'ın 15.07.1998 - 10.06.1996 tarihleri arasında ... Apt. Yöneticiliğinde çalıştığı, davacının çalışmalarıyla ilgili bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığı açıktır. Bilirkişi raporundaki tespitler gözardı edilmiştir. Davacı ile müvekkiller arasında hiçbir zaman işçi işveren ilişkisi olmamıştır. İddia ettiği tarihlerde başka evlerde ve başka işlerde de kendi nam ve hesabına çalışmıştır. Davacının süreklilik arz etmeyen çalışmaları bu davaya konu olamaz. Çağrı üzerine gündelik iş kapsamında çalışmıştır. SGK müfettişleri tarafından tutulan tutanaklar aksi ... oluncaya kadar geçerlidir. Hak düşürücü süre itirazımız dikkate alınmamıştır.'' gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinafında özetle; ''Karar hukuka aykırıdır. Davacı Kuruma verdiği şikayet dilekçesinde 1996 yılından beri sigortalılığının tespitini talep etmiş, denetim memuruna verdiği ifade de ise 1998 olarak tarihi belirtmiş, dava dilekçesinde ise 1990 yılı yaz aylarında çalışmaya başladığını beyan etmiştir. İfadeler çelişkilidir, bu husus bilirkişi raporunda da belirtilmiştir. Tanık ifadeleri çalışma olgusundaki şüpheleri ortadan kaldırmaya yeterli olmamıştır. Dava konusu hizmet tespitine ilişkin olmasına rağmen karar aşamasına kadar SGK davalı sıfatı ile yargılamaya katılmıştır. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanun'u 7/ son fıkra gereği SGK'nın sıfatının feri müdahil olarak değiştirilmesini talep etmekteyiz.'' gerekçesiyle kararın kaldırılıp davanın reddini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davalılar ... ve ... vekili dilekçesinde özetle; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

2. Davalı Kurum vekili; istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Fazla alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ..., Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

04.04.2024 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY

01.06.1990 - Haziran 2001 döneminde davacının 1 hafta 2 gün 1 hafta 3 gün çalıştığı kabul edilmiş, toplamı üzerinden ayda 12 gün olarak tespit kararı verilmiş ise, ev hizmetinde 2 günlük çalışmanın hizmet akdi olarak nitelendirilemeyeceğinin gözetilmemesi hatalı olup kararın bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan onama görüşüne katılınılmamıştır.