10. Hukuk Dairesi 2024/1133 E. , 2024/3434 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/221 E., 2023/124 K.
KARAR : Kabul
Taraflar arasında Mahkemesinde görülen esnaf odası kaydının davacıya ait olduğunun tespiti ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına dair verilen kararın temyizi sonucunda Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, davacının esnaf oda kaydına yanlışlıkla "...." olarak yazılan isminin "..." olarak düzeltilmesini, kaydın kendisine ait olduğunu, buna göre oda kaydı başlangıç tarihi olan 03.01.1989 tarihinin Bağ-Kur sigorta başlangıcı olarak düzeltilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili, davacının Bağ-Kur prim ödemesi nedeniyle Bağ-Kur sigortalısı olarak tescilinin 03.01.1989 olarak tescil edildiğini, üyelik için yönetim kurulu kararı olmadığı için başlangıcın 10.10.1989 tarihine çekildiğini, yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.10.2015 tarihli, 2014/816 Esas, 2015/400 Karar sayılı kararıyla;1-A)Davacının, aidiyet tespitine yönelik talebinin kabulü ile Andırın Şoförler Odası Başkanlığı Üye Kayıt Defteri 1076 sırasındaki ... oğlu, 1964 doğumlu ...’e ait kaydın, ... ve ... oğlu, 05.03.1964 doğumlu ve .... T.C. kimlik numaralı davacı ...’a ait olduğunun tespitine,
B)Davacının, Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebinin kısmen kabulü ile davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 106/2 nci maddesi ile mülga 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu hükümleri uyarınca, Esnaf Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 05.01.1989 olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma ilamında, "...Kurum tarafından, 03.01.1989 tarihi itibariyle 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edilen davacının, 10.10.1989-22.04.1991, 11.05.1992-25.08.1992, 09.06.1993-04.04.1994, 14.12.1994-28.07.2000, 05.04.2004-18.10.2011 yolcu taşıma işinden dolayı vergi kaydı, 28.07.1998-26.03.2014 arasında Kahramanmaraş Esnaf ve Sanaatkarlar Odası kaydı ve 03.01.1989 dan itibaren devam eden Andırın Şoförler Odası kaydının olduğu, ancak, bu oda kaydının Kurumun 18.04.2014 tarihli tespitinde, Andırın Şoförler Odasına ait üye kayıt defterinin 1065 ve 1076 sıralarındaki ... ve ...’e ait kayıt tarihlerinin 05.01.1989 olduğunun ve kayıtlarda tahrifat olmadığının tespit edildiği ve fakat 1065 sıra numaralı kaydın davacıya ait olmadığı gerekçesi ile geçersiz olarak değerlendirildiği, 03.01.1989 tarihinden itibaren 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığın tespiti için bu davayı açmış olduğu; Mahkemece, aidiyet tespitine yönelik talebin kabulü ile Andırın Şoförler Odası Başkanlığının 1076 sırasındaki kaydın davacıya ait olduğuna, sigortalılık başlangıç tespit talebi hakkında talebin kısmen kabulü ile davacının sigorta başlangıcının 05.01.1989 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. Davacıya ait 25.02.2015 tarihli sigortalılık bilgileri incelendiğinde, davacının, 10.10.1989-30.09.2011 tarihleri arasında 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak kabul edildiği görülmektedir.
Mahkemenin aidiyetin tespitine ilişkin kabul kararı yerinde ise de, ayrıntıları Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2015/21-840 E. 2017/1042 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tespit talebi ile ilgili olarak uyuşmazlığın çözümü için öncelikle hukuki yarar ve sigortalılık başlangıcı kavramlarının değerlendirilmesi gerekmektedir..." "...Eldeki dava bakımından ise, davacının 03.01.1989 tarihinin 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık başlangıç tarihi olduğunun tespiti istemi bakımından, hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle Mahkemece öncelikle, HMK’nın 31 inci maddesi gereğince davacı tarafın talebi açıklattırılarak, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılığının tespitini istediği sürenin hangi tarihler arasını kapsadığı..." nın belirlenmesi ve varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
B- Mahkemenin bozma ilamına uyarak verdiği 03.07.2020 tarihli, 2019/384 Esas, 2020/187 Karar sayılı kararıyla, davanın, HMK150/6 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
C- 2. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Bozma ilamında, "... Eldeki dosyada davacının, oda kaydını geçersiz kabul ederek sigortalılık süresini iptal eden Kurum işleminin iptali için eldeki davayı açtığı, Mahkemece verilen kararın Dairemiz 27.11.2018 tarihli ilamı ile bozulduğu, bozma sonrası yargıtay bozma ilamının ve tensip zaptının MERNİS adresinin hatalı yazılması nedeniyle usulüne uygun şekilde davacıya tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemece bozma ilamı ve tensip zaptı usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek, esasa girilip yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi..." gereğine işaret edilerek karar bozulmuştur.
D- Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda esas karar numarası belirtilen kararıyla; 1-A)Davacının, aidiyet tespitine yönelik talebinin kabulü ile Andırın Şoförler Odası Başkanlığı Üye Kayıt Defteri 1076 sırasındaki ... oğlu, 1964 doğumlu ...’e ait kaydın, ... ve ... oğlu, 05.03.1964 doğumlu ve .... T.C. kimlik numaralı davacı ...’a ait olduğunun tespitine,
B)Davacının, Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin tespitine yönelik talebinin hukuki yarar bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; davanın tam kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı Kurum vekili kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, esnaf odası kaydının davacıya ait olduğunun tespiti ile 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık süresinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 32 inci maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 1479 sayılı Kanun'un ilgili maddeleri.
3. Değerlendirme
İnceleme konusu davada, davacı oda kaydının kendisine ait olduğunu ve Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihinin 03.01.1989 tarihi olarak tespitini talep etmiş, uyulan bozma ilamları ve yapılan yargılama sonucunda 03.01.1989 tarihi itibariyle tescil edilen esnaf odası kaydının davacıya ait olduğu anlaşılmış ancak Mahkemece, bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde davacıya tespitini istediği Bağ-Kur sigortalılık süresine dair talebi açıklattırılmaksızın yazılı şekilde karar verilmiştir. Mahkemece bozma gereği yerine getirilmemiştir.
Davacının Bağ-Kur sigortalılık başlangıç tarihi tespiti talebinde hukuki yararı bulunmadığından, Mahkemece, davacıya talebi açıklattırılarak talebin; 03.01.1989-10.10.1989 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti talebi halinde istemin kabulüne, Bağ-Kur sigorta başlangıç tarihinin tespiti halinde ise şimdiki gibi hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz itirazlarının kabulü ile
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,
Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,
28.03.2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!