10. Hukuk Dairesi 2024/1115 E. , 2024/2569 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2932 E., 2023/3150 K.
HÜKÜM/KARAR : Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2022/126 E., 2023/190 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.07.2018 tarihinde yönetim kararı ile feshedilerek ayrı ayrı blok apartman yönetimine çevrilen ... Evleri 1. kısım Apartman yönetiminde davacının 15.10.2006 - 14.08.2018 tarihleri arasında kaloriferci olarak çalıştığını, Burdur 1. Noterliğinin 14.08.2018 tarih ve 08519 yevmiye nolu ihtarnamesi ile haklı olarak iş akdini feshettiğini, işçilik alacaklarını ara bulucu vasıtasıyla aldıklarını, SGK hizmet döküm belgesinde sigorta gün sayılarının eksik bildirildiğini, SGK verilen dilekçede talebinin reddedildiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile 15.10.2006 - 14.08.2018 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri Müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde açılması gerektiğini, hak düşürücü süre geçtiğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının diğer davalı apartman yönetimine bağlı iş yerinde sadece kış aylarında çalıştığına dair bildirim yapıldığını, yaz ayları için SGK bildiriminin yapılmadığını, davacının davalı Kuruma verdiği dilekçe üzerine SGK denetmeni tarafından talep incelenerek, rapor düzenlendiğini, bu raporda davacının talep ettiği dönemlerde iş yerinde çalıştığına dair belge bulunamadığını, davacının talebini destekler nitelikte delil sunmadığının tespit edildiğini, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini belirterek, davanın tüm bu nedenlerle reddine karar verilmesini savunmuştur.
2.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, site yönetiminin 01.07.2018 gün, 2018/2 karar nolu, toplantıda a, b, c, d bloklarının ayrı ayrı yöneticilerinin seçilmesine karar verildiğini, davacının blokların kalorifer ateşleyicisi olarak çalıştığını, maaşını tüm bordroları imzalayarak tamamını aldığını, kaloriferin yanmadığı aylarda davacının çalışmadığını işten çıkışının yapıldığını, davacıya tahsis edilen dairede bedelsiz oturması nedeniyle bu bedele karşılık 20/25 günde bir merdiven temizlediğini, diğer aylarda çalışmasının karşılığı olarak tüm primlerinin eksiksiz olarak SGK ya yatırıldığını, maaşının tam ödendiğini belirterek, tüm bu nedenlerde açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamu tanığı ... , davacı ... ..., davacı ... ..., davacı ... ...'nun beyanları doğrultusunda açılan davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işyerinde 01.01.2007-31.12.2013 tarihleri arasında kaloriferci olarak çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, kamu tanıkları da dahil tüm tanıkların fiili çalışma yönünde beyanları bulunduğunu, kesintisiz çalışmanın kanıtlandığını beyan ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
2.Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının iddialarında değişiklik yaptığını, bu durumun kabul edilemeyeceğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
3.Feri müdahil Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, hatalı karar verildiğini, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini, bu yöndeki itirazların değerlendirilmediğini, davacı iddialarının yersiz olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın dinlenemeyeceğini, hizmet tespiti davalarının kamu düzenini ilgilendirdiğini, özel bir duyarlılık ile yürütülmesi gerektiğini, bu doğrultuda Yargıtay içtihatları doğrultusunda bordro tanıkları dinlenmesi gerektiğini, eksik inceleme ile karar verilemeyeceğini beyan ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "kamu tanıkları ve taraf tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; yerel mahkeme kararı yerinde görülmüştür." gerekçesi ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
2-Davalılar vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
3-Feri Müdahil Kurum vekili; istinaf gerekçeleri ile birebir aynı gerekçeleri ile kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2) Dava, 506 sayılı Kanun'un 79/10 uncu ve 5510 sayılı Kanun’un m. 86/9 uncu maddesi uyarınca açılmış hizmet tespiti davasıdır. Maddeye göre, “Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır.”
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
3) 6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli hale getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
4) Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, işyeri özlük dosyası temin edilip işyerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi işyerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça işyerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o işyerinde çalışan öteki kişiler ile o işyerine komşu ve yakın işyerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
3. Değerlendirme
Somut olayda, davacının davalı işverenler yanından 01.11.2006-03.05.2008 tarihleri arasında kısmi bildirimlerinin bulunduğu, bu bildirimler yapılırken işe giriş bildirgelerinin 1/11/2006(İmzalı), 1/11/2007, 7/10/2008, 28/10/2009, 26/10/2010(Kaloriferci), 13/10/2011 (Kaloriferci), 16/11/2012 (Kaloriferci), 10/10/2013 (Kaloriferci), 14/10/2014 (Kapıcı-Kaloriferci), 21/10/2015 (Kapıcı-Kaloriferci), 20/10/2016 (kapıcı-Kaloriferci), 17/10/2017 (Kapıcı-Kaloriferci) şeklinde davalı Kuruma verildiği, davacı ile davacının imzasını taşıyan, üzerinde başlama tarihi bulunmayan belirli süreli iş sözleşmesinde davacının işinin "Kalorifer Ateşleme işi" olduğunun belirtildiği,toplanan deliller, dinlenen tanıkların beyanları ile Mahkemece temyize konu kararın verildiği ancak Mahkemece yukarıdaki açıklamalar kapsamında yeterli araştırma yapılmadığı, davacının bildirim yapılan sürelerinin dışlanmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, davacının hizmet tespitini talep ettiği dönem yönünden, davacının kaloriferci olarak çalıştığı dönem dışındaki sürelerde kapıcılık faaliyetinin kim tarafından yapıldığının, işin kapasitesi, çalışmanın niteliği ve süresi, kısmi ya da tam gün olup olmadığı hususunu belirlemek için re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip civar kapıcılar ve varsa market çalışanları, daire sakinleri resen dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli, davacının bildirim yapılan süreler dışındaki kapıcılık çalışmasının tam zamanlı olup olmadığı,davacının, davalı işyerinde yaptığı kapıcılık faaliyetini periyodik olarak hangi sıklıkta (saat/gün/ay) yaptığı ve bunun için ne kadar zaman harcadığı araştırılmalı, günde kaç saat hizmet verildiği, haftalık ve aylık çalışma süreleri belirlenmeli, 7,5 saatlik çalışmanın 1 iş gününe karşılık geldiği nazara alınarak hüküm altına alınması gereken aylık çalışma süresi belirlenmeli, davalı apartman yönetimine ait dava konusu dönemle ilgili gelir-gider ve karar defteri, ödeme belgeleri gibi kayıtlar getirtilmeli, bu kayıtlar üzerinde davacının işe alınması, işten çıkarılması, varsa davacıya yapılan ödemeler vb. konularda inceleme yapılmalı, uyuşmazlık konusu husus hiç bir kuşku ve tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit olunmalı ve tüm deliller toplandıktan elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!