WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 15 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1188 E.  ,  2024/6696 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1478 E., 2023/2479 K.
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2019/393 E., 2021/167 K.

Taraflar arasındaki fiili çalışma olmaması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C. ... ve 07010126... sigorta sicil numaralı ...'in davalılardan işveren ...'a ait ... Mahallesi Sanayi Sitesi 267. Sokak-Fethiye” adresinde çalışmalar yapan 2 3109 01 01 1186282 048-31 000 025 sicil sayılı Mobilya İmalat-Bakım-Onarım işyerinde 02.02.2012 tarihinde iş başı yaparak çalışmaya başladığını ve bu çalışması aralıksız olarak 29.08.2014 tarihine kadar sürdürdüğünü, aradan yaklaşık 5 yıla yakın, bir süre geçtikten sonra hiçbir gerekçe ve/veya neden göstermeksizin ve belirtmeden ödenen emekli aylıklarının ve bu günkü tarih itibariyle son iki yıldır ödenmekle olan ... ikramiyelerinin (bu günkü tarih itibariyle son iki yıldır ödenmekle olan ... ikramiyelerinin“Yersiz Ödendiği” söylenerek geri ödenmesini istediklerini, 5510 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinde iş sözleşmesi ile bir yada birden fazla işverenin yanında çalışan kişiler kendiliklerinden sigortalı sayılırlar, bu haktan vazgeçilemeyeceği, hakkın devir edilemeyeceği 92 nci maddede belirtildiğini ve güvence altına alındığını, Sigortalı çalışmaya başlayan başka bir söyleyişle işyerinde iş başı yapan işçiler için ilgili kuruma ve kuramlara verilmesi gereken bildirgeler, beyannameler ve benzeri belgelerin düzenlenerek ilgili Kurum ve kuruluşlara verilemesi ödevi ve yükümlülüğünün işveren ve işvereni temsil eden kişilerde olduğunu, adı edilen belgelerin içerikleri ile verilmesinin izlenmesi ödevi yasalarca çalışanlara verilmediğini, sigortalı çalışanların bu anlamda işvereni denetleme hak ve yetkisinin olmadığını bu nedenlerden davalılardan ... ...'a ait ... Mahallesi Sanayi Sitesi 257. Sokak-Fethiye” adresinde çalışmalar yapan 2 3109 01 01 1185282 048-31 000 025 sicil sayılı Mobilya İmalat- Bakım-Onarım işyerinde 02.02.2012 tarihinden 29.08.2014 tarihine kadar- geçen ve fakat ... Inş.Tur. Ltd.Şti. ile ... İnşaat Ltd. Şti.'ye ait işyerinden gösterilen çalışmaların sigortalı çalışmalar olarak tespitine, davalı Kuruma 84.621,16 TL yersiz ödeme borçlarının olmadığına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı Kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesi gereğince "Teftiş, Kontrol ve Denetleme yetkisine sahip olanlar tarafından düzenlenen tutanaklar aksi sabit oluncaya kadar muteberdir" Amir hükmü uyarınca uygulanmış olan işlemlerin yerinde olup haksız ve hukuki dayanaktan yoksun açılmış davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın niteliği gereği davacı tanıkları yanından davalı iş verene ait iş yerinden verilen dönem bordroları celp edilip dönem bordrolarından resen tanık da dinlenmiş, komşu iş yeri çalışan ve iş verenlerinin tespiti için araştırmalar yaptırılmış, neticede özellikle dinlenen davacı tanıklarının hizmet döküm cetveli ile diğer kayıtlardan tanık Adil İnce' nin dava konusu dönemde ... Demirci isimli işverenin yanında çalıştığı, bu iş yerinin davalıya ait iş yeri yakınında olmadığı, ... Kaya ve ... Köse'nin Bağ-Kur kayıtlarının olduğu ve yine iş yerlerinin davalı işverenin iş yerine yakın bulunmadığı, davalı ... ...'ın vergi kaydının 01.12.2017 tarihinde başlamış olması birlikte değerlendirildiğinde davacı tanıklarının beyanlarına itibar edilmemiş, dava konusu edilen dönemde davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığının ispat edilemediği kanısına varıldığından bu durumda da davalı Kurumun yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla subut bulmayan davanın reddine" karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi tarafından dinlenen tanıkların anlatımlarının yeterli görülmediği takdirde eksik görülen konuların ya da çelişkili olduğu varsayılan olguların açıklatılması için aynı tanıkların yeniden dinlenmesi gerekirken yapılmadığını, eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... işyerinin faal olduğu ve gerçek ve fiili çalışma olgusunun kanıtlanamadığı gözetildiğinde, usul ve yasaya uygun olduğu kabul edilmiştir.

