WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 09 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1170 E.  ,  2024/3848 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2106 E., 2023/2655 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/339 E., 2021/109 K.

Taraflar arasındaki sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi Alparslan Koçak tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, davacının sahip olduğu Kar Klima ve Havalandırma iş yerinde 01.10.2012 tarihinde işe başladığı, işe başladıktan tam bir hafta sonra davacının boyahane bacası onarmak üzere ... isimli firma ile anlaşma yaptığı, davalının boyahanenin bacasının yükseltilmesi işinde çalıştığı sırada çalışma alanında bulunan ışıklandırma alanının üzerinde bulunan şeffaf atermine (miyaka) basması sonucu aşağıya düşüp yaralandığı, bu olaya ilişkin olarak Karşıyaka 7. Asliye Ceza Mahkemesi 2014/98 Esas ve 2015/579 Karar sayılı cezai yargılama yapıldığı, bu dosyada alınan raporda kıl geriliği bulunduğunun belirlendiği ve bunun kaza sonucu olamayacağı, aynı zamanda davalı ... tarafından Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/353 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat davası açıldığı, bu yargılamada Sosyal Güvenlik Kurumu Ankara İl Müdürlüğü Kocatepe Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından düzenlenen ve sürekli iş göremezlik tespitine ilişkin iş görmezlik oranı %62 olarak belirlense de bu oranın gerçeğe aykırı olduğu, söz konusu orana itiraz edildiği ve aynı dosyanın 30.05.2017 tarihli ara kararında da maluliyet oranının tespiti konusunda dava açmak üzere süre verildiği, Ankara SGK İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ve sürekli iş görmezlik oranı olarak belirlenen %62'lik oranın çok yüksek ve doğru olmadığı iddiasıyla davalı ...'nın maluliyet oranının yeniden tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; maluliyet dosyasının henüz sonuçlanmadığı ve 5510 sayılı Kanun gereği sigortalının malul sayılması için, 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az %60 'ını (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az %60 'ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilmesi gerektiği, bunun dışında ayrıca, en az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malul olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malullük yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirmiş olmaları şartı arandığı savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Mustafa Koçamaca vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazası nedeniyle davalıda arazlar ortaya çıktığı, şu anda sağlık durumu açısından hala tedavi gerektiren ve tedavisinin sonuç alınamayacak durumda olduğu rahatsızlıkları bulunduğu ve daha fazla maluliyet için itirazda bulunmadıkları, davacının saygısız bir şekilde akıl zayıflığının kaza nedeniyle olamayacağını iddia etmesinin kabul edilemez olduğu, açılan davanın haklı olmayıp zaman kazanmaya yönelik ve iyi niyetli olmayan bir dava olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; kazazede işçi ... tarafından iş kazası sebebiyle 20.11.2015 tarihinde maddi ve manevi tazminat istemli dava açılmış olup Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/353 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılamanın devam ettiği, bu dosyada Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından ...'nın iş kazası neticesinde oluşan maluliyet oranı %62 olarak belirlendiği, yargılamanın 30.05.2017 tarihli celsesinde ... vekiline ... 'nın maluliyet oranının tespiti konusunda dava açmak için gelecek celseye kadar süre verildiği, bu sebeple davacının bu davayı açtığı, meydana gelen kaza sonrasında, kazazedenin vücudunda organ kaybı olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapıldığı, Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından 30.09.2014 tarihinde Medikolegal Değerlendirme Raporu hazırlandığı, söz konusu raporda Dokuz Eylül Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi tarafından hazırlanmış olan 13.11.2013 tarihli Sağlık Kurulu raporuna değinildiği, kişiye uygulanan akıl muayenesi puanının 26/30 olduğu ifade edildiği, tıbbi kayıtlar ve bulguların değerlendirilmesinde bir takım fiziksel zayıflama/yitirilmelerin kaza sonucunda ortaya çıktığı tespit edilsiği, ancak akıl muayenesi ile elde edilen sonucun kaza ile doğrudan ilişkili olduğuna dair herhangi bir ifadeye yer verilmediği, bu nedenle davacının akıl muayenesi ile elde edilen tıbbi sonuçların, kaza sonrasında meydana gelip gelmediği konusunda herhangi bir veri olmadığı, iş kazasının 08.10.2012 tarihinde meydana geldiği, kazazedenin akıl muayenesine ilişkin rapor ise kazadan bir yıl sonra tanzim edildiği bu durumda kaza ile akıl zayıflığı arasındaki illiyet bağını kestiği, kazazedenin iş kazasından önce de akıl sağlığının yerinde olmadığı sabit olduğu, iş mahkemesi ve ceza mahkemesi dosyalarındaki görgü şahitlerinin ifadeleri de kazazededeki akıl zayıflığını doğrular nitelikte olduğu, Karşıyaka 4. İş Mahkemesinin 2015/353 Esas sayılı dosyası iki kez bilirkişi heyeti tarafından incelenerek rapor tanzim edildiği, 25.04.2017 ve 15.06.2017 tarihli bilirkişi raporlarının her ikisinde de kaza olayının meydana gelmesinden ... ile birlikte ...'nın da sorumlu olduğunun belirtildiği, Mustafa Koşmaca'nın tüm bunları idrak edebilecek yaşta olmasına karşılık, akıl zayıflığı nedeni ile alınabilecek en basit önlemleri dahi almayarak kazaya davetiye çıkardığı savunmasıyla davacının sürekli iş göremezlik oranının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; somut olayda, davalı işçi Mustafa Koşmacanın 08.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazasına bağlı yaralanması nedeniyle malul kaldığı, iş kazasına bağlı meslekte kazanma güç kaybı oranının belirlenmesi amacıyla yapılan incelemeler sonucu Sağlık Kurulu ve Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen raporda % 62,0 oranında tespit edilen sürekli iş göremezlik oranı, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi tarafından ise %35 olarak tespit edildiği Mahkemece Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu raporu ile Sosyal Sigortalar Yüksek Sağlık Kurulu raporu arasında çelişki bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumu (Genel Kurul) 2. Üst Kurulundan rapor alındığı, 2. Üst Kurul tarafından düzenlenen raporda %42.0 olarak belirlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile, 53458145588 T.C.Kimlik numaralı davalı ...'nın 08.10.2012 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle %42,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuşlardır.

