WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 07 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1205 E.  ,  2024/3731 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1923 E., 2023/2795 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/96 E., 2021/460 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı iş yerinde 1987-1997, 1999-2004, 2004-2015 ve 2016-2018 yılları arasında hamal olarak çalıştığını, müvekkilinin işe başladığı dönemde davalı şirketin isminin ... olarak bilinen fabrikada hamal olarak çalıştığı dönemde yaz-kış ara vermeden çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde iş yerinde 15-16 işçinin bulunduğunu, haftalık gelen işe göre kendisine ücret ödendiğini, müvekkilinin çalıştığı süre boyunca davalı işveren tarafından hukuka aykırı olarak sigortasız ve güvencesiz olarak çalıştırıldığını, müvekkilinin dönem dönem işten ayrılıp tekrar geri döndüğünü ve yine kendisine sigorta girişi yapılmadığını ve tüm bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Hak düşürücü süreye tabii olduğunu, müvekkil şirketin 04.07.2006 tarihinde kurulmuş ve faaliyetine bu tarihte başladığını, davacının dava dilekçesinde 1987 ile 1997 yılları arasında çalıştığını iddia ettiğini, davalı şirketin sezonluk bir iş yeri olduğunu ve zeytin alım satımına ilişkin faaliyet gösterdiklerini ve çalışanların bir bölümünün tam süreli bir bölümünün ise kısmi süreli çalıştıklarını, şirketin 2016-2017-2018 yıllarında tam süreli ve kısmi süreli çalıştırdığı işçilerin isimlerini bildirdiklerini ve davacının tam süreli işçilerden olmadığını, davacının müvekkili şirkette hiç çalışmadığını, iddiaların gerçek olmadığını ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yersiz ve haksız olduğunu, hak düşürücü süre itirazları olduğunu, kurum kayıtlarında dava konusu iş yerinde davacının belirttiği gibi bir çalışmanın mevcut olmadığını, davalı tarafından bildirilen herhangi bir hizmete rastlanmadığını, kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu aksini kanıt aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini ve tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Yedieylül Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 20.04.2018 tarihli ve 27.04.2018 tarihli yazısı eklerinin incelenmesinde ; 296831109930 T.C Kimlik Numaralı, Hulusi oğlu, 01.04.1955 doğumlu ...'un 5510 4/1-a maddesine tabi 0901199808114, 2926 sayılı Kanun kapsamında 7149457627 sicil numarası ile kaydının bulunduğu, davacının hizmet döküm cetveline göre 09.07.1998 - 04.03.1999 tarihleri arasında kurumda 1039489 sicil sayılı dosyada işlem göre ... Tarım Ürünleri İth. İhr. Ltd. Şti adına tescilli işyerinden 214 gün, 18.10.1999 - 05,12.1999 tarihleri arasında 1041460 sicil sayılı dosyada işlem göre ... Tarım Ürünleri İth. İhr. Ltd. Şti adına tescilli işyerinden 110 gün, 01.08.2004 - 31.07.2015 ve 01.05.2015 - 2018/4 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa çerçevesinde sigorta bildirimlerinin bulunduğu tespit edilmiştir.

Davacı taraf 25.10.2018 tarihli beyan dilekçesinde; 1987-1997 yılları arasında daha sonradan davalı şirket haline gelen davalı gerçek kişilere ait işletmede çalıştığını, 1997 yılında bahse konu işyerinden ayrılarak başka bir işveren nezdinde 238 gün çalıştığını, 1999 yılında davalı işveren nezdinde ki çalışmasına geri döndüğünü, davalı işveren nezdinde 1999-2004 yılları arasında yine aynı koşullar altında aralıksız olarak çalıştığını, sigortasının yapılmamış olması ve sağlık problemlerinin bulunması nedeniyle tarım bağkur olarak sigorta yaptırdığını ancak bu dönemde de işyerinde çalışmaya devam ettiğini, bu haliyle 1999 yılında 2015 yılına kadar kesintisiz çalıştığını, 2015 yılında sigortasız çalıştırılması nedeniyle iş yerinden ayrılarak 1,5 yıl çobanlık ile uğraştığını, işverenin daveti üzerine 2016 yılında tekrar işe girdiğini ve çalışmasının 2018 yılı Ocak ayına kadar sürdüğünü beyan etmiştir.
...
Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirimi yapılmayan çalışmaların tespiti istemi ile açılan davalarda; yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler ve davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının, yargının görevi olduğuna dair T.C. Anayasası’nın 141/son maddesi ile hâkimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğuna dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 30/1. maddesindeki düzenlemeler dikkate alınmak sureti ile kuşku ve duraksamaya neden olmayacak şekilde uyuşmazlığı sonuçlandırmaya elverişli ve yeterli deliller elde edilmesi halinde zaman, emek ve gider israfına neden olmadan davanın karara bağlanması gerekir. Yoksa, elde edilmesi muhtemel tüm delillerin toplanması gerektiğinin kabulü, açıklanan yasal ve evrensel ilkelere açıkça aykırılık oluşturur.
...
Davalı taraf iş yerinin mevsimlik bir işyeri olduğu iddiasında olmuşsa da bordro tanıklarının ağırlı kısmının davalı işyerinde çalışmanın tüm yıl sürdüğüne yönelik beyanları göz önüne alınarak iddiasına itibar edilememiştir.