Sonuç itibarıyla 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine" karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, fiili çalışma olmaması nedeniyle yaşlılık aylığının iptal edilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile menfi tespitine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu işyeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.
2) Kısmi yaşlılık aylığını düzenleyen 506 sayılı Kanun'un Geçici 81 inci maddesinin C bendine göre a) 23.05.2002 tarihinde 15 yıllık sigortalılık süresini kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmuş ve 3600 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi ödemiş bulunanlara istekleri halinde yaşlılık aylığı bağlanır.
b) 23.05.2002 tarihinde (a) bendinde öngörülen şartları yerine getiremeyenlerden bu şartları;
ba) 24.05.2002 ile 23.05.2005 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 52, erkek ise 56 yaşını doldurmuş olmaları,
bb) 24.05.2005 ile 23.05.2008 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 54, erkek ise 57 yaşını doldurmuş olmaları,
bc) 24.05.2008 ile 23.05.2011 tarihleri arasında yerine getirenler kadın ise 56, erkek ise 58 yaşını doldurmuş olmaları,
bd) 24.05.2011 tarihinden sonra yerine getiren kadınlar 58, 24.05.2011 ile 23.05.2014 tarihleri arasında yerine getiren erkekler 59 yaşını doldurmuş olmaları,
be) 24.05.2014 tarihinden sonra yerine getiren erkekler 60 yaşını doldurmuş olmaları, şartı ile yaşlılık aylığından yararlanabilirler.

3. Değerlendirme
1.Eldeki davada, Kurum denetmeni tarafından davacının ... İnşaat Emlak Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 04.12.2012-29.08.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve ... İnşaat Ltd. Şti.'deki 13.05.2012-19.06.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının gerçek fiili çalışma olmamasının tespit edilmesi nedeniyle davacının aylığının kesilmesi işleminin iptali ile yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine, davacının 02.12.2012-29.08.2014 tarihleri arasındaki geçen çalışmalarının o günkü asgari ücretle davalı ... ...' a ait iş yerinde sigortalı çalışmalar olarak tespitine karar verilmesini talep etmiş Mahkemece, dava konusu edilen dönemde davacının davalıya ait iş yerinde çalıştığının ispat edilemediği kanısına varıldığından bu durumda da davalı Kurumun yaşlılık aylığının kesilmesi işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden, 03.01.1962 doğumlu davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 01.08.1981 olduğu, 5418 gün 506 sayılı Kanuna tabi zorunlu sigortalılığı ile 418 gün 1479 sayılı Kanun'a tabi sigortalılığı olmak üzere toplam 5.836 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B maddesi gereğince 01.01.2015 tarihinden itibaren kendisine yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının, davalı Kurumca yapılan denetim ve araştırma sonrasında düzenlenen rapora dayanılarak ... İnşaat Emlak Ltd. Şti.'ye ait iş yerinde 04.12.2012-29.08.2014 tarihleri arasındaki çalışmalarının ve ... İnşaat Ltd. Şti.'deki 13.05.2012-19.06.2012 dönemlerinde tam gün üzerinden gerçekleştirilen sigortalılık bildirimlerinin fiili çalışmaya dayanmaması nedeniyle geçersiz sayılıp giderek tahsis koşullarını da yitirdiğinden aylığının iptal edilerek yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç tahakkuk ettirilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda, her ne kadar Mahkemece davacının çalışmalarının fiili olmadığına yönelik tespit yerinde ise de, aylığın yeniden bağlanması ile ilgili hüküm eksik incelemeye dayalıdır.

Aylık koşulları değerlendirilirken yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler göz önünde bulundurularak, davacının iptal edilen sigortalılık süresi dışında, mevcut prim ödeme gün sayısı değerlendirildiğinde yargılama aşamasında 03.01.2022 tarihinde davacının 60 yaşını doldurarak 15 yıl sigortalılık süresi ve 3600 prim günü şartlarını da sağlayarak buna göre 506 sayılı Kanun'un geçici 81'inci maddesinin C-be bendi uyarınca kısmi yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı belirgin olduğundan, kısmi yaşlılık aylığı koşullarının oluştuğu gözetilmeden karar verilmesi hatalı olup şartları taşıyan aybaşını takip eden aydan itibaren aylık bağlanması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiş olup davacının borçlu olup olmadığı hususunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Peşin yatırılan temyiz harcın istek halinde ilgiliye iadesine,

12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.