B.İstinaf Sebepleri:
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; belirlenen maluliyet oranının çok yüksek olduğu, maluliyete sebebiyet veren olayın meydana gelen iş kazası olmadığı, maluliyete sebebiyet veren durumun olayın öncesinde de mevcut olduğu, sürekli iş göremezlik oranının 5510 sayılı Kanundaki düzenlemeye uygun olarak hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin belirlenmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyada bulunan Adli Tıp raporlarının birbiri ile çeliştiği, sürekli iş göremezlik oranının 5510 sayılı Kanun'daki düzenlemeye uygun olarak belirlenmesi gerektiği iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yüksek Sağlık Kurulu tarafından rapor için kaza sonrasında çeşitli sağlık birimlerinden tedaviye yönelik heyet raporları istediği ve bu raporları incelemesi sonucu maluliyet oranının %62 olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumu raporunda ise maluliyet oranının %42 olarak tespit edildiği, Adli Tıp Kurumundan alınan ilk raporda psikiyatrik açıdan yapılan değerlendirmede kazazade işçinin kaza öncesi ve kaza sonrasını yanlış değerlendirdiği ve genel görünüşe göre psikolojik sorun olmadığı yönünde değerlendirme yapıldığı, üniversitenin ruh sağlığı biriminin uzun süreye dayalı teşhis ve tedavisinin Adli Tıp Kurumunca dikkate alınmayarak görünüşe dayalı olarak işçinin durumunun değerlendirildiği, maluliyet raporları arasındaki farkın nedeni ve yüksek sağlık kurumu dışında oran belirlenmesinin gerekçesinin raporda olmadığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

4.Davalı ... Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının akıl muayenesi ile elde edilen tıbbi sonuçların, kaza sonrasında meydana gelip gelmediği konusunda herhangi bir veri bulunmadığı, iş kazasının 08.10.2012 tarihinde meydana geldiği, kazazedenin akıl muayenesine ilişkin raporun ise kazadan bir yıl sonra tanzim edildiği, bu durumda kaza ile akıl zayıflığı arasındaki illiyet bağının kesildiği, kazazedenin iş kazasından önce de akıl sağlığının yerinde olmadığının sabit olduğu, iş mahkemesi ve ceza mahkemesi dosyalarındaki görgü şahitlerinin ifadelerinin de kazazededeki akıl zayıflığını doğrular nitelikte olduğu, Karşıyaka 4. İş Mahkemesi'nin 2015/353 Esas sayılı dosyasında alınan 25.04.2017 ve 15.06.2017 tarihli bilirkişi raporlarının her ikisinde de kazanın meydana gelmesinde ... ile birlikte ...'nın da sorumlu olduğunun belirtildiği, ...'nın tüm bunları idrak edebilecek yaşta olmasına karşın akıl zayıflığı nedeni ile alınabilecek en basit önlemleri dahi almayarak kazaya davetiye çıkardığı, eksik ve hatalı inceleme sonucu hazırlanan raporun hükme esas alındığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden, davacı işveren tarafından açılan davada, davalı sigortalının geçirdiği iş kazası sonrasında tespit edilen sürekli iş göremezlik derecesinin yüksek belirlendiğinden bahisle tespit talebinde bulunduğu, Kurum sağlık kurulu, Yüksek Sağlık Kurulu ve Adli Tıp Kurumu Üçüncü İhtisas Kurulu ve nihayet Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucun belirlendiği görülmekle ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği, davacı taraf davalının mesleğinin montajcı olduğunun kabulü ile sonuca gidilmesinin isabetsiz olduğunu iddia ettiği görülmekle birlikte davacı işveren tarafından Kuruma iş kazasının bildiriminde kazalının havalandırma tesisat montajı yaptığı açıkça belirtildiğinden kendi beyanı ile çelişen istinaf sebebi yerinde görülmediği, nitekim olayın oluş şekli dikkate alındığında kazalının havalandırma sisteminin bir parçası olan baca montajı işine hazırlık yaptığı sırada yüksekten düştüğü görülmekle söz konusu kabulde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuşlardır.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalılardan sigortalının sürekli iş göremezlik oranının tespiti davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 16, 19 ve 58 inci maddeleri ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının davacı ... ile davalı ... ve davalı ... Araç Üstü Ekipman Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketin'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

15.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.