Davacının Tarım Bağ-Kur üzerinden bildirilen hizmetlerinin dosyamız esasına etkisinin değerlendirilmesi gerektiği tespit edilmiştir. Dosyamıza emsal teşkil eden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin 2018/1457 E. 2018/1982 K. Sayılı ilamında ; " ... dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 04.12.2009-31.12.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu, 01.06.2015-31.07.2015 tarihleri arasında 4/a kapsamında Bigadiç Belediye Başkanlığı işyerinden adına bildirim yapıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, dosya kapsamı, tanık beyanları, köy karar defteri ve ödeme belgeleri hep birlikte değerlendirildiğinde davacının, 15.10.2009 tarihinde köy bekçisi olarak çalışmaya başladığı, bu çalışmasının 30.03.2014 tarihine kadar kesintisiz biçimde devam ettiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının, bu dönemle çakışacak biçimde 04.12.2009- 31.12.2009 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında olduğu anlaşılmakta ise de, 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca 4/a kapsamındaki hizmetlere itibar edilmesi gerektiğinden ve bu durumun infaz aşamasında Kurumca resen nazara alınması mümkün bulunduğundan davacının 15.10.2009-30.03.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır..." denildiği tespit edilmiştir. Bu haliyle davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının tespit edilmesine 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın engel olmadığının kabulü gerekmiştir.

Tanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davacının fiili çalışmasını doğrular beyanları ve tüm dosya kapsamından; davacının 06.12.1999 - 14.12.2006 tarihleri arasında 85239 sicil numaralı ...-...-...-... işyeri unvanlı işyerinde 2168 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle ve davacının 15.12.2006-31.12.2014 ve 01.07.2016-01.01.2018 tarihleri arasında toplam 3437 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının, çalışan günlerinin bildiriminin kuruma yapılmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir. Mahkememizce hüküm fıkrasının 1 inci numaralı bendinin 2 nci Paragrafında "...-davacının 15.12.2006-31.12.2014 ve 01.07.2016-01.01.2018 tarihleri arasında toplam 3437 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının, çalışan günlerinin bildiriminin kuruma yapılmadığının tespitine,.." denildiği, sehven davacının çalıştığına kanaat edilen davalı şirkete ait işyerinin sicil numarasının yazılmadığı tespit edilmekle basit maddi hata gerekçeli kararın yazımı aşamasında giderildiği" gerekçesiyle;

"1-Davanın kısmen kabulü ile;
-Davacının 06.12.1999-14.12.2006 tarihleri arasında 85239 sicil numaralı ...- ...- ...- ... işyeri unvanlı işyerinde 2168 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle çalıştığının , çalışan günlerin bildiriminin kuruma yapılmadığının tespitine,

