10. Hukuk Dairesi 2024/1135 E. , 2024/2583 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/257 E., 2023/242 K.
KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında Mahkemede görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, 10. Hukuk Dairesince, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, 10. Hukuk Dairesinin bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; kendisinin davalıya ait işyerinde 01.01.2004-01.01.2008 ve 01.01.2008- 31.12.2012 tarihleri arasında çalıştığını, çalışmalarına dair sigortasının yapılmadığını öğrendiğini belirterek, davalı işyerinde çalışma süresinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.2008-31.12.2012 tarihleri arasında müvekkile ait değirmeni kiracı olarak işlettiğini, belirtilen tarihler arasında vergi kaydının davalı üzerinde devam ettiğini, aralarında kira sözleşmesi yaptıklarını, davacının 01.01.2004 - 01.01.2008 tarihleri arasında ise işçi sıfatıyla müvekkile ait işyerinde çalışmadığını, bu tarihler arasındaki talebinin hak düşürücü süreye uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Fer'i müdahil ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, gerekli araştırılmanın yapılması gerektiğini, davanın kabul ve şahidin beyanına istinaden karar ittihaz olunmamalı ve uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksik taşınabileceğinin mümkün olmadığını, bu sebeple şahit ifadelerine itibar edilmemesi gerektiğini, Kurum kayıtların ve müfettiş raporunun resmi belge niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2016 tarihli ve 2014/201 E., 2016/169 K., sayılı kararıyla; " dinlenen davacı tanıklarından davacıyı sürekli gördüklerini, komşu işyeri sanığı .... ise davalı ...'in yeri davacı ...'e kiraya verdiğini, diğer komşu işyeri sahibi .... ve .... ise taraflar arasındaki ilişkinin işçi ilişkisi mi kiracı ilişkisi mi olduğunu bilemediğini beyan etmişler, ayrıca ibraz edilen kira sözleşmesine göre ... ile ...'in değirmen olarak adlandırılan davacının dilekçesinde geçen Girne Cad. No: 74'ün ... tarafından ...'ya kiraya verildiği, bu durumun devam eden kira sözleşmeleri ile de teyit edildiği, bu durumda davacının hizmet akdi ile çalışmadığının anlaşıldığı, dilekçesinde bahsi geçen vergi yoklama kaydının davacıyı işyerinde işçi konumuna getiremeyeceği, söz konusu yoklamanın da davacı ...'nın Aksu Vergi Dairesine dilekçesi üzerine yazılı olduğu görülmüş, bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. " gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 10. Hukuk Dairesinin, 01.02.2016 tarihli ve 2016/10900 E.,2016/14393 K. sayılı kararıyla; " ...öncelikle, davacıdan talep konusu dönemde, dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimli çalışmaların fiili olup olmadığı sorularak, dava konusu dönemde farklı işyerlerinden Kuruma bildirilen davacı çalışmalarının gerçekliği araştırılmalı, çalışmaların fiili ve gerçek olduğunun anlaşılması durumunda gerekirse bildirim yapılan işverenler davaya dahil edilmeli, dahil edilmemesi durumdan, dava dışı 1007115 sicil no lu işyerinden bildirilen (19.12.2008-12.12.2008) dönemde öncesi olan talebe konu 1.1.2004-19.12.2008 ve 12.12.2008-31.12.2008 dönemleri yönünden hak düşürücü süre irdelenmeli, bildirim yapılan çalışmalar dışındaki 1.1.2009-31.12.2012 dönem yönünden ise, davalı işyerinin Kurumda kaydı bulunmadığı dikkate alınarak, davalı Kurumdan, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, kira kontratında imzası bulunan şahitlerin beyanına başvurulmalı, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınarak, başka çalışanlar var ise tespiti ile beyanlarına başvurulmalı, beyanları alınırken ücreti kimden aldıkları davalıyı işverinde görüp görmedikleri talimatı kimden aldıkları vs hususların irdelenerek işçi-işveren ilişkisi tüm açıklığıyla tespit edilmeli, işyerine ilişkin elektrik, su ve varsa telefon abonelikleri getirilmeli, işyerinde çalışmanın mevsimlik mi sürekli mi bir çalışma yapıldığı belirlenerek, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, 24.3.2008 tarihinde işyerinde vergi dairesince yoklama fişi düzenlendiği, bu bağlamda gerekirse imzası bulunan gelir uzmanının beyanına başvurularak davacının çalışması ve işçi işveren olup olmadığı araştırılmalı, bu dönemde vergi borcunun kimin adına olduğu ve kim tarafından ödendiği hususunun vergi dairesine sorularak belgeler celp edilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık beyanları arasında çelişki olursa giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2017/81 E., 2021/100 K., sayılı kararı ile davanın kabulüne, davacının, ... Mahallesi Girne Caddesi No:74 ..../ Kahramanmaraş adresinde bulunan davalı ... Nergize'e ait değirmencilik faaliyeti yürüten işyerinde 01.04.2004-31.12.2012 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine,
karar verilmiştir.
C. Bozma Kararı
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. 10. Hukuk Dairesinin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/6925 E.,2022/5638 K. sayılı kararıyla; "1-Kabule göre, tespite karar verilen 1.4.2004-31.12.2012 tarihleri arası dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin dışlanmaması isabetsizdir.
