10. Hukuk Dairesi 2024/1145 E. , 2024/4152 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/132 E., 2023/489 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki davacının 09.08.2004 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece davanın reddine dair verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş ve Mahkemece bozma doğrultusunda yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizce yapılan inceleme sonucunda karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma doğrultusunda yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ... Kağıtçılık Taah. San.ve Tic. Ltd. Şti.'ye ait işyerinde 26.07.2004 tarihinde çalışmaya başladığını ve 09.08.2004 tarihinde kazaya uğradığını, olayla ilgili Ankara 10. Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan yargılamada sanık ...'nun cezalandırılmış olduğunu, kazalının %34 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiğini belirterek olayın iş kazası olduğunun tespitine ve maluliyet oranının belirlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunarak davanın usulden reddine, aksi takdirde davacının tüm taleplerinin esas yönünden reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile ilgili olarak işyerinde davacı adına ücret ödemesine dair kayıt olmadığı, işe giriş bildirgesi ve hizmet bildirgesinin olmadığını, davacının işyerinde fiilen çalışmasının tespit edilemediği, bu durumda davacının sigortalı sayılamayacağı ve olayın iş kazası olmadığını beyan etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 05.06.2013 tarihli ve 2012/282-2013/412 Esas ve Karar sayılı kararıyla; tüm dosya kapsamına göre davacının kaza geçirdiği sırada davalı işverenliğe ait iş yerinde işçi olarak çalıştığı kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. İlk Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (kapatılan) 21. Hukuk Dairesince 23.10.2014 tarih ve 2014/19150-2014/21070 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "...Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının işe giriş bildirgesinin ve davalı işveren yanında sigorta bildiriminin yapılmadığı, davacının davalının paketleme işçisi olarak 09.08.2004 günü çalıştığı sırada kaza geçirdiğini iddia ettiği, davalı işverenin ise davacının işyerinde çalışmadığını ve dava konusu tarihte misafir olarak işyerine gelip kendi isteği ile yardım ettiği sırada kaza geçirdiğini savunduğu, 27.10.2004 tarihli teftiş raporunda iş kazası olduğunun tespit edildiği, davacının olay günlü geçici hastane raporunda kamyondan düşme sonucu yaralandığının belirtildiği, Ankara 10. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/1061 Esas sayılı dosyasında davalı işverenin taksirle yaralamadan dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, sözkonusu kararın gerekçesinde müdahilin sanığın işyerinde işçi olarak çalıştığı sırada geçirdiği kaza sonucu yaralandığının ifade edildiği, anlaşılmaktadır. Ayrıca 10.08.2004 tarihli bilirkişi raporuna dolayısıyla karara esas alınmış davacıya ve tanıklara ait önemli ifadeler ile SGK'nın 26.01.2005 tarihli raporunun dosya arasında olmadığı halde hükme esas alındığı, Mahkemece başka tanıklar da dinlenerek tanık ifadeleri arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiği, iddia edilen yaralanma olayının meydana geldiği tarih itibariyle davalı işyerinde tüm bordrolu çalışanların ve komşu işyeri çalışanlarının tespit edilip dinlenmediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, Mahkemece yukarıda açıklandığı şekilde bir değerlendirme yapılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunda dayanılan önemli tanık beyanları ile SGK'nın 26.01.2005 tarihli raporunun dosya arasına alınıp belgelendirilmeden hükme dayanak yapılması da usule aykırıdır.