-Davacının 15.12.2006-31.12.2014 ve 01.07.2016-01.01.2018 tarihleri arasında toplam 3437 gün hizmet akdine tabi olarak davalı şirkete ait 1085297 sicil numaralı işyerinde asgari ücret ile çalıştığının, çalışan günlerinin bildiriminin kuruma yapılmadığının tespitine,
-Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalılar ... Yerli Ürünler Gıda Hayv. ... Ltd. Şti., ..., ..., ... vekili, davacının taleplerinde yer almayan hususlarda mahkemece karar verildiğini, dosyada mevcut giriş bildirgesinin müvekkili ile ilgisi olmayan davacının çalıştığı başka bir şirkete ait olduğunu, hak düşürücü sürenin gözetilmediğini, bilirkişi incelemesi yaptırılmadığını, delillerin değerlendirilmediğini, tanık beyanlarındaki çelişkilerin giderilmediğini, müvekkili şirketin mevsimlik işyeri olduğunun dikkate alınmadığını, Kurum kayıtlarının eksik ve hatalı incelendiğini, davacının Tarım Bağ-Kur hizmetlerinin göz önünde bulundurulmadığını, müvekkili şirketin ve diğer dahili davalıların muhasebe kayıtları ve vergi kayıtlarının incelenmediğini beyanla, eksik inceleme sonucu verilen ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, Kurum kayıtlarının incelemesinde dava konusu işyerinde davacının belirttiği gibi bir çalışmasının mevcut olmadığını, davalı tarafından bildirilen herhangi bir hizmete rastlanmadığını, Kurum kayıtları resmi ve yazılı belge niteliğinde olup, aksinin aynı nitelikte yazılı delillerle olması gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Davalı işverenlere ait işyerinden sigortalılık bildirimleri bulunmayan davacının 09.07.1998 - 04.03.1999 tarihleri arasında 1039489 sicil sayılı ... Tarım Ltd. Şti., 18.10.1999 - 05.12.1999 tarihleri arasında 1039489 sicil sayılı ... Tarım Ltd. Şti. işyerinden bildirimleri bulunduğu, 01.08.2004 - 31.07.2005 ve 01.05.2015 -2018/4 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında zorunlu sigortalılığının bulunduğu anlaşılmaktadır.
...
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile özellikle, bordro tanıkları ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın davacının fiili çalışmasını doğrular mahiyetteki beyanları sonucunda, davacının 06.12.1999 - 14.12.2006 tarihleri arasında 85239 sicil numaralı ...-...-...-... işyeri unvanlı işyerinde 2168 gün ve 15.12.2006-31.12.2014 ve 01.07.2016-01.01.2018 tarihleri arasında davalı şirkete ait 1085297 sicil numaralı işyerinde toplam 3437 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığı, çalışılan günlerin ise bildiriminin yapılmadığının tespitine karar veren mahkeme kararının yerinde olduğu, davacının 4/a kapsamında geçen çalışmalarının tespit edilmesine 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığının engel olmayacağı gibi davanın niteliği itibariyle bilirkişi raporu alınmasının da gerek olmadığı gözetildiğinde; delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın yerinde olduğu belirgin olup, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından; istinaf başvurularının esastan reddine " karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ... Yerli Ürünler Gıda Hayv. ... Ltd. Şti., ..., ..., ... vekili vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddine karar verilmesini ve kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, ... insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.
3. Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13. maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63. maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
1-Eldeki davada, davacı, müvekkilinin dönem dönem işten ayrılıp tekrar geri döndüğünü ve yine kendisine sigorta girişi yapılmadığını beyanla 1987-1997, 1999-2004, 2004-2015 ve 2016-2018 yılları arasında bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini talep etmiş olup Mahkemece, davalı taraf iş yerinin mevsimlik bir işyeri olduğu iddiasında olmuşsa da bordro tanıklarının ağırlı kısmının davalı işyerinde çalışmanın tüm yıl sürdüğüne yönelik beyanları göz önüne alınarak iddiasına itibar edilmediği, tanık beyanlarının davacının fiili çalışmasını doğrulaması ve tüm dosya kapsamından; davacının 06.12.1999 - 14.12.2006 tarihleri arasında 85239 sicil numaralı ...-...-...-... işyeri unvanlı işyerinde 2168 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücretle ve 15.12.2006-31.12.2014 ve 01.07.2016-01.01.2018 tarihleri arasında toplam 3437 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret ile çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de kararın eksik inceleme sonucu karar verildiği anlaşılmaktadır.

2- Öncelikle hizmet tespiti yönünden incelemeye konu somut olayda, 4/b sigortalılık dosyası olup olmadığı Kurumdan sorulup celp edilmeli, hamallık işini ifa eden veya hal işçisi olan kişinin yaptığı işin niteliğine göre; davalı işyerinin sürekli olarak hamala ihtiyacı olup olmadığı araştırılmalı, davacının serbest hamal olarak çalıştığı iddiasına ilişkin olarak, çalışmanın geçtiği yerdeki toptancı halinin varsa yönetiminden, belediye ve zabıtadan davacının serbest çalışan hamal olduğuna dair herhangi bir yerde kaydı veya yetkililerce verilmiş çalışma kartı bulunup bulunmadığı sorularak, varsa dinlenilmemiş bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışıp çalışmadığı, bu yönde piyasa hamallarının bağlı bulunduğu Serbest Hamallar Odası veya Yük Taşıyıcıları Odası vs. gibi bir oda veya dernek varsa davacının kaydı olup olmadığı sorulmalı, varsa işyeri ile ilgili vergi yoklama tutanakları, belediye tarafından yapılan denetimlerde düzenlenen tutanak ve belgeler celbedilerek tutanak ve belgelerde ismi geçen ilgili olan tanıklar dinlenilmeli, bu tür hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiği de dikkate alınıp araştırmanın genişletilerek toptancı halinde benzer işi yapan işveren ve çalışmaları bu işverenlerin kaydına geçmiş sigortalı kişilerin davalı Kurum kayıtları ve zabıta marifetiyle belirlenerek beyanlarına başvurularak, varsa tarafların tabi olduğu meslek kuruluşlarındaki kayıtları ile çalışma şekli ve koşulları hakkında bilgi almak suretiyle davacı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin niteliği açıklığa kavuşturulduktan sonra, tanık beyanları arasındaki çelişkiler giderilmeli, işin yoğunluğuna göre davacının çalışmadığı dönem olup olmadığı, varsa hangi dönemlerde ne kadar süre çalıştığı tespit edilmeli, kısmi çalışmanın varlığı halinde, kabule konu dönemde değinilen 63. madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmeli ve uyuşmazlık konusu husus hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir. karar verilmelidir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın eksik inceleme ve değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.