2-(19.12.2008-12.12.2008) döneminde 1007115, (28.1.2009-30.11.2009) döneminde 1017308, (8.12.2009-19.5.2010) döneminde 1027502,(20.5.2010-30.11.2011) döneminde 1028765 sicil nolu dava dışı işyerlerinden yapılan bildirimlerin fiili ve gerçek çalışmaya dayalı olduğu anlaşılmakta olup hak düşürücü sürenin irdelenmemesi isabetsiz olup bozma nedenidir.
3-Davacıya ait hizmet döküm cetvelinin incelemesinde 1.12.2011-31.12.2012 tarihleri arası 4/b kapsamında bağkur sigortalılığının bulunduğu anlaşılmakta olup, davacıya ait bagkur sicil dosyasının celp edilerek 5510 sayılı Kanun'un geçici 63 üncü maddesi kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmelidir.
4-Mahkemece, tanık beyanları arası çelişkiler giderilmediği anlaşılmakta olup olguya dayalı olarak daha fazla tanık dinlenilmesi gerekir. Bu bağlamda, davalı Kurumdan, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, beyanları alınırken ücretin kimden alındığı davalıyı işverinde görüp görmedikleri talimatı kimden aldığı vs hususların irdelerek işçi-işveren ilişkisi tüm açıklığıyla tespit edilmeli, işyerinde çalışmanın mevsimlik mi sürekli mi bir çalışma yapıldığı belirlenerek, sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir." gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
D. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının, Menderes Mahallesi Girne Caddesi No:74 Dulkadiroğlu/ Kahramanmaraş adresinde bulunan davalı ... Nergize'e ait değirmencilik faaliyeti yürüten işyerinde
13.12.2008-27.01.2009 döneminde: 46 gün,
01.12.2009-07.12.2009 döneminde:7 gün,
01.05.2009-19.05.2009 döneminde :19 gün,
01.12.2011-01.06.2012 döneminde :181 gün,
23.08.2012-31.12.2012 döneminde :129 gün, hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, davacının 01.01.2004- 18.11.2008 tarihleri arasındaki talebi yönünden hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; davacının dava dilekçesi ile hizmet tespitini istediği dönemlerin, iddia ve savunmaların değiştirilmesi ve genişletilmesi yasağı ihlal edilerek, muvafakatleri olmaksızın değiştirildiğini, bu şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının davanın açılış tarihi itibariyle hizmet tespitini istediği dönemlerin, beş yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, ancak gerekçeli kararda tespit olunan hizmet yılları hak düşürücü sürelere tabii dönemler iken hak düşürücü sürelerin dikkate alınmadığını, hak düşürücü süreler dikkate alınmadan karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkili ile davacı arasında işçi - işveren ilişkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin, davalıya ait iş yerinin davacıya kiraya vermesinden ibaret olduğunu, bu husus değerlendirmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının, davalıya ait iş yerinde kiracı olarak çalışması ve tanıkların davacıyı aynı iş yerinde görmüş olmasının gayet olağan bir durum olduğunu, tanıkların, davacı ve müvekkili arasındaki gerçekteki hukuki ilişkiyi bilmesinin mümkün olmadığını, maddi gerçeğin ne olduğunu ortaya çıkaracak olanın mahkeme olduğunu, ancak taraflar arasındaki hukuki ilişki her yıl yenilenen kira sözleşmesinden ibaret iken eksik inceleme neticesinde verilen bu kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Feri müdahil Kurum vekili; tanıkların beyanlarının soyut anlatımlar olduğunu, bozma ilamı gereklerinin yerine getirilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz, dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile 506 sayılı Kanun 79 uncu, 5510 sayılı Kanun 86 ıncı maddesi hükümleridir.
2- Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
3. Değerlendirme
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere,uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre temyiz eden taraf vekillerinin aşağıda kalan paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Dosya kapsamından, işyerinin değirmen olduğu, davacı ve davalı arasında 10.6.2008 başlangıç tarihli işyerine ilişkin 1 yıllık kira sözleşmesi olduğu, davalının 14.7.1998 tarihinde işyerine ilişkin değirmencilik faaliyetine başladığına dair vergi kaydının bulunduğu, davalı Kurumda işyerinin tescil kaydının bulunmadığı, davacı adına talep konusu 19.11.2008-12.12.2008 döneminde 1007115, 28.1.2009-30.11.2009 döneminde 1017308, 8.12.2009-19.5.2010 döneminde 1027502, 20.5.2010-30.11.2011 döneminde 1028765 sicil no lu dava dışı işyerlerinden bildirimler yapıldığı anlaşılmaktadır. Bozma sonrası bildirim yapılan işyeri bordro tanıkları ve davacının 28.11.2017 tarihli celsedeki beyanlarından çalışmanın fiili ve gerçek olduğu anlaşılmaktadır.
3.Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir.(05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı).
Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki KURU, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.)
Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 tarihli ve 13/5 sayılı YİBK).
4-Eldeki davada ise, Mahkemece verilen iki kararın, yukarıda belirtilen ilkeler çerçevesinde araştırma yapılması gereği belirtilerek Dairemizce bozulmasına karar verilmiş, Mahkeme tarafından bozmaya uyulmuştur. Ancak bozmaların gereği yerine getirilmemiştir.
Somut olayda; 1017308 işyeri sicil nolu işyerinden 28.01.2009-30.11.2009 arası bildirimlerinin yapıldığı, mahkemece bu bildirimler ile çakışacak şekilde 01.05.2009-19.05.2009 arası davanın kabulü yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkeme kararı ile çakışan sigortalılık dönemine göre, bozma gereği yerine getirilmemiş olup kararın bozulması gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!