WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1191 E.  ,  2024/3157 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2096 E., 2023/2617 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/533 E., 2021/251 K.

Taraflar arasındaki hizmet ve prime esas kazanç tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalıya ait iş yerinde 2004 yılının 6. ayı ile 25.04.2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve hizmet ettiği tüm döneme ait prime esas kazançlarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalışmalarının bildirilen süre kadar olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile .... TC Kimlik, .... sigorta sicil numaralı davacı ... (....)’ın Kurumda .... sicil sayılı dosyada işlem gören davalı işveren ...’a ait işyerinde 13.09.2006 - 24.11.2011 tarihleri arasında hizmet akdine istinaden asgari ücretle toplamda 1872 gün çalıştığı, bu çalışmasının tümünün ...'na bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davalı vekilinin İstinaf Sebepleri
Davacının 25.04.2011 tarihinden önce davalı yanında çalıştığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığını, bilirkişi raporunun bordro tanıkları dinlenilmeden önce hazırlandığını, eksik inceleme ile sonuca gidildiğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Feri müdahil kurum vekilinin İstinaf Sebepleri
Davanın ispat edilemediğini beyanla kararın kaldırılarak davanın reddini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar talep edilen dönemde davalıya ait iş yeri Kanun kapsamında değilse de davalının 13.09.2006 tarihinden itibaren vergi kaydı ve 11.08.2008 tarihinden itibaren de oda kaydı bulunduğu, komşu iş yeri tanığı ... tarafından davacının çalışma süresine ilişkin tarih belirtilmemişse de davacıyı her gün gördüğünün beyan edilmiş olması ve yine diğer komşu iş yeri tanığı Selamı Barındık tarafından da davacının 2006 yılında çalışmaya başladığı yönünde beyanlarda bulunmuş olması hep birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesince davacının çalışmaya başladığı tarihin davalının vergi kaydının başladığı 13.09.2006 tarihi olarak belirlenmesinde ve kabul edilen çalışma süresinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili; davalının esnaf olduğunu, davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, Mahkemenin eksik inceleme yaptığını, bilirkişi raporunun davalı tanık beyanlarını dikkate almadığını, bordro tanıklarının ve kamu tanıklarının davalı lehine beyanlarda bulunduklarını beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili; hak düşürücü sürenin göz önüne alınması gerektiğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğunu, eksik araştırma ile sonuca gidildiğini beyanla temyiz talebinde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; davacının davalıya ait iş yerinde 2004 yılının 6 ncı ayı ile 25.04.2011 tarihleri arasındaki hizmetlerinin ve hizmet ettiği tüm döneme ait prime esas kazançlarının tespiti istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk
1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun'un “Prime Esas Ücretler” başlığını taşıyan 77 nci maddesinin 1 inci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80 inci maddesinin 1 inci fıkrasında, sigortalıların prime esas kazançlarının nasıl belirleneceği açıklanmıştır. Diğer taraftan 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayıl Kanun'un 86/9 uncu maddelerine dayalı olarak açılan bu tür hizmet tespiti davalarında kesinleşen mahkeme ilamı, işverence Kuruma verilmeyen belgelerin yerine geçecek nitelikte olduğundan hükümde ayrıca 77 ve 80 inci maddelere göre hesaplanacak olan 1 günlük ücretin belirtilmesi de gerekmektedir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun; 288 inci maddesinde, bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri belir bir tutarı geçtiği takdirde, senetle kanıtlanması gerektiği, bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri, ödeme veya borçtan kurtarma (ibra) gibi herhangi bir sebeple belirli bir tutardan aşağı düşse bile senetsiz kanıtlanamayacağı bildirilmiş, 289 uncu maddesinde, 288 inci madde uyarınca senetle kanıtlanması gereken konularda yukarıdaki hükümler hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati durumunda tanık dinlenebileceği, 292 nci maddesinde de, senetle kanıtlanması zorunlu konularda yazılı bir delil başlangıcı varsa tanık dinlenebileceği açıklanarak delil başlangıcının, dava konusunun tamamen kanıtlanmasına yeterli olmamakla birlikte, bunun var olduğunu gösteren ve aleyhine sunulmuş olan tarafça verilen kağıt ve belgeler olduğu belirtilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 200 ve 202 nci maddelerinde de bu düzenlemeler korunmuştur.

Kuruma ödenmesi gereken sigorta primlerinin hesabında gerçek ücretin/kazancın esas alınması gerekmekte olup hizmet tespiti davalarının kamusal niteliği gereği, çalışma olgusu her türlü kanıtla ispatlanabilmesine karşın ücret konusunda aynı genişlikte ispat serbestliği söz konusu değildir ve değinilen maddelerde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delille kanıtlanması zorunluluğu bulunmaktadır. Ücret tutarı maddede belirtilen sınırları aştığı takdirde, tespiti gereken gerçek ücretin; hukuksal geçerliliğe sahip olarak düzenlenmiş bulunmaları kaydıyla, sigortalının imzasını içeren aylık ücreti gösteren para makbuzları, banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ücret bordroları gibi belgelerle kanıtlanması olanaklıdır. Yazılı delille ispat sınırının altında kalan miktar için tanık dinlenebileceği gibi, tespiti istenen miktar sınırı aşsa dahi varlığı iddia edilen çalışmanın öncesine ve sonrasına ait yazılı delil başlangıcı sayılabilecek belgeler bulunuyorsa tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 20.10.2010 gün ve 2010/10-480 Esas - 2010/523 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-481 Esas - 2010/524 Karar, 20.10.2010 gün ve 2010/10-482 Esas - 2010/525 Karar, 19.10.2011 gün ve 2011/10-608 Esas - 2011/649 Karar, 19.06.2013 gün ve 2012/10-1617 Esas - 2013/850 Karar sayılı ilamlarında da aynı görüş ve yaklaşım benimsenmiştir.

3.Değerlendirme
Dava hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti davasıdır. Davalının ilk defa 13.09.2006 tarihinde takı tasarım üretim işi ve toptan pazarlama faaliyeti kapsamındaki vergi kaydının oluşturulduğu, 03.10.2006 tarihinde vergi denetim elemanlarınca iş yerinde denetim yapıldığı, şimdilik işçisinin bulunmadığının tutanakta belirtildiği, 2007/5 döneminde 15 gün çalışması bulunan bordro tanığının tanık beyanında davacıyı tanımadığını, 2008 yılında bildirimleri bulunan bordro tanığının davacıyı gördüğünü beyan ettiğini, komşu iş yeri tanığı olarak dinlenilen tanıkların da davalının 2006 yılında taşındıktan sonra davacının çalıştığı yönünde beyanda bulundukları, davalı tanığının ise 2006 yılından sonra 1 erkek çalışan bulunduğunu beyan ettiği, Mahkemece 13.09.2006 tarihi itibarıyla davacının çalıştığı yönündeki kabulün resmi kayıtlara yazılı belgelere uygun olmadığı, tanık beyanlarının da bu konuda çelişkili olduğu, davalı iş yerinin 25.05.2007 tarihinde kapsama alındığı gözetilerek tanık beyanları arasındaki çelişki giderilerek karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeyle verilen karar bozmayı gerektirmiştir.

VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1-Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili ile feri müdahil kurum vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.03.2024 gününde oybirliğiyle karar verildi.