WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1213 E.  ,  2024/2429 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/709 E., 2023/3171 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/187 E., 2021/287 K.

Taraflar arasındaki iş kazasının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.

Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılardan şirketin istinaf isteminin reddine, davalı Kurumun istinaf isteminin kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne dair, karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Başkanlığı ile diğer davalı ... Tekstil Boya A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı ... Tekstil Boya Apre Sanayi ve Ticaret A.Ş. fabrikasında kazancı olarak çalıştığını, 25.09.2018 tarihinde kapalı alanda bulunan buhar kazanının aşırı basınç sebebiyle patlaması sonucu müvekkilinin yaralandığını ve kalıcı olarak sakat kaldığını, yaralanmanın patlama sonrasında olay yerine intikal eden Tekirdağ Büyük Şehir Belediye İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından tanzim edilen rapor ile sabit olduğunu,Tekirdağ Devlet Hastanesinin 11.09.2019 tarihli raporu ile de sabit olduğu üzere %40 oranında malul kaldığını, Tekirdağ Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 22.10.2019 tarihli cevabi yazısında; kişinin 25.09.2018 tarihinde maruz kaldığı iş kazası neticesinde" travma sonrası stres bozukluğu, işlevselliği kısmen düzelen" isimli ruhsal hastalığının tespit ve tarifinin yapıldığı, söz konusu hastalığının ruhsal /psikolojik bir hastalık olup, 25.09.2018 tarihinde maruz kaldığı iş kazası neticesinde meydana geldiğini, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıpbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, söz konusu rahatsızlığın, kişinin duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtildiğini, durumun SGK'ya bildirildiğini, SGK 25.09.2018 tarihinde meydana gelen olayın, iş kazası sayılmadığına karar verdiğini belirterek, davanın kabulü ile dava konusu olayın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili; davacının ruhsal ve duygusal dengesinin kaza nedeniyle bozulduğuna ilişkin beyanını kabul etmediklerini, patlama esnasında davacının kazanın yanında olmadığını, patlama sesinden rahatsızlık duymayacak kadar uzakta olduğunu, bu olayın SGK tarafından iş kazası olmadığının açık olarak tespit edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili; davacının iş kazası geçirdiğine dair delil ve belge olmadığından SGK'nın 25.09.2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak iş kazası olmadığına karar verdiğini beyanla davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ... vekili tarafından davalılar aleyhine açılan davanın kabulü ile; davacı ...'ın 25/09/2018 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili; davacının iş kazası geçirdiğine dair delil ve belge olmadığından SGK'nın 25.09.2018 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak iş kazası olmadığına karar verdiğini, dava açılmadan önce Sosyal Güvenlik Kurumuna müracaat edilmediğini, bilirkişi raporunun SGK tarafından yapılan incelemede sonucu verilen olayın iş kazası olmadığı yönündeki raporu ile çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden karar verilmesinin de hatalı olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek,

Davalı şirket vekili; bilirkişi raporunun SGK tarafından yapılan incelemede sonucu verilen olayın iş kazası olmadığı yönündeki raporu ile çeliştiğini, bu çelişki giderilmeden karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuşlardır.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelere göre; Davacının, 6552 sayılı Kanun'un 64 üncü maddesi ile 5521 sayılı Kanun'un 7 nci maddesine eklenen üç ve dördüncü fıkrası gereğince, dava açılmadan önce 17.02.2020 tarihinde Kuruma müracaat ederek dava şartını yerine getirdiği, Kurumca talebinin 07.07.2020 tarihli yazı ile ret edildiği,

07.07.2020 tarihli Ünite Kararının tetkikinde; işveren tarafından iş kazası bildirimi yapılmadığı, olay ile ilgili yeterli bilgi belge bulunmamasından bahisle söz konusu olayın iş kazası sayılmamasına dair karar verildiğinin belirtildiği,

Tekirdağ Büyük Şehir Belediye İtfaiye Dairesi Başkanlığı Diğer Hizmetler Raporunda; olayın buhar kazanı patlaması olduğu, patlamada ... isimli çalışanın yaralanmış olup, 112 ekiplerince müdahale edilmiş vaziyette görüldüğünün belirtildiği,

Davacının şikayeti üzerine Çorlu Cumhuriyet Savcılığında, 2019/73 sayılı hazırlık soruşturma evrakında, davalı şirket müdürü ve yetkilisi Sebahattin Kader'in şüpheli olarak ifadesinin alındığı,12.07.2019 tarihli iş güvenliği uzmanı kimya mühendisi tarafından düzenlenen ek raporda; 25.09.2018 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun ve kazada davalı şirket yetkilisinin % 70, iş güvenliği uzmanının % 30 oranında kusurlu, sigortalının kusursuz olduğunun belirtildiği,

Soruşturma evrakında bulunan Adli Tıp Uzmanının raporunda da; davacının 25.09.2018 tarihinde maruz kaldığı iş kazası neticesinde" travma sonrası stres bozukluğu, işlevselliği kısmen düzelen" isimli ruhsal hastalığının tespit ve tarifinin yapıldığı, söz konusu hastalığının ruhsal /psikolojik bir hastalık olup, 25.09.2018 tarihinde maruz kaldığı iş kazası neticesinde meydana geldiğini, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıpbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığını, söz konusu rahatsızlığın, kişinin duyu ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması niteliğinde olduğunun belirtildiği,

Mahkemece aldırılan 06.04.2021 havale tarihli tek kişilik bilirkişi raporunda; kazanın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğunun belirtildiği,

İtiraz üzerine Mahkemece aldırılan 12.03.2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; kazanın 5510 sayılı yasanın 13 üncü maddesine göre iş kazası olduğu, kazada davalı şirketin % 80, sigortalının % 20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği,

İncelemede; tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre kararın esas yönünden yasaya uygun olduğu ancak Kurum harçtan muaf olduğu halde harcın davalı Kurumdan da tahsiline karar verilmesinin isabetli olmadığı

Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK'nın 355 maddesi ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede, davalı şirket vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla;

A) Davalı Şirket vekilinin istinaf isteminin esastan reddine,

B) Davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin kabulü ile Çorlu 2. İş Mahkemesi'nin 21.09.2021 tarihli, 2020/187 Esas - 2021/287 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına,

Davanın kabulü ile davacı ...'ın 25.09.2018 tarihinde maruz kaldığı olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... Başkanlığı vekili ile davalı şirket vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyizinde, esasen davacı hakkında hastalığına uygun bir yerde iş verildiğini, kendisinin iş kazası oluşumunda kusurunun bulunmadığını ve ayrıca meydana gelen olayın henüz dahi iş kazası sayılamayacağını, buna ilişkin şartları oluşmadığını belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.

Davalı Kurum vekili ise, davacı hakkında Kurumca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu, olayın meydana gelen olayın esasen iş kazası dahi sayılmadığını, buna göre ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu kararın yerinde olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep ve dava etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 25.09.2018 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olup olmadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi hükümleridir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz karar harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.