WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1148 E.  ,  2024/2488 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1509 E., 2023/2706 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. İş Mahkemesi
SAYISI : 2020/158 E., 2021/122 K.

Taraflar arasındaki sahte sigortalık iddiasıyla yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesi davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 27.04.1956 doğumlu olduğu, 20.06.1974 tarihinde sigortalılığının başladığı, davacının emeklilik başvuru talebinin kabul gördüğü ve 01.02.2013 tarihi itibari ile davacıya emekli maaşı bağlandığı, davalı Kurumun 22.11.2019 tarih, 55523280 - 2 / 5436230 sayılı kararı ile davacıya 2105436230 tahsis numarası ile bağlanan aylığın kesilmesi ve 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için davacıya ödendiği iddia edilen 103.030.08 TL’nin iadesi kararı verildiği, ilgili kararın kaldırılmasına yönelik 15.01.2020 tarih 925937 evrak kayıtlı dilekçelerine cevap verilmediği, davaya konu kararın dayanağı olarak, davalı Kurumca, davacının 2012 yılı 4. ve 5. aylarına ait 56 günlük hizmet süresinin fiili çalışmaya dayalı olmadığından bahisle silinmesinin gerekçe olarak gösterildiği, davalı Kurumca silinmesine karar verilen ilgili dönemin fiili çalışma olduğuna ilişkin dava ve talep hakları saklı tutularak, bahse konu sürelerin silinmesi halinde dahi davacının 01.02.2013 tarihi itibari ile 4a'dan emekliliğe hak kazandığını düşündükleri, şöyle ki 506 sayılı Kanun'un 108 ini maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 38 inci maddesine göre yaşlılık aylığı bağlanması için gereken sigortalılık süresini, prim ödeme gün sayısını ve yaşını dolduran sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanabileceği, 08.09.1976 tarihinden önce ilk defa sigortalı olarak çalışmaya başlayan erkek sigortalılar emeklilik şartlarından 55 yaşını doldurmuş ve en az 5000 gün prim ödemiş olması, 55 yaşını doldurmuş olması, 15 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 3600 gün prim ödemiş olması, 55 yaşını doldurmamış olmakla beraber, 25 yıldan beri sigortalı bulunması ve en az 5000 gün prim ödemiş olması sayıldığı, ayrıca 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilerek 4a süreleri ile 4b sürelerinin çakışması halinde 4a sürelerine öncelik verileceğinin hükme bağlandığı, bu değişiklik ile sosyal güvenliğin temel ilkelerinden olan zorunluluk ve teklik ilkeleri gereğince aynı zaman süreleri içinde hem SSK'lı çalışma hem de Bağ-Kur’lu çalışma olması durumda, önce başlayan kesintiye uğrayıncaya kadar sonra başlayan sigortalılık geçersizdir uygulamasına son verildiği, yukarıda söz edilen ilgili yasal düzenlemeler altında, davalı tarafından şüpheli varsayılarak iptal edilen günler dışlandığında davacının, 08.09.1976 tarihi öncesi 20.06.1974 tarihli girişli olduğu, kendisine aylık bağlandığı 01.02.2013 tarihi itibari ile 55 yaşını doldurduğu, 15 yıldan beri sigortalı ve 3600 gün prim sahibi olduğu, iş bu nedenle davacıya ait 2012 yılı 4 ve 5 inci aylarına ait 56 günlük hizmet süresinin fiili çalışmaya dayalı olmadığından bahisle silinmesi halinde dahi davacının emekliliği hak etmiş olacağından, davalı Kurumun 22.11.2019 tarih, 55523280 - 2 / 5436230 sayılı kararı ile davacı yararına 2105436230 tahsis numarası ile bağlanan aylığın kesilmesi ve 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için davacıya süresiz ödendiği iddia edilen 103.030,08 TL’nin iadesi kararının iptali gerektiği, davacının emekliliği hak ettiği 01.02.2013 tarihinden geriye dönük 7 yıllık fiili hizmet süresinin incelenmesinde, 5510 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında 2011 