Mahkemece yapılacak iş, öncelikle hükme dayanak yapıldığı halde dosya arasında olmayan tanık beyanları ile SGK raporunu dosya arasına getirterek, yaralanmanın meydana geldiği tarih itibariyle öncelikle davalı işyerinin ihtilaflı döneme ilişkin dönem bordrolarını davalı Kurumdan istemek, ardından bordrolarda kayıtlı ve tarafsız tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, Sosyal Güvenlik Kurumu, zabıta, maliye, meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek davacının davalı işyeri çalışanı olup olmadığı konusunda yöntemince beyanlarını almak, tanık beyanları arasındaki çelişkiyi giderip, davalı işveren tarafından davacının o tarihte çalışmadığı savunulduğundan çalışma olgusunun varlığını araştırarak sonucuna göre karar vermekten ibarettir. "denilerek kurulan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Bozma İlamı Sonrası Mahkeme Kararı
Mahkemenin 20.02.2020 tarih ve 2016/567-2020/40 Esas ve Karar sayılı kararı ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı ...'ta çalışırken iş kazası geçirdiğine dair kuşkudan uzak kesin, inandırıcı, delil, belge bulunamadığı anlaşılmış davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairece 21.01.2021 tarih ve 2020/5783 2021/595 Esas ve Karar sayılı ilamı ile "somut olayda; 09.08.2004 tarihli kaza olayının, davalıya ait hurda kağıtçılık üzerine faaliyette bulunan işyerinde, saat 20.30 sıralarında davalı şirket ortağının hurda kağıtla dolu kamyonetle işyerine girmek istediği esnada yüklenen kağıtların havaleli olmasından dolayı işyerinin giriş kapısının kirişine değmesi üzerine davacının kamyonetin üzerine çıkıp kağıt yükünü bastırmak isterken aracın geri kaçması nedeniyle yüksekten düşerek yaralanması şeklinde meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Dosya kapsamına göre kaza olayıyla ilgili hazırlık soruşturması sırasında davalı işveren şirket ortağının imzasıyla da onaylı olan 10.08.2004 tarihli ifadesiyle “misafirim olan ...’ı kamyonun üzerine çıkmasını söyledim. Kamyonun kasasından çuvallara tutunarak üstüne çıkmaya başladı, kasanın üstündeki çuvallardan tutunarak kendisini yukarı almak istedi ancak eli çuvaldan kaydı, önce kamyonun şoför mahallinin üstüne düştü, oradan da iş yerinin içerisine, yere beton zemine düştü” şeklinde beyanda bulunduğu, ceza yargılaması sırasında ise davalı işveren şirket ortağının “müdahil kendi isteği ile yukarı çıkmak istedi” şeklinde ve 10.08.2004 tarihli ifadesinde yer alan “kamyonun üzerine çıkmasını söyledim” beyanı ile çelişir bir beyanda bulunduğu, yine ceza yargılaması sırasında tanıkların “davacı kazalının işyerine zaman zaman gelerek yardımda bulunduğu” şeklinde beyanda bulundukları hususları birlikte gözetildiğinde; davaya konu yapılan işin içerik, kapsam ve niteliğine göre sigortalı ile davalı arasındaki ilişkide; davalının her an denetim ve buyurma yetkisini kullanabilecek olması, sigortalının, edimleri ile ilgili davalının buyruklarına uyma dışında çalışma olanağı bulamayacağı nitelikte teknik ve hukuki bir bağımlılığın bulunması ve genel olarak çalışmanın; “bağımlılık” unsurunu bünyesinde barındırdığı, dolayısıyla hizmet akdinin varlığının, sigortalılığın, ve dolayısıyla 09.08.2004 tarihli kaza olayının iş kazası olduğunun kabulü gerekir.
Mahkemece yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda, “davanın kabulüne,” karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. " denilmek suretiyle Mahkemece verilen kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozma İlâmına Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 09.08.2004 tarihinde geçirmiş olduğu kazanın iş kazası olduğunun tespitine, davacının iş kazası nedeni ile meslekte kazanma gücü kaybının %34 oranında olduğu 09.06.2022 tarihli Adli Tıp İkinci Üst Kurulu Raporu neticesi ile tespitine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili temyiz başvuru dilekçesinde; davacının davalı iş yerinde çalışmadığını, bu nedenle olayın iş kazası olmadığını belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
2.Davalı Kurum vekili temyiz başvuru dilekçesinde; kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğu, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirtilerek kararın bozulması istenmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının 09.08.2004 tarihinde davalı işyerinde geçirdiği kazanın iş kazası olduğunun ve maluliyet oranının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalılar vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
18.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!