WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1141 E.  ,  2024/2134 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/348 E., 2023/449 K.
KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin 2003 yılından itibaren davalı şirkete ait ... Mah. .... Mevkiinde bulunan ....de eşi ... ile birlikte işçi olarak çalıştığını, ancak davalı tarafından 17.10.2016 tarihinde müvekkiline ve eşine gönderilen ihtarname ile iş akitlerinin sona erdirildiğini, müvekkilinin davalı şirkette 2003 yılında işe başlamasına rağmen sigorta kaydının 2011 tarihinde yapıldığını öğrendiğini, işçilik alacaklarının tahsili için Muğla 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2016/367 E. sayılı davasının açıldığını belirterek, müvekkilinin 2003/Ocak ve 2011/Mart ayları arasında çalıştığının tespit edilerek SGK kaydının yapılmasına karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının diğer davalıya ait çiftlikte eşinin çalıştığını, davacının eşinin yanında kaldığın, kendi çalışmasını sürdürebileceği bir alan bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, aradan uzun zaman geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ... Tur. Otl. San. Tic. Ltd. Şti. vekili 18.05.2016 tarihli yanıt dilekçesinde özetle; davacı ve eşinin müvekkil şirkete ait ... Mah..... adresinde bulunan çiftlikte işçi olarak çalıştıklarını, karı koca olan ve çiftliğin içindeki müştemilatta yaşayan davacıların 01.03.2016 tarihinden 04.03.2016 tarihine kadar, hiçbir şekilde izin almadan, haber vermeden, haklı bir sebep sunmadan işe gelmediklerini, davalı şirketin, işe gelmemelerinin yasal sebebini bildirmeleri aksi takdirde iş akitlerinin feshedileceğine dair 04.03.2016 tarihli ihtarnameyi gönderdiğini, yasal sebep bildirilmemesi üzerine 17.03.2016 tarihli ihtarname davacılara ayrı ayrı gönderilmek suretiyle iş akitlerinin feshedildiğini, davacının şirketten işçi alacağı olduğu iddiasıyla Mahkemenin 2016/367 E. sayılı davasını, işçi alacaklarının daha yüksek hesaplanması adına bu davayı açtığını, müvekkili şirketin önce davacının eşini işe aldığını, davacının eşinin kahya olarak çalıştığını, dışarından yevmiye ile işçi getirtilerek gerekli zamanlarda çalıştırıldığını, davacının ise o tarihlerde eşine ev işlerinde yardımcı olduğunu, kendi nam ve hesaplarına hayvancılık yaptıklarını, daha sonraki zamanlarda davacının ve eşinin ricası üzerine, ihtiyaç olmamasına rağmen ileride emeklilik hakkına kavuşması için çiftlikte çalışması için anlaştıklarını ve 04.03.2011 tarihinde sigorta girişini yaptıklarını, davacının gerçekten çalışmak istemesi ile sigortalı yapıldığını, 04.03.2011 tarihinden önce çalışmasının sözkonusu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2. Fer'i müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davasında asıl olanın resmi kayıtlar olup, Kurum belgeleri arasında hiçbir kayda rastlanılmaması halinde davanın esastan reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.07.2019 tarihli ve 2016/520-2019/523
sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 23.11.2021 tarihli, 2019/1761-2021/1828 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Daire kararında; ".. somut olay değerlendirildiğinde; eldeki dosyada, Mahekemece, yapılan araştırmanın hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmakla, dava konusu dönemde çiftlik işyerinde fiili çalışanların tespiti yapılarak otel işyerinde bildirimi yapılan davacının da 04.03.2011-2016 arası çiftlikte çalışması olduğu halde işyeri kaydı olan otel işyerinde bildirimler dikkate alınarak otel işyeri bordro tanıkları dinlenilmeli, davacının bildirimlrin başladığı 04.03.2011 öncesi hizmet tespitini istediği anlaşılmakla, aynı şekilde daha önce çalışıp çalışmadığı, önceki çalışmalarının eşinin de aynı yerde çalıştığı gözetilerek eşine yardım niteliğinde olup olmadığı değerlendirilmeli, iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.. .." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı Durkadın Şahin (38143957516)'in 01.04.2003-04.03.2011 yılları arası davalı şirkete ait tescilsiz Gökova Mah. Sarıkavak Mevkii Pafta 20, parsel 3453 Ula/Muğla adresindeki Kamış Çiftliğinde asgari ücret ile çalıştığının, Kuruma bu çalışmaların bildirilmediğinin tespitine dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı, fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının delilleri vasıtasıyla hizmet sözleşmesiyle çalışma iddiasını ispatlayamamış olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

Fer'i müdahil vekili temyiz dilekçesinde; çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut ve inandırıcı yazılı belgelerle ortaya konması gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”

Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.

2) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.

Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.

Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.

HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.

3) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.

Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.

4) Diğer taraftan 4857 sayılı İş Kanunu'nun 13 üncü maddesinde, işçinin normal haftalık çalışma süresinin, tam süreli iş sözleşmesiyle çalışan emsal işçiye göre önemli ölçüde daha az belirlenmesi durumunda sözleşmenin kısmî süreli iş sözleşmesi olduğu belirtilmiş, 63 üncü maddesinde, genel bakımdan çalışma süresinin haftada en çok 45 saat olduğu, aksi kararlaştırılmamışsa bu sürenin, işyerlerinde haftanın çalışılan günlerine eşit ölçüde bölünerek uygulanacağı açıklanmıştır. Bu tür hizmet tespiti davalarında tam gün üzerinden veya kısmi zamanlı olarak çalışma olgusunun ortaya konulması önem arz etmekte olup, çalışmanın kısmi zamanlı olduğu anlaşıldığı takdirde günde kaç saat hizmet verildiği ve giderek haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiğinden yola çıkılarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

3. Değerlendirme
Eldeki davada verilen karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olup bozma ilamına uyulmuş ise de bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.

Davanın somutlaştırılması yükümlülüğü çerçevesinde Mahkemece davacıya, davalıya ait işyerinde kimlerle çalıştığı, başka çalışan olup olmadığı, işine ara verip vermediği açıklattırılmalı, işyerinin hayvan çiftliği olması karşısında çiftlikteki hayvan sayısı, işyerinden kimlerin et alım satımı yaptığı, davacının uyuşmazlık konusu dönemdeki Mernis adresinin çiftlik adresi olup olmadığı araştırılmalı, çiftliğe ait tapu kayıtları celp edilmeli, çiftlik civarından komşu tanıklar kendi adresleri de tespit edilip belirtilerek tanık olarak dinlenilmek suretiyle çiftliğin kapasitesi belirlenmeli, öte yandan davacının eşinin de derdest olan dosyası dosya kapsamına dahil edilmek ve gözetilmek suretiyle, davacının, hangi tarihte işe başladığı, hangi tarihe kadar kimlerle çalıştığı, bu işyerinde hangi işleri yaptığı açıklığa kavuşturulmalı; ayrıca çalışmanın sübuta ermesi durumunda işverenin işleri için harcadığı zaman bulunarak kısmi çalışma olup olmadığı araştırılmalı, davacının kısmi zamanlı çalışma hususu varsa davacının, davalı işyerinde yaptığı faaliyeti periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yaptığı ve bunun için ne kadar zaman harcadığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, sonrasında değinilen 63 üncü madde kapsamında 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmelidir.

VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

29.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.