10. Hukuk Dairesi 2024/11532 E. , 2025/6331 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/529 E., 2024/147 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen dava dilekçelerinde; davacı şirket adına Bitlis SGK İl Müdürlüğünde 1007964.013 ve ... sicil sayılı işveren dosyasında işlem gören Hazır Beton Santrali işyerinden dolayı davalı Kurumca prim ve borcu ve gecikme cezası ile idari para cezası tahakkuk ettirildiğini, borç ve idari para cezası tahakkuk ettirme işlemlerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davacının borçlu bulunmadığının tespitine ve ödeme emrinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın talebinin talebinin haksız ve hukuka aykırı olup reddedilmesi gerektiğini, yedi günlük yasal süre içinde açılmayan davanın reddini talep ettiklerini, davacı tarafın eksik işçilik bildiriminde bulunduğunun tespiti üzerine davacı tarafa prim borcunun tahakkuk ettirildiğini, davacının itirazı üzerine itiraz komisyonu itirazının reddine karar verdiğini, itirazın reddine dair karar davacının da kabulünde olduğu üzere 02.09.2009 tarihinde tebliğ alındığını, davacı tarafın 7 günlük süresi içerisinde dava açmadığını, süresinde açılmayan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafa eksik işçilik ve prim borcu tahakkuk ettirilmesi teftiş raporuna dayalı bir işlem olup 05.05.2009 tarihi ve 105847/AİR/02 sayılı raporda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Kurumun işleminde hata bulunmadığını, raporda davacıya ait tesis makina ve cihazlar mevcudu; davacı tarafın hazır beton faaliyeti, gelir-gider durumu; kum ocağı faaliyeti ile ilgili gelir-gider durumu Milli Eğitime verilen hizmetler ile ilgili faaliyetlerin gelir gider durumu; diğer faaliyetlerin gelir-gider durumu(2005 Mayıs araç bakım onarım ve yakıt gideri dışında gider olmadığı; 2005 Haziran iş makinesi kiralama geliri, iş makinası çalışma bedeli, kamyon çalışma bedeli; 2005 Temmuz iş makinası kiralama geliri, hafriyat ve nakliye geliri, 50 kamyon stabilize ve nakliye geliri 2005 Ekim hafriyat ve nakliye geliri, kazı ve ev hafriyat geliri, iş makinası kiralama geliri, kepçe ile kamyon kaldırma düzeltme işlemi, Ağustos-Eylül aylarına ait 3 aylık makina çalışma bedeli; 2005/Kasım hafriyat ve nakliye geliri, makina kira bedeli Tatvan-Ahlat sıcak asfalt nakliyesi kamyon pomza nakliye geliri;2005/Aralık hafriyat ve nakliye geliri vs.) ile ilgili tüm hususların raporda ayrıntılı olarak yer aldığını, şirketin asıl işi olmamakla birlikte asıl işin eklentisi durumundaki hazır beton ürünlerinin nakliyesi, asıl işle ilgisi olmayan iş makinası kiralama işleri, kamyon çalışması ve bağımsız nakliye, hafriyat ve kazı işlerinin yapıldığı, tüm bu işlerinin sigorta kollarının ve tehlike derecelerinin farklı olduğunun tespit edildiğini, ayrıca bu iş yerlerinin maliyenin yoklama fişinden tespit edilen kum eleme tesisi, mıcır işi, hazır beton üretimi iş yerlerinin SSK'ya bildirilmediğini, yani tescilsiz olduğunun tespit edildiğini, Kurum alacağının davacıdan %10 haksız çıkma tazminatı ile tahsili gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.05.2013 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu işlem nedeni ile davalıya 3.591,94 TL borçlu bulunmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
Mahkemenin 13.05.2013 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, karar tarihinden sonra yürürlüğe giren yasal düzenleme gereği, davaya konu borcun yapılandırma kapsamında bulunduğunun gözetilmesi, bu çerçevede 6552 sayılı Kanun'un tanıdığı alacakların yeniden yapılandırılması olanağından yararlanılıp yararlanılmadığının incelenmesi, yapılandırma başvuru süresinin bitiş tarihleri ile Geçici 60. maddenin 9. fıkrasının “Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddelerde belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları şarttır.” hükmü de göz önünde bulundurularak, yapılacak değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
B. Bozma Kararına Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 16.12.2015 tarihli kararı ile davacının Mahkemenin 2009/862 eski Esas sayılı asıl dosyasında davasının kısmen kabulü ile, davacının dava konusu işlem nedeni ile davalı Kuruma 3.591,94 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, davacının Mahkeme dosyası ile birleşen Ankara 6. İş Mahkemesinin 2009/940 Esas sayılı dosyasındaki davasının kabulü ile, davacının birleşen dava konusu işlem nedeni ile davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin 16.12.2015 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davaya konu 6183 sayılı Kanun'un uygulanması nedeniyle ödeme emirlerinin gönderilmesi ve yaşlılık aylığı haczi yapılması işlemlerinin Bitlis Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından yapılması nedeniyle, bu merkezin bulunduğu yer iş mahkemesi olan Bitlis İş Mahkemesinin kesin yetkili olduğu belirtilerek söz konusu karar bozulmuştur.
