10. Hukuk Dairesi 2024/118 E. , 2024/7584 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/4 E., 2023/2506 K.
KARAR : Red
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/221 E., 2022/843 K.
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine davalı Kurum ve dahili davalı ... T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı vekillerinin istinaf başvurunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davalı Kurum işlemin iptali ile aylık tahsis işleminin düzeltilerek 4/a kapsamında aylık bağlanmasını, eksik ödenen aylıklarının, her bir eksik ödemeden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini, 4/b kapsamında ödediği primlerin, 5510 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi gereğince her bir primin ödenmesi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte iadesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK Başkanlığı vekili, Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, davacıya 4/1-b kapsamında tahsis yapılmasının mümkün bulunmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Dahili davalı cevap dilekçesinde; vakfın taraf sıfatının olmadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince "Davanın kısmen kabulüne,
1- ... TC kimlik numaralı 25.03.1967 doğumlu davacı ...'ın 4/1-b (Bağ-Kur) günleri dışlanarak kalan ( 506 SK.+ 5434 SK. + 5510 Geçici 20.M. Sandık ) hizmetleriyle 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B-f kanun maddesine göre 27.03.2017 tarihli tahsis başvurusuna istinaden yaşlılık aylığına hak kazandığı, 01.04.2017 tarihinden itibaren ödenmeyen aylıkların ve eksik ödenen fark aylıkların 5510 sayılı Kanun'da Kuruma tanınan üç aylık süre gözetilerek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine,
2-01.04.2017 tarihinden itibaren 4/b primlerinin Kuruma yatırıldığı tarihleri takip eden ay başından itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine,
3-2829 sayılı Kanun kapsamında hizmet birleştirilmesi kapsamında kullanılmayan 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılık dolayısı ile ödenen primlerin iadesi istemine ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili, İlk Derece Mahkemesi kararında Kurum işleminin hatalı olduğunun açıkça tespit edildiğini, müvekkilinden yersiz şekilde tahsil edilen 4/b primlerinin, her bir primin yatırıldığı dönemden itibaren yasal faiziyle birlikte müvekkiline iade edilmesi gerektiğini, bu primlerin müvekkiline bağlanan emekli maaşına esas alınmadığını, haksız ve yersiz şekilde tahsil edildiğini beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının reddedilen kısım yönünden kaldırılmasını istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi ile hüküm arasında çelişki oluşturduğunu, kararın icrası yönünden de karışıklığa sebebiyet verdiğini, 22.03.2022 ve 22.08.2022 tarihli raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulduğunu, davacının 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a kapsamında emeklilik şartlarını yerine getirmediğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
3.Dahili davalı ... T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı vekili, müvekkili vakfın tarafı sıfatı bulunmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın 2020 yılında açıldığını, 2022 yılında davaya dahil edilmesinin savunma hakkının kısıtlanması anlamına geldiğini, 22.08.2022 tarihli bilirkişi raporunda 2829 sayılı Kanun'un bilirkişi tarafından yanlış değerlendirilmesi nedeniyle hatalı ve çelişkili olduğunu, yasada, bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde hizmet sürelerinin bir kısmının birleştirilmesi diğer kısmının ise değerlendirme dışı bırakılması gibi bir düzenleme bulunmadığını, davacının tek başına müvekkili sandığa tabi çalışma süreleri, tahsis talep tarihi itibariyle müvekkilinden emekliliğe hak kazanmasının yeterli olmadığını beyanla, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacının Mart 2017 tarihli tahsis başvurusu sırasında aktif Bağ-Kur prim borçlarının bulunduğu, prim borçlarını 29.05.2017 - 31.05.2017 tarihlerinde ödemek suretiyle 29.05.2017 tarihinde tekrar aylık başvurusunda bulunduğu ve bu başvurusuna dayalı olarak 01.06.2017 tarihinden itibaren 4/b sigortalılığı üzerinden yaşlılık aylığı bağlandığı, davacı tarafından