tarihindeki değişiklik öncesi mevcut düzenleme de dikkate alındığında yapılacak incelemeye göre 4-A prim gün sayısının 4-B pirimi gün sayısından fazla olduğunun görüleceği, 22.11.2019 tarih, 55523280 -2 / 5436230 sayılı kararı ile davacı yararına 2105436230 tahsis numarası ile bağlanan aylığın kesilmesi ve 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için davacıya süresiz ödendiği iddia edilen 103.030,08 TL'nin iadesine ilişkin kararın iptaline, HMK 107 nci maddesi gereği taleplerini arttırma talepleri saklı kalmak kaydı ile davacının biriken emeklilik maaş alacağının 100 TL'sinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum kayıtlarının tetkikinde, ... oğlu, ... 27.04.1956 doğumlu davacının 20.06.1974 tarihi itibariyle 0701009140823 s.s. nosu ile 4/a sigortalısı olarak ve 14.06.1984 tarihi itibariyle de .... Bağ-Numarası ile 4/b sigortalısı olarak Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacıya 07.01.2013 tarihli tahsis talebine istinaden emeklilik için gerekli 25 yıl ve 5000 gün şartını taşıması nedeniyle 3978 gün 4/1-a ve 2458 gün 4/1-b sigortalılığı olmak üzere toplam 6436 gün üzerinden 2829 sayılı Kanun gereği tüm hizmetlerinin birleştirilmesinin zorunlu olduğu 4 ve 8 inci maddeleri gereği en son tabi olduğu 4/1-a sigortalılığının 1260 günden fazla olması nedeniyle 4/1-a sigortalılığına göre 01.02.2013 tarihi itibariyle 2105436230 tahsis numarası ile yaşlılık aylığı bağlandığının tespit edildiği, daha sonra Kurumun 1191594.035 sicil sırasında tescilli ... Tur. Deri Teks. Oto Paz. Tic. Ltd. Şti. unvanlı (davacının 05.04.2012 - 31.05.2012 tarihleri arasında toplam 56 gün çalışma bildirimi yapılmış), işyeri ile ilgili olarak Kurum denetim birimi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 19.09.2019 tarih. 2018/CP-133 sayılı rapor doğrultusunda söz konusu işyerinin sahte işyeri olduğu ve davacının bu iş yerinden yapılan sigortalı bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiğinin tespit edilmesi üzerine, davacının bu işyerinden bildirilen çalışmaları iptal edildiğini ve davacının en son tabi olduğu 4/1-a 1260 günün altına düştüğünden aylığının bağlandığı tarih itibariyle iptal edildiği ve 01.02.2013 - 26.12.2019 tarihleri arasında kendisine ödenen toplam 103.030,08 TL yaşlılık aylığının yasal faizi ile birlikte tahsilini teminen borç tahakkuk ettirildiği, bilindiği üzere 5510 sayılı Kanun'un 59 uncu maddesinde. Kurum denetim elemanları tarafından düzenlenen tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunun düzenlendiği, söz konusu kayıt ve belgelerin aksinin ispatı da ancak eş değerdeki belgelerle mümkün olduğu savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; dosya arasına giren bilgi ve belgelerin Kurum kayıtları ile bilirkişi raporunun bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde uyuşmazlık, 01.02.2013 tarihinden itibaren 2829 sayılı Kanun kapsamında son yedi yıl ortalamasının 1269 günün 4/a kapsamında geçmesi nedeniyle (3922 gün 4/a + 2458 gün 4/b kapsamında olmak üzere toplam 6380 gün üzerinden), 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A maddesine göre 2/5436230 tahsis no ile yaşlılık aylığı bağlanan davacının, 05.04.2012 - 31.05.2012 dönemi 56 gün 4/a çalışmasının iptal edilmesi sonucunda yaşlılık aylığı alma hakkın kaybedip kaybetmediği noktasında toplandığı, Kurum kayıtlarında 28177075782 TC Kimlik nolu 27.04.1956 doğumlu davacı ... ’ın, ilk kez 20.06.1974 tarihinde 506 sayılı kanun kapsamında 0701009140823 s.s numarası ile tescil edildiği, 4/ a kapsamında 3922 gün prim ödemesinin bulunduğu, 14.06.1984 tarihinde 1479 sayılı Kanun kapsamında 0400341472 Bağ-Kur no ile tescil olunduğu ve 