WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

YARGITAY 10. HUKUK DAIRESI

A- A A+

10. Hukuk Dairesi         2024/1121 E.  ,  2024/2132 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3301 E., 2023/3447 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/206 E., 2023/168 K.

Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine dair karar verilmiştir.

Kararın, taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvrunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili özetle; şoför olarak 17.03.2016 ile 10.05.2016 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığının ve de aylık 3000 TL ücretle çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili ceavap dilekçesinde özetle; hizmet tespiti davaları kamu düzenine ilişkin olduğundan Mahkemece re'sen inceleme ve araştırma yapılarak çalışmanın varlığının hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde saptanması gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, grafoloji raporu, tanık beyanı ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının davalıya ait işyerinde kuruma bildirilenler dışında 05.05.2016-10.05.2016 tarihleri arasında 5 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine karar vermek gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile davacının davalıya ait işyerinde Kuruma bildirilenler dışında 05.05.2016-10.05.2016 tarihleri arasında 5 gün hizmet akdine tabi olarak asgari ücret karşılığı çalıştığının tespitine, dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, eksik inceleme ile verilen kararın kabul edilemeyeceğini, tanık beyanları ile iddialarının kanıtlandığını, müvekkilinin davalı yanında en son net 3.000,00 TL ücret ile çalıştığının kabulü gerektiğini beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden kabulünü istemiştir.

2.Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, Kuruma bildirilenler dışında davacının başka bir çalışmasının bulunmadığını, beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

3. Fer'i müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, resen incelemeye tabi olduğunu beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bordro tanık beyanları, takograf kayıtları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hizmet tespitine yönelik yerel mahkeme kararı yerinde görülmüştür. Yine, davacının aylık net ücretinin 3.000,00 TL olduğu ileri sürülmüş ise de, bu ücretle çalıştığı iddiası senetle ispat edilemediğinden, Yerel Mahkemenin bu yöndeki değerlendirmesi de yerinde görüldüğü gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri vekili özetle, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar etmekle birlikte kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazanç tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 80 ve 86 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.

2. Eldeki davada, öncelikle 05.05.2016 tarihi öncesine ait takoğraf kaydının olup olmadığı hususu araştırılmak suretiyle bu kapsamda davacının bu tarih öncesi çalışmasının varlığı hususu sorgulanmalıdır.

3. Öte yandan, davacının beyanlarında geçen davalı iş verenin ... Taşıma A.Ş.'nin Konya Sarıveliler ilçesinde yapılan tünel inşaatında tır aracını kullanarak taşıma işinin bu şoför nezdinde yapılıp yapılmadığı hususu üzerine re'sen tanık beyanlarına başvurulmalı, taşımacılık işinin davalı nezdinde gerçekleşip gerçekleşmediğine dair bilgi ve belge varsa bu konuda irdeleme yapılmalıdır.

4. Prime esas kazanç tespiti talebi yönünden, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davacının 17.03.2016-10.05.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde aylık net 3.000 TL ücret aldığı, buna göre prime esas kazancının eksik bildirildiği yönündeki iddiasına ilişkin olarak; davacı tarafından iddia olunan net 3.000 TL ücretle çalıştığı hususunun yazılı delille ispat edilemediği dikkate alındığında, bu yöndeki talebinin reddi yerinde olmakla birlikte, dava konusu dönemde Kuruma bildirimi yapılan prime esas kazanç tutarlarının, ilgili dönem asgari ücret tutarı olan brüt 1.647 TL'nin üzerinde, 1.700 TL brüt olarak yapılmış olmasına karşın, bu dönem için Mahkemece bildirimi yapılan prime esas kazanç tutarlarından daha düşük şekilde asgari ücrete göre karar verilmiş olması hususu ise isabetsiz olup kararın bozulması gerekmektedir.

Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3.Temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Üye ...'ın muhalefetine karşı, Başkan ... ile Üyeler ..., ... ve ...'ün oyları ve oy çokluğuyla,

29.02.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GERKEÇESİ

1. Çoğunluk ile aradaki temel uyuşmazlık prime esas kazanç tespiti için, aylık ücret tutarının 6100 sayılı HMK.’un 200 ve 202 nci maddelerinde belirtilen sınırları aştığı veya bordroların işçinin imzasını taşıdığı takdirde yazılı delille kanıtlanması gerekip gerekmediği” noktasında toplanmaktadır.

2. Daha önce Dairemizin 2020/11683 Esas, 2021/10353 Karar sayılı kararında yazılan karşı oy gerekçelerinde açıklandığı üzere;

Sigortalının prime esas kazancının tespitinde, mahkemece resen araştırma ilkesi ve delil serbestisi kapsamında her türlü delil toplanmalı, tarafların vazgeçmesi ve kabulü ile bağlı olunmadığı gibi salt tanık beyanları ile de yetinilmemeli, yukarda belirtilen 4857 sayılı İş Kanun'u, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'u ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'u hükümleri uygulanarak sigortalının yaptığı işin özellikleri (vasıflı olup olmadığı), işyerindeki ve meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, işyerinin özellikleri, emsal işçilere o işyerinde veya başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler dikkate alındığında kayıtlarda görünen ücretle çalışmasının hayatının olağan akışına uygun bulunup bulunmadığı da değerlendirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından, sendikalardan, meslek odalarından emsal ücret araştırması yapılmalı, bu konuda açılmış işçilik alacakları davası var ve kesinleşmiş ise delil kabul edilmeli, dolayısı ile inandırıcı, ciddi deliller doğrultusunda ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonuca gidilmeli, ücretin işçinin yazılı onayı olmadan düşürüldüğü durumda ise yazılı muvafakati yoksa önceki yüksek ücreti esas alınarak prime esas kazanç saptanmalıdır.

3. Nitekim aynı hususlar Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02.06.2020 tarih ve 2016/10-376 Esas, 2020/306 Karar, 09.07.2020 tarih ve 2016/21-904 Esas, 2020/554 Karar ve 16.07.2020 tarih ve 2016/10-2141 Esas, 2020/585 Karar sayılı kararları ile kabul edilmiştir.

4. Somut uyuşmazlıkta davacı ağır vasıta şoförü olarak çalıştığını iddia etmiştir. Ücret ilgili sözleşme yoktur. Davacı vasıflı bir işçidir. Kamu düzeni ve resen araştırma ilkesine göre vasıflı işçi olan davacının prime esas kazancının emsal ücret araştırması ve her türlü delille kanıtlanması esastır. Bordronun senet vasfı yoktur. Prime esas kazancın tespiti yönünde yukarıda belirtilen esaslar ve Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca araştırma yapılmalıdır. Çoğunluğun resen araştırma ilkesi ve kamu düzeni ilkesine aykırı olacak şekilde salt yazılı belge ile sınırlandırılma gerekçesine katılınmamıştır.