bu konuda herhangi bir çekişme yaratılmadığı, daha sonra 24.07.2020 tarihli dilekçe ile aylığın 4b sigortalılığı gözetilmeksizin bağlanması isteminde bulunduğu, istemin reddedilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Aylık başvurusu sırasında 4b sigortalılığının dışlanması yönünde talepte bulunmayan davacının aylık bağlandıktan uzun süre sonunda yaptığı başvurunun geçmişe etkili aylık başvurusu olarak değerlendirilmesinin mümkün bulunmadığı gibi 4b sigortalılığı dışlanması halinde aylığı bağlayacak Kurumun Banka Sandığı olduğu dikkate alındığında, istemin bu kuruluşa yöneltilmesi ve ... Sandığı tarafından çekişme yaratıldığı takdirde konunun yargı makamları önüne getirilmesi gerektiği, davacının hizmet süreleri dikkate alındığında, 4b süreleri dışlandığında dahi 506 sayılı Kanun ve buna bağlı olarak 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi uyarınca aylığa hak kazanmasının mümkün olmadığı, diğer taraftan zorunlu sigortalılık kapsamında ödenen ve koşulları gerçekleşmeyen prim iadesinin mümkün bulunmadığı gözetildiğinde, davanın tümden reddi yerine aksi düşünce ile davayı kısmen kabul eden Mahkeme kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır." gerekçesiyle
"Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,
B-)Davalı SGK Başkanlığı vekili ile dahili davalı ... T.A.Ş. Mensupları Tekaüt Sandığı Vakfı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Karşıyaka 3. İş Mahkemesinin 01.11.2022 tarih, 2021/221 Esas ve 2022/843 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına,
1-Davanın reddine " karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili özetle; kararın yerinde olmadığını, işçi lehine yorum kuralının uygulanması gerektiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olduğunu, primlerin de iadesinin gerektiğini, eksik inceleme ve araştırmaya dayalı hüküm kurulduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili özetle, vekalet ücretinin sadece kendileri lehine verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacıya, dahili davalı Vakıftan aylık bağlanıp bağlanamayacağı ile ödenen primlerin iadesinin gerekip gerekmediğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi, 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesi, davalı Vakıf senedi, 5510 sayılı Kanun'un 31 inci maddesi, 1479 sayılı Kanun'un 55 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı Kurum vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bentler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkındaki 2829 sayılı Kanun'un amacı; hiçbir Kurumdaki hizmeti tek başına aylık bağlanmasına yeterli olmayan sigortalı ya da hak sahiplerine, değişik Kurumlardaki hizmet süreleri birleştirilmek suretiyle aylık bağlanmasını sağlamak, bu suretle değişik Kurumlardaki hizmetlerin ziyan olmasını önlemek olup, bazı Sosyal Güvenlik Kurumlarında geçen hizmet süreleri toplamının tek başına aylık bağlanmasına yeterli olması halinde; diğer Kurumlarda geçen hizmetlerin birleştirilmesinde; sigortalının, ya da, hak sahibinin iradesinin de bu yönde olması koşuluyla zorunluluk bulunmamaktadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 07.03.2012 tarih ve 2011/813 E-2012/124 K sayılı ilamı da bu yöndedir.
3.Belirtilen açıklama ışığında somut olaya dönüldüğünde, sigorta başlangıcı 01.05.1986 tarihi olan davacının, 3948 gün davalı Vakıftan, 930 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/a , 450 gün 4/c ve 5168 gün 4/b maddesi kapsamında primi ödenmiş gününün bulunduğu, davacının tahsis talebinde, aylık bağlanacak kurum yönünden herhangi bir talebinin bulunmadığı dikkate alındığında, 4/b hizmetlerinin dışlanması durumunda 2829 sayılı Kanun'a göre davalı Vakıftan aylık bağlanması gerektiği ve buna göre aylık bağlama şartlarının 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/B-f maddesine göre 25 yıl 49 yaş ve 5300 gün olduğu, davacının ilk tahsis talep tarihi olan 27.03.2017 tarihinde belirtilen şartları taşıdığı ve buna göre 01.04.2017 tarihinden itibaren kendisine 5510 sayılı Kanun'un 4/b maddesi kapsamındaki hizmetleri dışlanarak yaşlılık aylığı bağlanması gerektiği gözetilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, yazılı şekilde karar tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!