2008/6.aydan itibaren şirket ortaklığı nedeniyle 1479 sayılı kanun kapsamında 4/b tabi tutulduğu ve 4/a kapsamı dışında kalan sürelerde 4/b kapsamında 2458 gün prim ödemesinin bulunduğu, 26.01.2012 tarihli 1479 Sigortalı Bilgileri çıktısında davacının Bağ-Kur prim ödemelerinin 01.10.2001 - 02.09.2002 tarihleri arası ve son ödemesinin 15.06.2011 tarihinde olduğu, davacının 16.01.2013 tarihli tahsis talep dilekçesi ile davalı Kurumdan yaşlılık aylığı bağlanması talebinde bulunması üzerine, kendisine 3922 gün 4/a +2458 gün 4/b kapsamında olmak üzere toplam 6380 gün üzerinden 506 sayılı Kanunun Geçici 81/A maddesine göre 01.02.2013 tarihinden itibaren 2/5436230 tahsis no ile yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının yaşlılık aylığı almakta iken Antalya SG denetmeni... tarafından düzenlenen 24.04.2019 tarih 2019/İK/033 sayılı rapor ile 1191594.07 sicil sayılı ... Turizm Deri Tekstil Oto Paz. Tic. Ltd. Şti. işyerinin sahte tescilli işyeri olduğu, işyerinden bildirilen tüm sigortalı bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği tespit edilmesi üzerine davacının 1191594.07 sicil sayılı ... Turizm Deri Tekstil Oto Paz. Tic. Ltd. Şti. işyerinin bildirimi yapılan 05.04.2012 - 31.05.2012 dönemi 56 günlük çalışması iptal edildiği, bu rapor üzerine Konak SG Merkezinin 22.11.2019 tarihli kararı ile davacının yaşlılık aylığının durdurulduğu ve kendisine 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için ödenen 103.030,08 TL borç kaydedildiği Konak SG Merkezi tarafından 22.11.2019 tarih 18424808 sayılı yazısı ile davacıya bildirdiği, davacı vekili tarafından 15.01.2020 tarihli dilekçesi ile “...söz konusu şüpheli günlerin terkini halinde dahi müvekkil 4a'dan emekliliğe hak kazanacak koşullara sahip olduğu, emeklilik hakkının geri verilmesini ve emekliliğinin iptali ve yersiz ödendiği belirtilen 103.030.08 TL’nin geri istenmesi işlemlerinin iptal edilmesini" talep edilmiş ise de Konak SG Merkezi tarafından 04.02.2020 tarihli cevabi yazı ile talebin red edildiği, davalı Kurum tarafından 2013 yılı muktezasına göre davacının 1984-1985 ve 2000-2006 yıllarında 4/b çalıştığı kabul etmiş iken 2020 yılı müktezasında davacının 1984-1985 yıllarındaki 4/b süresinin kabul etmiş, 2000-2006 yıllarında 4/b sigortalılığını iptal etmiş, 2008 yılının bir kısmı 2009, 2010 yıllarının tamamını, 2011 yıllarının bir kısmını şirket ortağı nedeniyle 4/b sigortalı kabul etmiş ve davacının, 2008,2009,2010, 2011, 2012 ve 2013 yılı 4/b çalışmasının toplamının 1412 gün yaptığı son 7 yılda 1261 günü geçtiği gerekçesi ile davacının ikinci tahsis talebinin kabul etmediği, 5510 sayılı kanunun Sigortalılık Hallerinin birleşmesi başlıklı 53 maddesinde önce“ ( Değişik 1.fıkra 5754-17.04.2008/m.33) Sigortalının 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) (b) ve (c) bentlerinde yer alan sigortalılık hallerinden birden fazlasına aynı anda tabi olması gerektirecek şekilde çalışması halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (c) bendi kapsamında çalışması yoksa ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınarak sigortalı sayılır” şeklinde iken (Değişik 1.fıkra: 6111 - 13.2.2011 / m.33) Sigortalının 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statüleri ile (c) bendinde yer alan sigortalılık statüsüne aynı anda tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde öncelikle aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında, (a) ve (b) bentlerinde yer alan sigortalılık statülerine tabi olacak şekilde Kanun kapsamına girmesi halinde ise aynı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı sayılır.” şeklinde düzenlendiği, bu düzenlemeler göz önüne