D. Bozma Kararına Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 28.01.2020
tarihli kararı ile
"1-Davacının Mahkememizin 2019/515 Esas sayılı asıl dosyasında davasının kısmen kabulü ile, davacının dava konusu 04.08.2009 tarihli işlem nedeni ile davalı Kuruma 3.591,94 TL prim aslı ve 617,75 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 4.209,69 TL borçlu olmadığının tespitine, 04.08.2009 tarih ve 10.090.925 sayılı işlemin 4.209,69 TL kısmının iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine,
2-Davacının Mahkememiz dosyası ile birleşen Ankara 6. İş Mahkemesinin 2009/940 Esas sayılı dosyasındaki davasının kabulü ile davacının birleşen dava konusu 04.08.2009 tarihli işlem nedeni ile davalı Kuruma 14.471,28 TL prim aslı ve 15.597,96 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 30.069,24 TL borçlu olmadığının tespitine, 04.08.2009 tarih ve 10.099.692 sayılı işlemin iptaline" karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı
Mahkemenin 28.01.2020 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Davaya konu edilen işyerinde kum ocağı(kum eleme tesisi), mıcır tesisi,hazır üretim beton üretim tesisleri kısımları bulunduğu, ancak işyerinin kum ve çakıl ocağı kısmının faaliyetine Kasım 2004 tarihinde kiralanması nedeniyle 23.11.2004 tarihinde faaliyete geçmiş olduğundan bahisle 23.11.2004 tarihinden itibaren Kanun kapsamına alınması gerektiği ve bu tarihten itibaren alt kimlikleri tespit edilemeyen 4 sigortalı ile bu işin yürütümün sağlandığı, hazır beton üretim tesisi kısmının ise 01.05.2005 tarihi itibariyle Kanun kapsamına alınması gerektiği ve hazır beton üretim tesisi kısmında da en az 10 kişinin çalıştırılması gerektiği olarak 05.05.2009 tarihli Kurum müfettiş raporunda tüm bu faaliyetlerin yürütümü hususunda vergi yoklama tutanakları ile işyerinde çalışan olarak tespit edilen kişi sayısı da esas alınmak üzere alt kimliği tespit edilemeyen kişi sayısı üzerinden her bir kısım için çalışması gerektiği tespit edilen kişi sayısı üzerinden eksik bildirilen prime esas kazanç üzerinden yapılan prim ve gecikme cezası tahakkuku yapılarak işverene dava konusu edilen iki ödeme emrinin düzenlendiği anlaşılmakla;
Mahkemece, iş yerindeki kum ocağı ve eleme tesisi, mıcır tesisi, hazır beton üretimi ile yan hizmetler olarak belirtilen nakliye, büro işleri de dahil olmak üzere tesiste, kısımların faaliyete geçtikleri dönemleri de göz önüne alarak, vergi yoklama tutanakları, işyerinin ticari kayıt ve belgeleri, muhtasar beyananmeleri ile işletmenin gelir-giderleri, üretimin yapılmasında mevsimsel koşullar da değerlendirilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişilerden aldırılacak rapor ile Kuruma eksik bildirilen prime esas kazanç ve sigortalılık olup olmadığı ile varsa prim ve gecikme ceza tutarları belirlenmelidir." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
F. Bozma Kararına Uyularak Verilen Dördüncü Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile esas davada davanın kısmen kabulü ile davacının dava konusu 04.08.2009 tarihli işlem nedeni ile davalı Kuruma 10.946,87 TL prim aslı ve 11.479,18 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 22.426,05 TL borçlu olmadığının tespitine, 04.08.2009 tarih ve 10.090.925 sayılı işlemin 22.426,05 TL kısmının iptaline, fazlaya ilişkin isteminin reddine, birleşen davada davanın kabulü ile; 04.08.2009 tarihli işlem nedeni ile davalı Kuruma 14.471,28 TL prim aslı ve 15.597,96 TL gecikme zammı olmak üzere toplam 30.069,24 TL borçlu olmadığının tespitine, 04.08.2009 tarih ve 10.099.692 sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili; dosya arasına aldırılan raporlar arasında çelişki olmasına rağmen bahse konu çelişkiler giderilmeden raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, raporlarda eksik ve hatalı hesaplama ile yanlış değerlendirme yapılarak davacının ödeme emirlerinin büyük bir kısmından sorumlu olmadığı belirtilmiş ise de söz konusu değerlendirmenin haksız ve hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının asgari işçilik bildirimi nedeniyle Kuruma borçlu olmadığının tespiti ile ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!