10. Hukuk Dairesi 2024/1152 E. , 2024/2193 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/2092 E., 2023/2698 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/76 E., 2020/109 K.
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin 2016/8-12 tarihleri arasında çalıştırdığı sigortalılara ödediği yol ve yemek yardımının, sigorta primine esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğinin tespitine ve bu tespit sonucu, davalı kuruma yol ve yemek yardımları üzerinden ödenmiş olduğu sigorta priminin, ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1593385.035 sicil sayılı davacı ....Hizm.Site Yön.Dan. San.Tic.Ltd.Şti’ne ait hizmet işi işyeri 15.08.2016 tarihinde 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup, davaya konu ihtilaflı dönemin 15.08.2016- 31.03.2018 dönemini kapsadığı, Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü ile ....Hizm.Site Yön.Dan. San.Tic.Ltd.Şti arasında 2016/235496 İKN nolu DSİ 2.Bölge Müdürlüğü Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alım Sözleşme ile 15.08.2016-31.12.2016 süresi için 3.443.592,73.-TL bedelli asgari işçilik tutarı üzerinden 12.08.2016 tarihinde ihale sözleşmesi imzalandığı, söz konusu sözleşmenin sözleşme bedeline dahil olan giderler başlıklı 7.maddesi ile atıf yapılan İdari Şartnamenin 25. 3. 2maddesinde; sözleşme kapsamında çalıştırılacak her bir personele her ay 22 gün üzerinden günlük brüt 10,00. TL, yemek bedeli, günlük brüt 7,00.TL yol parası ödeneceği, yemek ve yol bedelinin nakdi olarak ödeneceği ve ücret bordrosunda gösterileceği” belirlendiği ve ihale bedeline, brüt yemek ücreti ve yol ücretinin işveren SGK primi giderleri hesaplanarak işveren maliyeti İhale Makamı tarafından karşılandığı ve davacıya ihale bedeli olarak ödendiği, davaya konu olan 15.08.2016- 31.12.2016 tarihleri arasında davacı tarafından yapılan nakdi yol yardımı ödemelerinin 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesinde belirlenen istisnalar kapsamında olmadığından prime esas kazanca dahil olacağı, nakdi yemek parası ödemesinin, Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek kısmının prime esas kazanca tabi tutulmayacağı kabul edildiğinde İhale Makamı olan Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 2.Bölge Müdürlüğü tarafından gönderilen 15.01.2020 sayılı yazı eki Hizmet Alımı Yaklaşık Maliyet Hesap Cetvelinin incelenmesinde; yemek bedelinde istisna tutarının bu şekilde hesaplanarak maliyet hesabının çıkarıldığı ve davalı Kuruma bildirilen SPEK tutarının da bu miktarlar üzerinde bildirildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili, davanın yol ve yemek parası üzerinden alınmaması gereken primin müvekkili şirketten alınması nedeniyle haksız alınan paranın iadesi davası olduğunu, bilirkişi raporuna yapılan itirazların dikkate alınmadığını, yeni bir rapor alınmadığını, yol paralarının yolluk kavramı içine girmediğini öne sürmek suretiyle yol ve yemek paralarının da günlük asgari ücretin %6 sının sigorta priminden muaf olması nedeniyle bu tutarı geçen kısmın prime tabi tutulması gerektiğine yönelik iddianın hukuka uygun olmadığını, 5510 sayılı Kanun'da yol yardımı ifadesi bulunmadığını, görev yollukları ifadesinin yer aldığı, bu ibarenin ise yol yardımını karşılamadığını görev yolluğunun 6245 sayılı Harcırah Kanun'da tanımlandığını, müvekkili şirketin ihale makamının da 6245 sayılı Kanun hükümlerine tabi olduğunu beyan ederek, İlk Derce Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanun'un “Prime Esas Kazançlar” başlıklı 80. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin “Ayni yardımlar ve ölüm, doğum ve evlenme yardımları, görev yollukları, seyyar görev tazminatı, kıdem tazminatı, iş sonu tazminatı veya kıdem tazminatı mahiyetindeki toplu ödeme, keşif ücreti, ihbar ve kasa tazminatları ile Kurumca tutarları yıllar itibarıyla belirlenecek yemek, çocuk ve aile zamları, işverenler tarafından sigortalılar için özel sağlık sigortalarına ve bireysel emeklilik sistemine ödenen ve aylık toplamı asgari ücretin % 30'unu geçmeyen özel sağlık sigortası primi ve bireysel emeklilik katkı payları tutarları, prime esas kazanca tabi tutulmaz.” hükmü ile prime esas kazanca dahil edilmeyecek ödemeler belirtildikten sonra (c) bendinde “(b) bendinde belirtilen istisnalar dışında her ne adla yapılırsa yapılsın tüm ödemeler ile ayni yardım yerine geçmek üzere yapılan nakdi ödemeler prime esas kazanca tabi tutulur. …” hükmüne yer verilerek, (b) bendinde belirtilen istisnalar dışında yapılan tüm ödemelerin prime esas kazanca dahil olduğu hüküm altına alındığı , anılan düzenlemeden, 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden itibaren ise çalışan sigortalılara yol yardımlarının ise prime esas kazanca dahil edilmesi gerektiği diğer taraftan, 506 sayılı Kanun'un, 01.01.2004 tarihinde yürürlüğe giren 77 nci maddesindeki değişiklikle; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca açıklanan muafiyet miktarlarını aşan nakden ödenen yemek yardımlarının prime esas kazanç matrahına dâhil edilmesi gerektiği düzenlenmiş olup, 29.01.2004 tarih ve 25361 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan "Sigorta Primlerinin Hesabına Esas Tutulacak Kazançların Aylık tutarının Tespitinde Nazara Alınmayacak Yemek Parası ile Çocuk ve Aile Zamlarının Günlük ve Aylık Tutarının tespitine İlişkin tebliğ'in 4 üncü maddesine göre; sigortalılara yemek parası adı altında yapılan ödemelerin işyerinde veya müştemilatında yemek verilememesi şartıyla fiilen çalışılan gün sayısı dikkate alınarak 16 yaşından büyükler için her yıl belirlenen günlük asgari ücretin %6 sının yemek verilecek olan gün sayısı ile çarpılması sonucu bulunacak miktar, prime esas kazanç matrahına dâhil edilemeyeceği" öngörüldüğü, davaya konu edilen yol yardımlarının 01.10.2008 tarihinden sonraki dönem bakımından yürürlükte bulunan 5510 sayılı Kanun'un "Prime Esas Kazançlar" başlıklı 80'inci ve 01.09.2012 günü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren İşveren Uygulama Tebliği’nin “Prime Esas Kazancın Tespitine İlişkin Usul Ve Esaslar” başlıklı 7 nci maddesi uyarınca dava konusu yol yardımlarının teknik anlamda görev yolluğu niteliğinde kabulü gerektiğini gösterecek delil bulunmadığı dikkate alındığında; istinaf kanun yoluna başvuran davalı Kurum vekilinin dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, istinaf dilekçesinde belirttiği sebepleri tekrarla temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ödenen yol ve yemek yardımlarının, sigorta primine esas kazanca dahil edilmemesi gerektiğinin tespiti ile yersiz ödenen primlerin faizleriyle tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 inci maddesi, 506 sayılı Kanun'un 77 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!