alındığında davalı Kurum tarafından davacının 2008 yılının bir kısmı 2009, 2010 yıllarının tamamını, 2011, 2012 ve 2013 yıllarının bir kısmını şirket ortağı nedeniyle 4/b sigortalı kabul etmesinde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı, ancak davacının 15.06.2011 tarihinden sonra Bağ-Kur kapsamında hiç prim ödemesi bulunmadığı, davacının 5510 sayılı Kanun'a geçici 63 üncü maddesi kapsamında BağKurluluğunu durdurulması gerekirken, davacının yapmış olduğu ödemeyi 2008, 2009, 2010, 2011, 2012 ve 2013 yıllarına mal ederek 2000-2006 yıllarında 4/b sigortalılığını iptal etmesi 2458 gün Bağ-Kur sayısını 1699 güne düşürmesinin yerinde olmadığı, bu hususta Yar.21 HD’nin,14.04.2015 tarih, 2014/7007 E, 2015/8178 K. sayılı ilamında,“…Somut olayda, davacının/birleşen dosya davalısının iptal edilen 08.02.2006 - 22.02.2006 tarihleri arasında bildirimi yapılan 15 günlük sürenin öncesinde ve sonrasında isteğe bağlı sigortalılığının bulunduğu, iptal edilen çalışmasının sadece 15 günlük bir çalışma olup davacının bu süreyi de bu sürenin öncesinde ve sonrasında yaptığı gibi isteğe bağlı sigortalılık olarak hizmetlerine ekleyebilme imkanı varken sadece 15 günlük bir süre için sahte sigortalılık yaptırmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, nazara alındığında mahkemece asıl davanın reddi ile birleşen dava dosyası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır” denilerek cüzi iptallerde, sigortalının lehine karar verildiği, davalının, 56 günlük 4/a çalışmasının eksik olduğu gerekçesi uzun yıllar sonra 01.02.2013 tarihi itibarıyla yaşlılık aylığının iptal edilmesi ve kendisine 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için 103.030,08 TL yersiz ödeme kabul edilmesi işlemlerinde hak ve nesafet kurallarına aykırı olacağı, davacının 2008 sonrası çalışmalarının önce 4/a kapsamında kabul edilerek yaşlılık aylığı bağlanması, sonradan 4/b sigortalı olduğu gerekçesi ile yaşlılık aylığı bağlanmamasının hukuka uyarlı olmadığı gibi, hiç kimsenin kendi hatasından faydalanarak menfaat elde etmesinin MK’nun iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı ve kanunla korunmayacağı ilkesi göz önüne alınarak, hukuka uyarlı olmayan Kurum işleminin iptali gerekeceği, davacı vekilinin müvekkilinin 4/b kapsamında çalışmaları dikkate alınmadan yaşlılık aylığı almaya hak kazandığı yönündeki iddiasının incelenmesinde; 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 17 nci maddesiyle 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na eklenen geçici 81 inci maddesinin (A), (B) ve (C) bentleri olarak düzenleme yapılmıştır. Sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin saklı tutulan haklara yönelik hüküm içeren (A) bendinde; “bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağı” belirtilmiş; (B) ve (C) bentlerinin Anayasa Mahkemesi’nin 23.02.2001 gün ve 1999/42 Esas, 2001/41 Karar numaralı ilamı ile iptal edilmesi üzerine kanun koyucu tarafından söz konusu bentler 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4759 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle yeniden düzenlenerek (A) bendi koşullarına sahip olmayanlar için kademeli geçiş öngörülmüştür, davacının ilk işe giriş tarihi 20.06.1974 tarihi olduğu dikkate alındığında, Geçici madde 81-(Ek; 25.08.1999-4447/17.mad.) A) gereğince 25.08.1999 tarihinde 25 yıl 2ay 25 gün, sigortalılık süresi bulunan davacı hakkında, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A bendi gereğince bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, yasanın gönderme yaptığı 506 sayılı Kanun'un 60/A-b bendine göre “erkek ise 55 yaşını doldurmuş olmak, 15 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 3600 gün MYÖ sigortası primi ödemiş olmak” şartına bağlı bulunmaktadır. 27.04.1956 doğumlu olan davacının 16.01.2013 tahsis talep tarihinde 56 yaşında olduğu, 38 yıl 6 ay 26 gün sigortalılık süresi bulunduğu ve 2013 yılı mükteza tablosuna göre sadece 4/a kapsamında 3922 gün MYÖ sigortaları primi ödemiş olduğu nazara alındığında, 56 günlük süre çıkarıldığında 3600 gün üzerinde günün olduğu anlaşıldığından, başvuru tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olduğu, talep tarihini izleyen aybaşı olan 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceği gerekçesiyle davanın kabulü ile Konak Sosyal Güvenlik Merkezi'nin 22.11.2019 tarihli kararı ile davacının yaşlılık aylığının durdurulması ve kendisine 01.02.2013 - 26.12.2019 süresi için ödenen 103.030,08 TL borç kaydedilmesi işleminin iptali ile davacının biriken emeklilik maaş alacağının 100,00 TL sinin ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.

B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının 5510 sayılı Kanun'dan önce sigortalı olup, farklı sosyal güvenlik kanunlarına ve 5510 sayılı Kanun'da belirtilen sigortalılık hallerinden birden fazlasına tabi olduğu için mülga 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre aylık bağlanacağı, bu davada davacının yaşlılık aylığına hak kazanması ya da hak kazanamaması yönünde ihtilaf bulunmadığı, davanın asıl konusunun, yaşlılık aylığına esas alınacak sigortalılık türünün tespiti olduğu, bu tespitin de 22.07.2011 tarih 2011/58 sayılı Genelge'de belirtildiği üzere 2829 sayılı Kanun hükümlerine göre yapıldığı, Kurumca davacının mevcut hükümleri gereği 4/b sigortalı olarak yaşlılık aylığına hak kazanmış olması sebebiyle 01.07.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlandığı iddiasıyla İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A maddesine göre 01.02.2013 tarihinden itibaren bağlanan yaşlılık aylığının, SGK Başkanlığı tarafından düzenlenen 24.04.2019 tarih 2019/İK/033 sayılı rapor ile 1191594.07 sicil sayılı ... Turizm Deri Tekstil Oto Paz. Tic. Ltd. Şti, unvanlı işyerinin sahte tescilli işyeri olduğu, işyerinden bildirilen tüm sigortalı bildirimlerinin iptal edilmesi gerektiği tespiti sonucunda, davacının 1191594.07 sicil sayılı ... Turizm Deri Tekstil Oto Paz. Tic. Ltd. Şti. işyerinden 05.04.2012 - 31.05.2012 dönemindeki 56 günlük çalışmasının iptal edilmesi üzerine, davacının yaşlılık aylığının durdurularak, 01.02.2013 - 26.12.2019 döneminde ödenen 103.030,08 TL yersiz aylık nedeniyle borç tahakkuk ettirildiği, davacının itirazının reddedilmesi üzerine iş bu davanın açıldığı, 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 Sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu'nun 17’nci maddesiyle 506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'na eklenen Geçici 81’inci maddesinin (A), (B) ve (C) bentleri olarak düzenleme yapıldığı, sigortalılara yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin saklı tutulan haklara yönelik hüküm içeren (A) bendinde; “bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; bu Kanunun yürürlük tarihinden önce yürürlükte bulunan hükümlere göre yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olanlar ile sigortalılık süresi 18 yıl ve daha fazla olan kadınlar ve sigortalılık süresi 23 yıl ve daha fazla olan erkekler hakkında, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanacağı” belirtildiği; (B) ve (C) bentlerinin Anayasa Mahkemesi’nin 23.02.2001 gün ve 1999/42 Esas, 2001/41 Karar numaralı ilamı ile iptal edilmesi üzerine kanun koyucu tarafından söz konusu bentler 23.05.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4759 sayılı Kanun'un 3’üncü maddesiyle yeniden düzenlenerek (A) bendi koşullarına sahip olmayanlar için kademeli geçiş öngörüldüğü, davacının ilk işe giriş tarihi 20.06.1974 tarihi olduğu dikkate alındığında, Geçici madde 81-(Ek; 25.08.1999-4447/17.mad.) A) gereğince 25.08.1999 tarihinde 25 yıl 2ay 25 gün, sigortalılık süresi bulunan davacı hakkında, 506 sayılı Kanun'un Geçici 81/A bendi gereğince bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, yasanın gönderme yaptığı 506 sayılı Kanun'un 60/A-b bendine göre “erkek ise 55 yaşını doldurmuş olmak, 15 yıldan beri sigortalı olmak ve en az 3600 gün MYÖ sigortası primi ödemiş olmak” şartına bağlı bulunduğu, 27.04.1956 doğumlu olan davacının 16.01.2013 tahsis talep tarihinde 56 yaşında olduğu, 38 yıl 6 ay 26 gün sigortalılık süresi bulunduğu ve 2013 yılı mükteza tablosuna göre sadece 4/a kapsamında 3922 gün MYÖ sigortaları primi ödemiş olduğu nazara alındığında, 56 günlük süre çıkarıldığında 3600 gün üzerinde günün olduğu anlaşıldığından, başvuru tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına hak kazanmış olduğu, talep tarihini izleyen aybaşı olan 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanabileceği, tüm bu tespitlerle davayı kabul eden mahkeme kararının yerinde olduğu, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355 inci maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.

C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, sahte sigortalık iddiasıyla yaşlılık aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesi davasıdır.

2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun'un 8 ve 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun Geçici 81 inci maddesi ilgili hükümlerdir.

3. Değerlendirme
1.Somut olayda; davacıya, 07.01.2013 tarihli tahsis talebine istinaden, 3978 gün 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi ve 2458 gün 4/1-b maddesi kapsamında olmak üzere toplam 6436 gün üzerinden, 2829 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan 4/1-a sigortalılığa göre, 01.02.2013 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmıştır.

2. 22.11.2019 tarihli Kurum denetimi ile dava dışı ... Tur. Deri Teks. Oto Paz. Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinden bildirilen 05.04.2012 - 31.05.2012 tarihleri arasındaki 56 günlük 4/1-a sigortalılığının gerçek ve fiili çalışmaya dayanmadığının tespiti üzerine söz konusu sigortalı sürelerin iptal edildiği, davacının son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde 4/1-a maddesi kapsamında fiili hizmeti 1260 günün altına düştüğü gerekçesiyle yaşlılık aylığı bağlama tarihinden itibaren iptal edilerek davacıya 01.02.2013 - 26.12.2019 tarihleri arasında ödenen yersiz aylıkların tahsili amacıyla borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmaktadır.

3. Davacı, eldeki dava ile yaşlılık aylığının kesilmesine ve borç tahakkuna ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların ödenmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından davacının sadece 4/1-a maddesi kapsamında 3922 gün prim gün sayısı olduğu ve 56 gün çıkarıldığında kalan 3866 gün üzerinden aylığa hak kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

4. Davacının, sadece 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamında sigortalı süreleri nazara alınarak yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerindedir. Ne var ki davacıya 6436 prim günü üzerinden bağlanan yaşlılık aylığı ile 3866 prim günü üzerinden bağlanan aylık tutarlarının farklı olacağı açıktır. Dolayısıyla davalı Kurumdan 3866 prim günü üzerinden bağlanacak aylık tutarı sorularak fark aylıklar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.